Lernen Sie, wie man şişman in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
İriydi, ona şişman denemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu pastanın neredeyse hepsini yiyen çocuk çok şişman olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin öğle yemeğini yiyen o şişman çocuğu sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu son gördüğümden daha şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Aramızda kalsın, şişman çirkin cadı diyet yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin ve benim aramda, şişman çirkin adam diyette.
Translate from Türkisch to Englisch
Şişman kadın bir maymun tutuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam kendi başına hareket edemeyecek kadar çok şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim şişman olduğumu düşünüyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Sizce ben şişman mıyım?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şimdi onu son gördüğüm zamankinden daha şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin bir ponpon kız olamayacak kadar şişman olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye şişman ve çirkin olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tanıdığım en şişman insandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom o kadar şişman ki bir uçakta iki koltuğa ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom o kadar şişman ki neredeyse yürüyemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kesinlikle şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un şişman olmasının nedeni çok fazla yemesinden ve yeterince egzersiz yapmamasından dolayıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
John hızlı koşamayacak kadar çok şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Beth protesto etti, ancak annesi onun inanılmaz şişman olduğunu hatırlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların sığırlarının hepsi şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Şişman tavuklar birkaç yumurta yumurtlarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, orta yaşlı şişman bir kadındır.
Translate from Türkisch to Englisch
Şişman insanlar genellikle çok terler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana şişman dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Amcam zayıf fakat teyzem şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Amcam zayıf ama teyzem şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu adam zayıf ama karısı şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Laurie şişman mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Hayır, Laurie şişman değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün şişman insanların diyet yapması gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok şişman olduğun için bir rejime başlamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Şişman ve çirkin olmayı mı yoksa zayıf ve seksi olmayı mı tercih edersiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Şişman görünüyor muyum?
Translate from Türkisch to Englisch
Kadın şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şişman bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
O kısa ve şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpeğin çok şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
Şişman görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un o kadar şişman olduğunu düşünmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok şişman mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a şişman domuz dedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un şişman olduğunu bilmiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben şişman değilim!
Translate from Türkisch to Englisch
Şişman değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmenimize şişman olduğu için "Doraemon" adını veririz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar çok şişman.
Translate from Türkisch to Englisch
O diyet yapmasına rağmen, hâlâ çok şişman kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şişman değil.
Şişman değilsin.
Tom şişman olduğumu söyledi.
Ben şişman bir aşırı vejetaryen görmedim.
Hiç şişman bir vegan görmedim.
Bu elbise beni şişman gösterir mi?
Mary şişman olmasına rağmen oldukça güzel.
Tom her zaman şişman mıydı?
Şişman mısın?
O yaşlı, çirkin ve şişman.
Annem bana şişman olduğumu söyledi.
Şişman olmasına rağmen güzeldi.
Tom'un şişman olduğuna oldukça eminim.
Tom bana şişman dedi.
Ben çocukken şişman değildim.
Tom'a şişman dediğine inanamıyorum.
Ben şişman değilim.
Çocukken şişman değildim.
Zengin, şişman ve mutluyum.
Fakir, şişman ve mutsuzum.
Bana şişman mı dedin?
Kimseye şişman demeyin.
Eğer hayatınıza bir çekidüzen vermezseniz kendinizi yaşlı, mutsuz, yalnız, üzgün, şişman, biçare, sarhoş ve beş parasız bir şekilde, yüzüstü kaldırımda yatarken bulursunuz.
Zeynep çok şişman. Günde beş öğün yer. Zeynep'in ağırlığı 100 kilogramdır.
Tom şişman değildi.
Şişman göründüğümü düşünüyor musun?
Tom çok şişman.
Bu elbise senin şişman görünmene sebep oluyor.
Şişman olduğumu düşünüyor musun?
Şişman kadın şarkı söyleyene kadar opera bitmedi.
Tom bana Mary'nin görünüşünü tanımladığında, onun çok şişman olduğu gerçeğini atladı.
O birazcık şişman.
Tom şişman değildir.
Şişman olduğumu düşünüyorum.
Biraz şişman olduğu için diyette.
Sen şişman değilsin.
Şişman mıyım ?
Mary her zaman şişman mıydı?
Tom benim kadar şişman değil.
Tom Mary kadar şişman değil.
O hem uzun hem de şişman.
Hep böyle şişman değildim.
Ben her zaman bu kadar şişman değildim.
Tom eskisinden çok daha şişman.
Tom Mary'ye şu ana kadar gördüğü en şişman olduğunu söyledi.
Şişman olduğumu söyledin.
Tom tanıdığım en şişman kişi.
Tom Mary'den çok daha şişman.
Sen lisedeyken şişman mıydın.
Okuldaki bütün çocuklar şişman olduğum için benimle alay ettiler.
Uçakta iki şişman adam arasında oturmak zorunda kaldığım zaman bundan nefret ederim.