Lernen Sie, wie man ağzında in einem Türkisch Satz verwendet. Über 39 handverlesene Beispiele.
O parmağı ağzında durdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom lafı ağzında geveliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzında bir pipoyla orada oturuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı ağzında geveleme ve bize gerçekten ne düşündüğünü söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Kişisel deneyimlerimden, onunla tartışmanın ağzında kötü bir tat bırakacağını biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı ağzında geveleme.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilirsin, ekmek aslanın ağzında.
Translate from Türkisch to Englisch
Köpeğin ağzında bir parça et vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyükbaba ağzında pipo varken benimle konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer ağzında sakız varsa çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes yüreği ağzında, deprem enkazından çıkacak canlı birini bekliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Polisler bodruma girdiğinde Tom'u ağzında bir koli bandıyla bir sandalyeye bağlı buldular.
Translate from Türkisch to Englisch
Hapları yutmalısın, onları ağzında çiğnememelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Biri seni sevdiğinde, adını söyleyişi bile bir başkadır. Adının onun ağzında güvende olduğunu bilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ağzında bir puro vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Halk ağzında kemana guyguz deniliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen yine ağzında geveliyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzında yemek varken konuşma.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaza, tünelin ağzında meydana geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ağzında gümüş bir kaşıkla doğmuş.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek yerken ağzında yemekle konuşma.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzında sigarayla konuşmayı nasıl beceriyor anlamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzında geveleme. Bana gerçekten ne düşündüğünü söyle.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzında bir boru ile konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Genellikle kuduz köpeklerin ağzında köpük olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sözlerini ağzında geveliyor. Sanırım o oldukça sarhoş.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un lafı ağzında kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lafı ağzında geveleyip durdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu devirde ekmek aslanın ağzında.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık ekmek aslanın ağzında değil, midesinde.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ağzında bakla ıslanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tür laflar Ali'nin ağzında çok sakil duruyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin ağzında bakla ıslanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzında diş macunu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağzında bakla ıslanmıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali ağzında emzikle uyudu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sezon boyunca istenen performansı gösteremeyen Ali topun ağzında.
Translate from Türkisch to Englisch
Yine ağzında ne geveliyorsun sen?
Translate from Türkisch to Englisch
İsviçre çikolatası ağzında gerçekten erir.
Translate from Türkisch to Englisch