Lernen Sie, wie man ağladı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bebek tüm gece ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Güller soldu ve Ania çok ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün gece boyunca ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Oğlunun ölümü üzerine ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kızının ölümü üzerine ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O bütün gece ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ne konuştu nede ağladı, sessizce dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O mektubu okurken ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir saat ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom uyuyana kadar ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O sadece babasının mezarından önce sürekli ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bütün gece ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'den aldığı mektubu okurken ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir bebek gibi ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O için için ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O acı acı ağladı
Translate from Türkisch to Englisch
O ağladıkça ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebek süt için ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün gece ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Film öyle acıklı idi ki herkes ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk oyuncak için ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebek uyumak için ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, mektubu okurken ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
İsa ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, habere ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, duygulanmaktan dolayı ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü haberi duyduktan sonra ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Haberi duyduğunda ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Trajik haberi duyduktan sonra her ikisi de ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Göz pınarları kuruyana kadar ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebek ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O sürekli ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebek yüksek sesle ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Yürümeye başlayan çocuk ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gene ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tekrar ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom neredeyse ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ağladı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü haberi duyduğunda kadın ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Altı yaşında bir çocukmuş gibi ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yatağına yattı ve yastığına usulca ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary yatağına uzandı, yüzü yastığına gömülü şekilde ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom duygusal bir çocuktu ve kolayca ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gözyaşları bitene kadar ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lyusya, Mahler'i dinlerken ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Küçük kız o kadar çok ağladı ki, yüzü gözyaşları ile örtüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk bütün gece boyunca ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk oyuncak araba için ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bütün sabah ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mektup okunurken dakikalarca ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben ayrıldığımda Tom ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu sefer ağladı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan sonra, o üç gün ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom köşeye gitti ve ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin mektubunu okurken ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, eve gitti ve ağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, gözleri kuruyuncaya kadar ağladı.
Tom uzun süre ağladı.
Tom köpeği öldüğünde ağladı.
Tom öfke gözyaşlarıyla ağladı.
Kaybolan kız adını söylerken hıçkırarak ağladı.
O acı acı ağladı.
Hıçkıra hıçkıra ağladı.
Tom için için ağladı.
Tom çok ağladı.
Mary onu terk ettiğinde Tom çok ağladı.
O altı yaşındaki bir çocuk gibi ağladı.
O ayrıldığında timsah gözyaşlarıyla ağladı.
Tom hüngür hüngür ağladı.
O, yüzünü bir mendille kapadı ve ağladı da!
O, babasının cesedini görünce ağladı.
Mary yüzünü ellerinin içine gömdü ve kontrolsüzce ağladı.
O ağladı ve ağladı ama hiç kimse onu avutmak için gelmedi.
O ağladıkça ağladı ama hiç kimse onu rahatlatmaya gelmedi.
Tom sessizce ağladı.
Tom kontrolsüzce ağladı.
Mary madalyasını aldığında ağladı.
Filmi izlerken Xiaoming bir saat boyunca ağladı.
Tom küçük bir bebek gibi ağladı.
Tom bütün gece ağladı.
Tom eve gitti ve ağladı.
Tom kendini kaybetti ve ağladı.
Tom zemine oturdu ve ağladı.
Pinokyo gözyaşları içinde "Doğru, doğru!" diye ağladı. "Bunu tekrar yapmayacağım."
Onlar birbirlerinin kollarında ağladı.
Mary kollarımda ağladı.
O onun omuzunda ağladı.
O, onun omuzunda ağladı.
Tom Mike'ın omuzunda ağladı.
Tom duygu ile ağladı.
Tom Mary'nin gelecekle ilgili vizyonuna güldü, ancak gerçekleştiğinde ağladı.
Tom üç yaşındaki bir çocuk gibi ağladı.
"Neden yalan söyledin?" diye sordu sessizce. "O senin erkek arkadaşın." "O değil, söz veriyorum!" diye ağladı.
Tom okuldan eve kadar ağladı.
Kendini tuvalete kilitledi ve ağladı.
Mary banyoda kendisini kilitledi ve yaklaşık bir saat ağladı.
Mary kendini tuvalete kilitledi ve ağladı.
Tom kesintili olarak saatlerce ağladı.