Lernen Sie, wie man acılı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 11 handverlesene Beispiele.
Bir yüz çıbanım var.Bir burun deliğinin arkasında acılı bir yumru var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilinçsiz insan acı hissetmez, ama aile ve dostları için bu uzun ve acılı bir deneyim olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Umarım, bölge insanının acılı yüreği biraz olsun soğur.
Translate from Türkisch to Englisch
Acılı şarkıları dinlemek beni mutlu eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla çok acılı bir çocukluk geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami trajik ve acılı bir ölümle hayatını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavaş ve acılı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Acılı anne adalet arıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana orta acılı yeter.
Translate from Türkisch to Englisch
"Az acılı mı, çok acılı mı?" "Az acılı, lütfen."
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hükümete katılanlara söylediğimi Meclis'e de söylemek istiyorum: "Kan, meşakkat, gözyaşı ve alın terinden başka sunacak hiçbir şeyim yok." Önümüzde en acılı türden bir sınav var. Önümüzde çok, çok uzun aylar süren mücadele ve ıstırap var. Politikamız nedir diye soruyorsunuz; Şunu söylemek istiyorum: Denizde, karada ve havada, tüm gücümüzle ve Tanrı'nın bize verebileceği tüm gücümüzle savaşmak ve karanlıkta asla aşılamayan canavarca bir tiranlığa karşı savaşmaktır. İçler acısı insan suçları listesi. Politikamız bu.
Translate from Türkisch to Englisch