Lernen Sie, wie man açlık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 64 handverlesene Beispiele.
Açlık, insani güdülerinin belki de en güçlüsüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm Dünya barışa açlık duyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar açlık hissediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar açlık çekiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık insanlar arasında büyük sıkıntıya neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık burnumuzun dibinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık sancım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun kuraklığın ardından açlık geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dilencinin açlık ve yorgunluktan başı dönüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanların açlık çektiği yerler varken, Japonya'da birçok yiyeceğin atıldığı bir sürü meskenlerin ve restoranların olması yüz kızartıcı bir gerçektir.
Translate from Türkisch to Englisch
"Açlık Oyunları nedir?" "Bilmiyorum. Umarım aç olan insanlar hakkında değildir."
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık insanlara aptalca şeyler yaptırabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Siyasi mahkumlar daha iyi şartlar için açlık grevindeler.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık kol geziyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık en iyi sosdur.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık en iyi aşçıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık her şeye iyi tat verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Mahkumlar açlık grevine gitmekle tehdit ediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık bir milyar insan, açlık ve yoksulluktan muzdariptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık hiçbir yasayı tanımaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık grevleri ne elde edebilir?
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık en büyük sosyal felaketlerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık ve hastalık en alt sınıflar arasında yaygındır.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu günlerde Venezuela'daki insanlar açlık sınırındalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Diğerleri açlık, soğuk ya da hastalıklardan ölürken bazıları askerler tarafından öldürüldüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyada yeterli yiyecek vardır; insanlar siyaset yüzünden açlık çekiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun için açlık gerçeklikten çok uzakta bir kavramdı. Zira her zaman yeterince yiyeceği vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık en ağır sorunlardan biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık onu çalmaya tahrik etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık, oğlum, bir başkasına ait olan bir şeyi almak için hiçbir neden yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık çocuğu yazar kasadan para çalmak için zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben açlık çeken bir örümceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyadaki açlık sorununu çözmek benim işim değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbim Afrika'da açlık çeken çocuklar için ağrıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık hissetmiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun için açlık soyut bir kavramdı. Onun daima yeterli yiyeceği vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O açlık ve yorgunluk yüzünden bayıldı, ancak bir süre sonra kendine geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık en iyi mezedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık en iyi iştah açıcıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sonraki açlık grevi ne zaman?
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık çeken insanları demokratikleştiremezsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık çekmiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Açlık çekiyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Pek açlık hissetmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu anda dünyada 1 milyar insan açlık çekerken, obezite ve diyabetten muzdarip olanların sayısı 2 milyar.
Rapor en yüksek açlık oranlarının Afrika’da olduğunu belirtiyor.
Deve açlık ve susuzluğa uzun süre dayanabilir.
Tom açlık grevi yaptı.
Dünyada bazı insanlar açlık çeker.
Çok açlık bastırdı mı?
Açlık mı bastırdı çok?
Çok mu açlık bastırdı?
Açlık bastırdı mı çok?
Çok açlık mı bastırdı?
Hiçbir çocuk açlık çekmemeli.
İnsanı açlık değil alışmış olduğu tokluk öldürür.
Açlık ve yoksullukla savaşın. Bir yoksul da siz yiyin!
Nikoliç'in açlık grevinin etkileri ne oldu?
Açlık da yemeğin lezzetini artırıcı bir çeşni olarak düşünülebilir.
Açlık, bizi aşırı davranışlara zorlayabilecek çok güçlü bir insan içgüdüsüdür.
Nüfusunun çoğunluğu yoksulluk, hatta açlık sınırında yaşayan ülkemizde dizi oyuncuları bölüm başına on binlerce lira para kazanıyor.
Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de: "Muhakkak sizi biraz korku, biraz açlık ve mallardan, canlardan, ürünlerden biraz eksiltmekle deneriz. Sabredenlere müjdele." bu şekilde buyurmaktadır.
Açlık grevindeyim.
Onun için açlık soyut bir kavramdı, her zaman yeterli yiyeceği olmuştu.