Lernen Sie, wie man açıklamaya in einem Türkisch Satz verwendet. Über 57 handverlesene Beispiele.
Heyecanlı kadın kazayı bir nefeste açıklamaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim bir açıklamaya ihtiyacım yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna rağmen, bizim hâlâ ağrıların beyin işlemleri tarafından tam olarak nasıl neden olduğu hakkında bilimsel bir açıklamaya ihtiyacımız var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bilmeceyi nasıl çözeceğini Mary'ye açıklamaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Elimden geldiğince onu açıklamaya çalışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten ne demek istediğini açıklamaya çekiniyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kısa ve öz bir açıklamaya ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklamaya vakit yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Neler olduğuna dair detaylı bir açıklamaya ihtiyacımız var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom durumu Mary'ye açıklamaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklamaya çalış.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom durumu sabırla Mary'ye açıklamaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklamaya gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklamaya hacet yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Hala bu açıklamaya eklenecek bir şey var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yapılması gerektiğini Tom'a açıklamaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İngilizcem, sıkıntılarımı açıklamaya yetecek kadar iyi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben çok aptalım...Kendi anlamadığım şeyleri sana açıklamaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu ona açıklamaya çalıştım ama o anlamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Konu hiçbir açıklamaya olanak tanımıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O açıklamaya inanıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu açıklamaya çalışın.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklamaya ihtiyaç yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu anlayabilmen için bunu sana açıklamaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a izin almadan buraya gelmeyi sürdüremeyeceğini açıklamaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fikrini Mary'ye açıklamaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu Tom'a açıklamaya çalışın.
Translate from Türkisch to Englisch
O açıklamaya katılıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu açıklamaya katılıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Net bir açıklamaya ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Elimden geldiği kadar onu sana açıklamaya çalışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona cebir ev ödevini açıklamaya çalıştım ama o bir kulağından girdi diğerinden geri çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben Tom'a onun bir randevuya ihtiyacı olduğunu açıklamaya çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Babamın benden başka ne istediğini bilmiyorum. Bunu ona tekrar tekrar açıklamaya çalıştım ve o sadece bunu anlamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben açıklamaya katılıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu Tom'a açıklamaya çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıklamaya çalışayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu sana açıklamaya çalışayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Nükleer testlere karşı açıklamaya hazırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a her şeyi açıklamaya çalışacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, neden bir zaman kaybı olacağını açıklamaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un özgeçmişi herhangi bir açıklamaya ihtiyaç duymuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kaydı herhangi bir açıklamaya ihtiyaç duymuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana karşı oldukça dürüst olmak gerekirse, o açıklamaya katılmıyorum.
Hiç kimsenin bir açıklamaya ihtiyacı olmayacak.
O açıklamaya çok az insan katılacaktır.
Tom her şeyi Mary'ye açıklamaya karar verdi.
Tom her şeyi Mary'ye açıklamaya çalışıyor.
Tom, Mary'ye her şeyi açıklamaya çalıştı ama o dinlemedi.
Sam onu herkese açıklamaya çalıştı.
Tom bunu Mary'ye açıklamaya çalıştı.
Bazı insanlar İncil gerçeklerini bilimle açıklamaya çalışıyorlar.
Açıklamaya rağmen, kavganın durulduğu pek yok.
Ancak kimileri bu açıklamaya şüpheyle yaklaşıyor.
Bu üzücü duruma neden olan olayları uygun bir dille açıklamaya çalıştım.
Fikirlerimi açıklamaya çalışıyorum.
Açıklamaya ihtiyacım var.