Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ağaç"

Lernen Sie, wie man ağaç in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bize ve başka herkese bu günü hatırlatmak için, bizimle birlikte herkese bir ağaç dikmesini rica ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaklaşık bir düzine ağaç kısa sürede dikilmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir ağaç fırtınada devrildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç büyümeyi durdurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Japon flütleri çoğunlukla bambu kamışından yapılır, fakat son zamanlarda bazı ağaç olanları ortaya çıkmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç devrildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç meyvelerin ağırlığı altında eğildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şimdiye kadar gördüğüm en uzun ağaç.
Translate from Türkisch to Englisch

Parkta en az iki yüz ağaç bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Parkta birçok ağaç var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

O, Paul'ün onu ağaç ettiğini fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok ağaç yıkıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç rüzgardan devrildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç çok uzadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çok uzun bir ağaç.
Translate from Türkisch to Englisch

Üç ağaç rüzgarda eğildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç yolu kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ne kadar uzun bir ağaç!
Translate from Türkisch to Englisch

Çok sayıda ağaç kesildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç kendiliğinden devrildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir ağaç fırtınada düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Kırsalda birçok ağaç vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşmüş bir ağaç patikayı kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim önerim caddeler boyunca daha fazla ağaç ekilmesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Görünürde bir ağaç yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç düşmek üzereydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Düşen bir ağaç tarafından hareketsiz kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç yaklaşık çatı kadar yüksektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ağaç yaklaşık şu ağaç kadar uzundur.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok ağaç fırtına tarafından yıkıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Havuzun etrafında bir sürü ağaç var.
Translate from Türkisch to Englisch

Parkta bir sürü uzun ağaç var.
Translate from Türkisch to Englisch

Evimin önünde uzun bir ağaç var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tapınağın yanında uzun bir ağaç vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir ağaç.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ağaç kaç yaşında?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ağaç diğerlerinden daha büyük.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ağaç gölgesinde hamağa ve göl veya deniz manzarasına ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç altında dinlenmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ağaç uzun.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ağaç uzundur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tanrı'nın alemi nasıl bir yer? Neyle kıyaslayacağım onu? Bir adamın alıp bahçesine ektiği hardal tohumu tanecikleri gibi. Büyüyüp kocaman bir ağaç oldu, ve sonra göğün kuşları dallarına misafir oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun caddesinde çiçek ya da ağaç yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç hasta.
Translate from Türkisch to Englisch

Kutsal ağaç kutsal ağaçlığın ortasında durur.
Translate from Türkisch to Englisch

Fırtınada büyük bir ağaç devrildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük tohum büyük bir ağaç oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom başını bir ağaç dalına çarptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ağaç ölürse yerinde bir başkası yetişir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağaç kesiminden dolayı orman yok oldu.

Zevk için ağaç kesmiş.

Yeryüzünde yüzün üzerinde ağaç çeşidi vardır.

Ben hep bir ağaç ev istedim.

Bu ağaç 1500 yaşından fazla.

Bu ağaç, o arabadan daha yaşlı.

Devrilmiş bir ağaç yolu kapattı.

Birçok ağaç kışın çıplaktır.

Birçok ağaç kışın yapraksızdır.

Düşen ağaç yolu tıkadı.

Büyük ağaç yeşil değildir.

Bir ağaç devirdiler.

Mary bir ev ve bir ağaç çizdi.

Arka bahçemde bir ağaç var.

Ağaç nerede?

Hiç ağaç devirdin mi?

Hiç ağaç diktin mi?

Hiç ağaç budadın mı?

Evimin önünde uzun bir ağaç vardı.

Sen hiç balta ile ağaç kestin mi?

Bu güzel bir ağaç.

Kütüphanenin önünde büyüyen bir sürü ağaç var.

Bu ağaç büyükbabam tarafından dikildi.

Kanada'da ağaç kesmenin yasa dışı olduğu bir sürü alan vardır.

Kaç tane ağaç var?

Bu bir ağaç.

Bahçede onlarca ağaç var.

Benim bahçemde onlarca ağaç var.

"Burada bir sürü ağaç yetiştireceğim." diye söylendi.

İyi bir ağaç, kötü meyveler veremez.

O kişi, kedimin ağaç üzerinde yaşadığını düşünüyor.

Birçok ağaç kesildi.

Bahçede üç tane ağaç var.

Bunun ne tür ağaç olduğunu biliyor musun?

Tom ağaç evde.

Bu ağaç tatsız meyveler taşıyor.

Ağaç büyüyebilir.

Ağaç tayfunda devrildi.

Avlumuzda üç tane ağaç var.

Ağaç yıl boyunca yeşil kalıyor.

Bu ağaç ölü görünüyor.

Her birimiz bir ağaç ekmeliyiz.

Benim ağaç hasta görünüyor. Onun nesi var?

Parkın ortasında büyük bir ağaç var.

Tom'un mülkünde hiç ağaç yok.

Bu ağaç yaklaşık olarak üç yüz yıllıktır.

Tom ve babası bir ağaç ev yapıyorlar.

Kek ağaç şeklinde.

Geri geri gitme. Arkada bir ağaç var.

Eğri büğrü ağaç bile gölge verir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch