Lernen Sie, wie man ağzına in einem Türkisch Satz verwendet. Über 57 handverlesene Beispiele.
Tom kovayı ağzına kadar doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir parça şeker aldı, açtı ve onu ağzına koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom termometreyi ağzına koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
O ona ağzına geleni söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona sık sık ağzına geleni söyler.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona ağzına geleni geleni söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Karısı ona ağzına geleni söylediğinde, adam çıldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk ağzına kek doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
İlk defa onun ismini ağzına aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Elini ağzına koydu ve öksürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzına dikkat et.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom reçete şişesinden bir hap aldı ve onu ağzına koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hapı ağzına koydu ve biraz su içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ağzına bir parça şeker koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom birkaç ilacı ilaç şişesinden döktü ve onları ağzına attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin şarap bardağını ağzına kadar doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Fincanı ağzına kadar doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Öksürdüğün, hapşırdığın veya esnediğin zaman elini ağzına koy.
Translate from Türkisch to Englisch
Sus ki; ağzına biber sürmesinler!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ağzına bir şey koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kızımın adını ağzına alma.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ağzına bir termometre koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bıçağı ağzına koyma.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebek mandalı ağzına soktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Garson bardaklarımızı ağzına kadar doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanlışlıkla ağzına deniz suyu kaçtığı oldu mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom elini ağzına koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kaşığı ağzına kaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kupa ağzına kadar dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bebek çıngırağı ağzına koyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sürahiyi ağzına kadar doldurdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Haydutlar onun ağzına bir tıkaç koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sepet ağzına kadar çileklerle doluydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çikolataya bir çilek daldırdı ve sonra onu ağzına koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bill çıldırdı ve Dick'e ağzına geleni söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahve fincanı ağzına kadar dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bardağı ağzına kadar doldur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ağzına bir sakız koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom fincanı ağzına kadar doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tuzluk boş. Sen onu doldurdun mu? Evet, ağzına kadar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun adını ağzına alma.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali ağzına içki koymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali bana ağzına geleni söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali herkesin ağzına sakız oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ağzına içki koymaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu Tom'un ağzına yakışacak bir şey.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye ağzına geleni söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kovayı ağzına kadar doldurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu laf kısa sürede milletin ağzına pelesenk oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali bu kelimeyi ağzına pelesenk etmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin yüreğini ağzına getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali sevenlerinin yüreğini ağzına getirdi.
Tom, fincanı ağzına kadar doldurdu.
Pencereler ağzına kadar açık.
Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal, sonra her istediğini yaptır.
Ağzına aldın mı hiç?
Salon ağzına kadar doluydu.