Lernen Sie, wie man şok in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
O bir şok geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza haberi benim için büyük bir şok oldu
Translate from Türkisch to Englisch
Biz onun ölüm haberine şok olduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Annemizin öfkesinin şiddetiyle şok olduk.
Translate from Türkisch to Englisch
O konuşamayacak kadar çok şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Güçlü bir deprem aniden çarptığında, annem şok içinde evin etrafını dolaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerikalılar şok oldular ve korktular.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin Harvard'a girdiğini duyduğunda şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin öldüğünü duyduğunda şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin davranışıyla şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm dünya şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam haber programına baktı ve şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O şok nedeniyle hayatını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçekten şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Başkan Wilson şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Test sonuçları seni şok etti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bu yüzden oldukça şok oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu duyduğuna şok olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Kocasının bir kazada hayatını kaybettiği haberi ona büyük bir şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Anneannemin ölümü büyük bir şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ölüm haberi beni şok etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hikayesini duyduğunda şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O kabloya dokunursan, şok geçirirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Çatıyı tamir etmenin maliyeti onu şok etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne şok ama!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şok edici.
Translate from Türkisch to Englisch
Şok oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şok olmuş görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şok olmuş görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şok olmuş.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben şok oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz şok olduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gerçekten şok edici.
Translate from Türkisch to Englisch
Şok olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin görünüşünden şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin tavrından şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gördüklerinden şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tamamen şok içindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şok içinde Mary'ye baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary şok içinde birbirlerine baktılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom derinden şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tam bir şok yaşadın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary her ikisi de John'un yaptıklarına şok oldular.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin John'u öptüğünü gördüğünde şok oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim ülkemde, şok edici bir düzeyde matematiksel cehalet var.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz şok olduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben tamamen şok oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ev sahibi kiramızı ayda 200.00 dolara yükselttiği zaman şok olduk.
Translate from Türkisch to Englisch
Haberden herkes şok olmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, en son altı ay önce gördüğünden beri, annesinin ne kadar kötüye gittiğini görmekten şok olmuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary'nin her ikisi de şok olmuş görünüyorlardı.
Tom hariç herkes şok oldu.
Bir şok için hazır olun.
Tom, konuşamayacak kadar şok olmuştu.
Ben biraz şok oldum.
Tom bir şok cihazı kullanarak canlandırıldı.
Doktor bir şok cihazı ile Tom'u canlandırdı.
Tom tamamen şok olmuştu.
Tom'un suçlaması karşısında tamamen şok oldum.
Tom açıkça şok oldu.
Bir gece yarısı telefon konuşması bize hem şok hem de hoşnutsuzluk verir.
Hem Tom hem de Mary John'un yaptıklarından şok oldular.
Tom Mary'nin şok olduğunu görebiliyordu.
Şok olmam gerekiyor mu?
Tüm dünyada insanlar şok oldular.
Gazetelerde onların onun hakkında yazdıkları şey şok edici.
Biraz şok oldum.
Az önce gördüğüm şeyden şok oldum ve dehşete düştüm.
Bu şok edici hikayenin korkunç gerçeğini ortaya çıkarın.
Bu bir şok olarak gelirse üzgünüm ama ne düşündüğün umurumda değil.
Onlar şok oldular.
Gazetelerde senin hakkında yazdıkları şey şok edici.
Tom üç kez şok tabancasıyla vuruldu.
O şok ediciydi.
Tom gerçekten şok olmuştu.
Şok dalgası geldi ve her şeyi ve herkesi yok etti.
Suçlamalar şok ediciydi.
Şok olduğumu söyleyemem.
Bu şok edici, değil mi?
O kesinlikle şok ediciydi.
Bir şok için kendini hazırla, Tom.
Ben kesinlikle şok oldum.
Onlar şok olmuştu.
Paris'te ki terör saldırısı dünyayı şok etti.
Bu, insanı şok ediyor.
Tom Mary'nin bir trafik kazasında yaralandığını duyduğuna şok oldu.
Hepimiz haber tarafından şok olduk.
Tom'un öldürüldüğünü öğrenmek bizi şok etti.
Yerel sakinler şok içinde.
Şok, Tom'u suskun bıraktı.
Şok nedeniyle, o çok erken doğurdu.
Dan şok halindeydi.
O oldukça şok ediciydi.
Rakamlar şok edici.
Bu şok edici bir gelişmeydi.
Bu oldukça şok edici.
O, kızının mağaza soygunculuğu yaptığını duyduğuna şok oldu.
Benim gördüğüm şok ediciydi.