Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "açılan"

Lernen Sie, wie man açılan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 24 handverlesene Beispiele.

Ölüm, yaşadığımız bu fani hayatın sona ermesi ve ebedi olan ahiret hayatına açılan kapıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Zihnimde çocukluğuma açılan gizli bir geçit var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bahçeye açılan kapı çok dar.
Translate from Türkisch to Englisch

Açılan solar, ağlayan güler.
Translate from Türkisch to Englisch

Ulusal Brukenthal Müzesi Romanya'da resmi olarak açılan ilk müzedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary aldığı üstü açılan yeni arabasıyla herkese hava atıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un açılan bir alnı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Heykeltraş işin gökyüzüne açılan bir pencereyi temsil ettiğini söyledi, ama bana mantıksız eğri böğrü bir metal parçası gibi göründü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir araçtan açılan ateş sonucu hayatını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, açılan alın bölgesi hakkında endişelendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ateşkes Ukrayna'da açılan ateş sonucu bozuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni açılan kuyumcu, en iyi müşterilerimin bir kısmını elimden aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali açılan ortaya çok iyi yükseldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hava topunda rakibiyle çarpışıp kaşı açılan Ali maça bandajla devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalabalığın içinden bazıları açılan ateşe karşılık verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkiye, Avrupa'nın Orta Doğu'ya açılan kapısı olmayı sürdürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkiye, Çin'in Avrupa'ya açılan kapısı olmayı sürdürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkiye aynı zamanda İslam aleminin Avrupa'ya açılan kapısı.
Translate from Türkisch to Englisch

Türkiye, Avrupa'nın İslam alemine açılan kapısı olmayı sürdürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim maviye olan sevdamız Selanik'te açılan bir çift gözle başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Adım başı açılan üniversitelerdeki ıvır zıvır bölümlerle diplomalı vasıfsız ordusu yaratılıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Masallarda rastlanan kuyu dibindeki gizli dünyalara açılan kapılar, ruhen çöken insanın önündeki yeni başlangıç ve potansiyelleri simgeleyen metaforlar olabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Sakinler şehrin etrafına doğu, güney, batı ve kuzeye çıkan yollara açılan dört kapılı bir duvar inşa ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Yav önce bir defa, şu anda hakkında açılan davalar var. Sen bu davalarda bir defa sanık konumundasın, bunlardan bir kurtul; ve yargı mensubu kararlarıyla konuşur, şovmenlik yapmaz.
Translate from Türkisch to Englisch