Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "açan"

Lernen Sie, wie man açan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 30 handverlesene Beispiele.

Bilgisayarda oturum açan son kişi kimdi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün vakitsiz açan çiçekler soğuktan yandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom duvarda gizli bir kapıyı açan bir butona bastı
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bu adamın şehrin tüm kapılarını açan, usta bir anahtara sahip olduğunu söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Lambaları açan kişi Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu o kapıyı açan anahtar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, düşmanın fark etmesine yol açan şey.
Translate from Türkisch to Englisch

Berlin Duvarı'nın yıkılışı gerçekten çığır açan bir olaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Konuyu açan kişi bendim.
Translate from Türkisch to Englisch

Turist, arabayla çiçek açan meyve ağaçlarının önünden geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gözlerimi açan bir deneyimdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Çiçek açan kiraz güzeldir.
Translate from Türkisch to Englisch

Çiçeğe su verirsen, sadece yaşamasını sağlarsın. Çiçeğe sevgi dolu yaklaşırsan, açan her çiçeği ile fazlalıkla mutluluğu geri verir. Insanlarda böyle.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ışıkları açan kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis tribünde yasa dışı pankart açan bir grup seyirciye müdahale etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıyı kilitleyen de açan da aynı anahtardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Konuyu açan Tom'du.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu açıklamalardan kolaylıkla anlaşılacağını sanırım ki, Vilâyatı Şarkiye Müdafaai Hukuku Milliye Cemiyeti'nin kurulmasına yol açan önemli neden ve kaygı, doğu illerinin Ermenistan'a verileceği olasılığına dayanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, dünyanın en çok maddi hasara yol açan depremidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Artık döktüğün kardeş kanını içmek için ağzını açan toprağın laneti altındasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Buna yol açan ne?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kadim şehri bize yurt edenlere, yeri geldiğinde "Geldikleri gibi giderler" diyenlere, aslolanın gönülleri fethetmek olduğunu bilenlere ve her inanca, kültüre yer açan bu şehrin insanlarına selam olsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tarihin en muhteşem zaferlerinden biri olan, bir çağ kapatıp bir başka çağ açan İstanbul'un fethinin 567. yıl dönümünü tebrik ediyorum. Fatih Sultan Mehmed Han başta olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm kahramanlarımızı rahmetle, hürmetle yâd ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Acaba buna yol açan etken Kosova'daki durum olabilir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Ufkumuzu açan bir tartışma oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarlıktaki son anahtar, her zaman kapıyı açan anahtardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıyı açan adamın elinde silah vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaptığın kafa açan konuşmadan dolayı teşekkürler.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali çok kafa açan biri.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mallıkta çığır açan biri.
Translate from Türkisch to Englisch