Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "acısı"

Lernen Sie, wie man acısı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 29 handverlesene Beispiele.

O, işkence acısı altında bile bilgileri açıklamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O kalkmaya çalıştı ama acısı çok büyüktü.
Translate from Türkisch to Englisch

Soma’nın acısı dinmeden yeni bir maden faciasıyla sarsıldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Zaman geçtikçe acısı da azalır diye düşünmüştüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuk düşürme içler acısı bir deneyim.
Translate from Türkisch to Englisch

O içler acısı.
Translate from Türkisch to Englisch

O gerçekten içler acısı.
Translate from Türkisch to Englisch

O kurumdaki eğitim tek kelimeyle içler acısı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ailesini kaybetme acısı onu intihara götürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çocuğu kaybetmenin acısı tarif edilemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben şikayet etmiyorum, ve çalışma koşulları gerçekten içler acısı olsa bile şimdiye kadar başka hiç kimse de şikayet etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun acısı yalnızca gösteriş içindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şehrin yolları içler acısı durumda.
Translate from Türkisch to Englisch

Kötü hava sonsuza dek sürmez; Insan acısı sonsuza kadar sürmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun acısı beni eğlendirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

İçler acısı koşullarda yaşıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Göğsümde saplama acısı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Allah kimseye aşk acısı yaşatmasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana ağrısı acısı olmadığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Durum içler acısı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşadığı olay ona evlat acısı gibi koymuştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali'nin bize karşı kuyruk acısı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Lokantada tek başına yemek yemenin içler acısı bir durum olduğunu düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkesin acısı sevgisi kadardır.
Translate from Türkisch to Englisch

İlk nesil oyun konsollarında hafızaya alma olayı olmadığı için sonlara doğru yanıp oyuna amele gibi sıfırdan başlamak adama evlat acısı gibi koyuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Evlat kaybının acısı asla dinmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Acısı az mı olsun, çok mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hükümete katılanlara söylediğimi Meclis'e de söylemek istiyorum: "Kan, meşakkat, gözyaşı ve alın terinden başka sunacak hiçbir şeyim yok." Önümüzde en acılı türden bir sınav var. Önümüzde çok, çok uzun aylar süren mücadele ve ıstırap var. Politikamız nedir diye soruyorsunuz; Şunu söylemek istiyorum: Denizde, karada ve havada, tüm gücümüzle ve Tanrı'nın bize verebileceği tüm gücümüzle savaşmak ve karanlıkta asla aşılamayan canavarca bir tiranlığa karşı savaşmaktır. İçler acısı insan suçları listesi. Politikamız bu.
Translate from Türkisch to Englisch