Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "açar"

Lernen Sie, wie man açar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Lütfen radyoyu açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Pencereyi açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Sonra onur konuğu onları açar ve şükranlarını ifade eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Para her kapıyı açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Işığı açar mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen ışığı açar mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

O, kapıyı açar açmaz beyaz bir köpek evin dışına fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch

TV'yi açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyonu açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Sınırsız hoşgörü hoşgörünün ortadan kalkmasına yol açar. Hoşgörüsüz olanlara bile sınırsız hoşgörüyü uzatırsak, hoşgörülü bir toplumu hoşgörüsüzlerin saldırısına karşı korumaya hazır değilsek, o halde hoş görülü tahrip olacak ve onunla birlikte hoşgörü de.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözlerimi tekrar açar açmaz, Amina bira bardağının tabanından bana bakıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom televizyonu açar açmaz sigorta attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kitap açarsan, o senin ruhunu açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gece gittiğinde hırsız alarmını açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Çiçekler açar.
Translate from Türkisch to Englisch

O pencereyi açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Çantayı açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıyı açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Benim için yer açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Işığı açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Umarım yakında hava açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen kapıyı açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Mart ayında birçok çiçek açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok bitki ilkbaharda çiçek açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Erik Mart ayında çiçek açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen televizyonu açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

O kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kutuyu açar açmaz bir kurbağa dışarı zıpladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Jim kapıyı açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Para bütün kapıları açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Üşüyorum. Isıtıcıyı açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen pencereyi açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen benim için yer açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Farlarınızı açar mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Her mevsimde farklı çiçekler çiçek açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok güzel çiçekler İlkbaharda çiçek açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çiçekler diğerlerinden daha önce çiçek açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen klimayı açar mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Burada hava kötü. Pencereyi açar mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Affedersiniz fakat pencereyi açar mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Telefonun kulaklığının sesini açar mısın artık?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her sabah ofise varır varmaz pencereleri açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her sabah 8:00'de kapıyı açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Elma ağaçları ilkbaharda çiçek açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tayfunlar her yıl zarara yol açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Pencereyi açar mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Azim ve sabır her kapıyı açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Savcı delillere bakar, yeterli şüphe varsa davasını açar.
Translate from Türkisch to Englisch

Açar mısınız lütfen?
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen kapıyı açar mısınız?

Baharda, çiçekler büyür ve ağaçlar çiçek açar.

Gece lambasını açar mısın?

Dükkanlar ne zaman açar?

O anahtar bu çekmeceyi açar mı?

Tom çantayı açar açmaz onun ununki olmadığını bildi.

Bu kalemleri açar mısın?

Bagajı açar mısın?

Lütfen kamyonet kapısını kaydırarak açar mısın?

Sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm fakat pencereyi açar mısın?

Kapıyı açar mısınız?

O, kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı kaçtı.

Dil dünyalar açar.

Bu çiçekler ilkbaharda çiçek açar.

Radyoyu açar mısın?

Acele etmek hataların yapılmasına yol açar.

Bazı hatalar ölüme yol açar özellikle de trafikte yapılan hatalar.

Kirazlar nisanda çiçek açar.

Noel kaktüsümüz her zaman ekimin ortasında çiçek açar.

O, kapıyı açar açmaz, beyaz bir köpek evden kaçtı.

Hava karardı. Işığı açar mısın?

O, kapıyı açar açmaz yanan bir şeyin kokusunu aldı.

Hidrolik kırılma gerçekten depremlere yol açar mı?

Bu bitki baharın başlarında çiçek açar.

Bahçedeki çiçekler baharda açar.

Hava karardı. Lütfen benim için ışığı açar mısın?

Esperanto dostluğa yol açar.

Kötü düşünceler kötü davranışlara yol açar.

Küçük hatalar bazen büyük problemlere yol açar.

Pencereyi açar mısın ve bu havasız odayı havalandırır mısın?

Bu çiçekler diğerlerinden daha erken çiçek açar.

Anne kapıyı açar.

Kibir bir kişinin çöküşüne yol açar.

O herkes için bacaklarını açar.

Genellikle eve varır varmaz televizyonu açar mısın?

Roket patlama kutlamaları açar.

Kontrolsüz bir yaşam sefalete yol açar.

Lütfen gözlerini açar mısın?

Güller ilkbaharda çiçek açar.

Benim için kapıyı açar mısınız, lütfen?

Belirsiz ifadeler genellikle eğlenceli yorumlara yol açar.

Dünya bir kitaptır ve her adım bir sayfa açar.

O, kapıyı açar.

Kapıyı açar.

Aşağılık kompleksi ve üstünlük kompleksi genellikle benzer davranışa yol açar.

Mastürbasyon deliliğe yol açar.

Savaş hoşgörüsüzlüğe, hoşgörüsüzlük ise savaşa yol açar.

Et suyu kaynarken dostluk çiçek açar.

Lütfen bir pencere açar mısın? Kesinlikle.

O saçlarını açar.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch