Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ağzı"

Lernen Sie, wie man ağzı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Şu çocuk, ağzı açık olarak, bana baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bıçağın ağzı keskindir ve iyi keser.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bazen ağzı açık çiğner.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ağzı iyi laf yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun büyük bir ağzı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok ağzı sıkı olacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, aile hayatı hakkında ağzı sıkıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom son derece ağzı sıkı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen ağzı sıkısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ağzı sıkı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben ağzı sıkıyım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzı sıkı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz ağzı sıkıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzı sıkıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ağzı kulaklarına varıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzı açık yüksek sesle horluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok ağzı sıkı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ağzı bir koli bandıyla bantlanarak kapatılmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

O çok ağzı sıkı.
Translate from Türkisch to Englisch

Rahim ağzı kanserinin servikal vertebrayla bir ilgisi yoktur o bir rahim ağzı kanseridir.
Translate from Türkisch to Englisch

Rahim kanseri teşhis testi rahim ağzı kanserini erken tespit etmeye yardımcı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

HPV aşısı rahim ağzı kanserini önlemeye yardımcı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzı kulaklarına vararak gülüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom son zamanlarda çok ağzı sıkı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok ağzı sıkı oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok ağzı sıkı bir kişidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un büyük bir ağzı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom oğluna ağzı doluyken konuşmamasını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok ağzı sıkı değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağzı öfkeden köpürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Şeytan’ın en büyük dostu, ağzı gevşek, yüreği yavşak olan insandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bıçağımın ağzı çok keskin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un oldukça büyük bir ağzı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzı sıkıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen doğduğunda ağzı kulaklarına varmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzı sıkı görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sık sık sokak ağzı kullanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağzı iyi laf yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzı açık kalmış görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom oldukça ağzı sıkı, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzı sıkı, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom son derece ağzı sıkıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un gerçekten büyük bir ağzı var.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sos bulaşmış ağzı ile pizzacıdan ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Berber ağzı yağar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ağzı açık uyur.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary'nin ağzı var dili yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ağzı kurudu.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkesin ağzı açık kalmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kesinlikle ağzı açık kaldığını söylüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un ağzı açık kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O adamın büyük bir ağzı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun ağzı kurudu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sütten ağzı yanan, yoğurdu üfleyerek yer.

Tom çocuklarına karşı çok ağzı bozuktu.

Bir polarize fişin biri diğerinden daha geniş olan iki ağzı vardır.

Benim bıçağın ağzı çok keskin.

Tom'un avuçları terli ve ağzı kuruydu.

Tom'un çok küfürlü bir ağzı vardı.

Tom oğluna ağzı açıkken yemek yememesini söyledi.

Çocukluğu hakkında konuşmaya gelince Tom çok ağzı sıkıdır.

O adamın bozuk bir ağzı var.

O kadının bir ağzı var.

Onun duygusal bir ağzı vardır.

Onun şehvetli bir ağzı var.

Kuduz köpeklerin genellikle ağzı köpürür.

Merak etme Mary, ben ağzı sıkı olacağım.

Onun ağzı kulaklarına varmış.

Tom'un komik görünüşlü bir ağzı var.

Tom'un ağzı hâlâ süt kokuyor.

Hepimizin ağzı açık kaldı.

Ağzı koktuğu için atı vurdum.

Tom'un ağzı kulaklarına varıyor.

Rahim ağzı kanseri önlenebilen tek kanser türüdür.

Sen her zaman çok ağzı sıkısın.

Tom'un ağzı doluydu.

Polis onu bulduğunda ağzı tıkalıydı ve bir sandalyeye bağlıydı.

Teksas'ta, Sami'nin ağzı da dahil olmak üzere her şey daha büyüktür.

Sami'nin ağzı açıktı.

Tom bundan ağzı açık kalmış olmalı.

Tom'un ağzı çok bozuktu.

Tom'un ağzı iyi laf yaptı.

Tom'un ağzı açık kalmıştı.

Tom'un ağzı bir karış açık kaldı.

Ağzı olan konuşuyor.

Milletin ağzı torba değil ki büzesin.

Milletin ağzı torba değil ki büzelim.

Ağzı iyi laf yapar onun.

Ağzı kulaklarındaydı.

Ağzı kulaklarına varmıştı.

Onun ağzı var dili yoktur.

Tişörtün daha ilk yıkamada ağzı burnu yamuldu.

Tom'un ağzı sulandı.

Tom oldukça ağzı sıkıdır.

Tom'un ağzı hiç boş durmuyor.

Kardeşim Tom'un kusuruna bakmayın, biraz ağzı bozuktur da.

Gururlu, düzgün kesilmiş bir yüzü vardı, o kadar düzenliydi ki, hassas ağzı ve güzel, koyu renkli, istekli gözleri olmasaydı, duygusuz görünebilirdi.

Tom'un ağzı açık.

Ali'nin ağzı iyice bozuldu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch