Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "açlık"

Lernen Sie, wie man açlık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 64 handverlesene Beispiele.

Açlık, insani güdülerinin belki de en güçlüsüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm Dünya barışa açlık duyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar açlık hissediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar açlık çekiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık insanlar arasında büyük sıkıntıya neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık burnumuzun dibinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık sancım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Uzun kuraklığın ardından açlık geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Dilencinin açlık ve yorgunluktan başı dönüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanların açlık çektiği yerler varken, Japonya'da birçok yiyeceğin atıldığı bir sürü meskenlerin ve restoranların olması yüz kızartıcı bir gerçektir.
Translate from Türkisch to Englisch

"Açlık Oyunları nedir?" "Bilmiyorum. Umarım aç olan insanlar hakkında değildir."
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık insanlara aptalca şeyler yaptırabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Siyasi mahkumlar daha iyi şartlar için açlık grevindeler.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık kol geziyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık en iyi sosdur.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık en iyi aşçıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık her şeye iyi tat verir.
Translate from Türkisch to Englisch

Mahkumlar açlık grevine gitmekle tehdit ediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaklaşık bir milyar insan, açlık ve yoksulluktan muzdariptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık hiçbir yasayı tanımaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık grevleri ne elde edebilir?
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık en büyük sosyal felaketlerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık ve hastalık en alt sınıflar arasında yaygındır.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu günlerde Venezuela'daki insanlar açlık sınırındalar.
Translate from Türkisch to Englisch

Diğerleri açlık, soğuk ya da hastalıklardan ölürken bazıları askerler tarafından öldürüldüler.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyada yeterli yiyecek vardır; insanlar siyaset yüzünden açlık çekiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun için açlık gerçeklikten çok uzakta bir kavramdı. Zira her zaman yeterince yiyeceği vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık en ağır sorunlardan biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık onu çalmaya tahrik etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık, oğlum, bir başkasına ait olan bir şeyi almak için hiçbir neden yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık çocuğu yazar kasadan para çalmak için zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben açlık çeken bir örümceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyadaki açlık sorununu çözmek benim işim değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalbim Afrika'da açlık çeken çocuklar için ağrıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık hissetmiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun için açlık soyut bir kavramdı. Onun daima yeterli yiyeceği vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

O açlık ve yorgunluk yüzünden bayıldı, ancak bir süre sonra kendine geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık en iyi mezedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık en iyi iştah açıcıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sonraki açlık grevi ne zaman?
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık çeken insanları demokratikleştiremezsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık çekmiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Açlık çekiyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Pek açlık hissetmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu anda dünyada 1 milyar insan açlık çekerken, obezite ve diyabetten muzdarip olanların sayısı 2 milyar.

Rapor en yüksek açlık oranlarının Afrika’da olduğunu belirtiyor.

Deve açlık ve susuzluğa uzun süre dayanabilir.

Tom açlık grevi yaptı.

Dünyada bazı insanlar açlık çeker.

Çok açlık bastırdı mı?

Açlık mı bastırdı çok?

Çok mu açlık bastırdı?

Açlık bastırdı mı çok?

Çok açlık mı bastırdı?

Hiçbir çocuk açlık çekmemeli.

İnsanı açlık değil alışmış olduğu tokluk öldürür.

Açlık ve yoksullukla savaşın. Bir yoksul da siz yiyin!

Nikoliç'in açlık grevinin etkileri ne oldu?

Açlık da yemeğin lezzetini artırıcı bir çeşni olarak düşünülebilir.

Açlık, bizi aşırı davranışlara zorlayabilecek çok güçlü bir insan içgüdüsüdür.

Nüfusunun çoğunluğu yoksulluk, hatta açlık sınırında yaşayan ülkemizde dizi oyuncuları bölüm başına on binlerce lira para kazanıyor.

Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de: "Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz. Sabredenlere müjdele." bu şekilde buyurmaktadır.

Açlık grevindeyim.

Onun için açlık soyut bir kavramdı, her zaman yeterli yiyeceği olmuştu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch