Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ağrı"

Lernen Sie, wie man ağrı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Sırtımda kötü bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağrı korkunçtu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dizinin onarımından sonra, o ağrı olmadan yürüyebiliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Göğsümde keskin bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim omzumda bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Omzumda şiddetli bir ağrı hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onun yan tarafında bir ağrı ile uyandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ızdırap verici ağrı içindeydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Midemde keskin bir ağrı hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük ayak parmağımda ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağrı devam ederse, doktora gitmek zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağrı gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağrı nerede?
Translate from Türkisch to Englisch

O, ani bir ağrı hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağrı beni öldürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Kolumda bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayağımda bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan tarafımda bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sırtında bir ağrı hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bana bir ağrı kesici verin.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yan tarafında bir ağrı hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yan tarafında bir ağrı hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sırtında bir ağrı hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağrı neredeyse dayanılmazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük ayak parmağımda bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Midemdeki ağrı geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan tarafımda ani bir ağrı hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan tarafımda hafif bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana ağrı kesici bir enjeksiyon yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

İlaç aldığım için ağrı geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağrı daha da kötüleşmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonunda ağrı geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada devamlı bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Göğsünde akut bir ağrı hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sırtımdaki ağrı kötüleşiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom midesinde keskin bir ağrı hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağrı onun dayanabileceğinden daha fazlaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sırtında ve bacaklarında şiddetli ağrı hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün göğsümde keskin bir ağrı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bana ağrı kesecek bir şey ver.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaraları yüzünden korkunç ağrı çekiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Omuzlarımda bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Dişim ağrıyor. Ağrı beni öldürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Yürümeye çalıştığımda, burada korkunç bir ağrı oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazen belimde bir ağrı oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Vücudunuzun başka herhangi bir yerinde ağrı hissediyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Göğsümde şiddetli bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Aniden midemde keskin bir ağrı hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ağrı kesiciye ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Dün akşamdan beri, başımda hafif bir ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağrı kıvrandırıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz ağrı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağrı geçecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ağrı için düşük toleransı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şiddetli ağrı içinde.

Ağrı asla gitmez.

Ağrı asla gitmedi.

Ağrı asla gitmeyecek.

Ağrı sonunda bitecek.

Bu sabah sol gözümde bir ağrı vardı fakat şimdi daha az ağrılı.

Ağrı sana aptalca şeyler yaptıracaktır.

Ağrı için sana ilaç verebilirim.

Göğsünde keskin bir ağrı hissetti.

Bu eski bir ağrı.

Ağrı dayanılmaz.

Uyluklardaki kas ağrıları yürüdükçe ağrı verir.

Sana bir ağrı kesici verebilirim.

Doktor ağrı için bana bir şey verdi.

Çok ağrı içinde misin?

Keşke ağrı defolup gitse.

Ağrı genellikle bu kadar kötü mü?

Tom herhangi bir ağrı kesici ilaç istemedi.

Ağrı dün gece başladı.

Ağrı için sana bir şey alayım.

Bana ağrı için bir şey verebilir misin?

Ağrı dayanılmazdı.

Tom göğüsünde keskin bir ağrı hissetti.

Tom hiç ağrı kesici istemediğini söylüyor.

Ağrı ne kadar şiddetli?

Ağrı için bana verebileceğin bir şey var mı?

Herhangi bir ağrı hissediyor musun?

Sırtımda bir ağrı hissediyorum.

Belki doktor Tom'a ağrı için bir şey verebilir.

Tom'a ağrı için bir şey verebilir misin?

Eğer göğsünüzde ağrı varsa, hemen doktorunuza danışın.

Doktor size ağrı için bir şey verdi mi?

Ağrı ne kadar kötü?

Sizin dilinizde "kalp" "ağrı" ile kafiyeli mi?

Ağrı şiddetliyse ağrı kesici kullanılabilir.

Ağrı kötüleşirken, Tom ilaç üstüne ilaç denedi.

Tom ağrı için bir şey içiyor mu?

Ağrı acı verendi.

Ağrı kahrediyordu.

Ağrı kesiciye ihtiyacım var.

Ağrı nüksetti.

Ağrı geçti.

Ağrı korkunç olmalı.

Her yerde ağrı hissettim.

Ağrı çok yoğundu.

Tom alkol ve ağrı kesicileri kötüye kullandı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch