Lernen Sie, wie man acayip in einem Türkisch Satz verwendet. Über 48 handverlesene Beispiele.
O acayip hayvanları sever, örnek olarak yılan gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar burada acayip bir hayvan gördü.
Translate from Türkisch to Englisch
O dini mezhebin bazı acayip fikirleri var.
Translate from Türkisch to Englisch
O araba satıcısı oldukça acayip bir adam.
Translate from Türkisch to Englisch
Siz acayip kılıklı herifler tamamen cahilsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar artık erkeklerin saçlarını uzatmalarına acayip olarak bakmıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Marilyn Monroe'ya acayip bir benzerlik taşımaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Barın önünde çok sayıda acayip kılıklı tipler takılıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu acayip.
Translate from Türkisch to Englisch
Acayip açım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugüne kadar yediğin en acayip şey ne?
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bu acayip.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu acayip bulmadığını mı demek istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Acayip kaçmadı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom acayip.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen acayip bir adam olabiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hikaye kulağa acayip gelebilir ama tamamen gerçektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu evle ilgili acayip bir şey var.
Translate from Türkisch to Englisch
Acayip.
Translate from Türkisch to Englisch
Acayip kıskançtır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana en acayip görüntüyü verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Acayip birisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok farklı acayip şeylere inanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçekten acayip bir kimse.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kadar çok para harcamanız acayip.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok acayip bir hayvandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir sürü acayip fikirleri var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun çoğu kişiye acayip gelen biri oluğunu duymuştum.
Translate from Türkisch to Englisch
Acayip endişeleniyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Metroda şimdi acayip kalabalık vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Karnım acayip aç.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğru söylüyorsun, ben acayip tembel bir insan oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Site acayip kasıyor yine.
Translate from Türkisch to Englisch
Başım acayip ağrıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimi insanlar acayip hayvanları evcil hayvan edinirler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçekten çok acayip biri.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda acayip havasız, pencereyi açıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Acayip nemli bir hava var.
Translate from Türkisch to Englisch
Acayip yakışıklıydı.
Translate from Türkisch to Englisch
Acayip şanslıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom acayip susamıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu acayip hoşuma gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şu an bana acayip kızgın.
Translate from Türkisch to Englisch
Acayip hayvanları sever, mesela yılanlar gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Acayip sıkıcı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom beni acayip bayıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece hava acayip soğuktu.
Translate from Türkisch to Englisch
"Tom kendini birden fazla egosu, sevgilisi ve cinsiyeti olan insan dışı bir varlık olarak tanımlıyor." "Vay be, bu en ileri SJW standartlarına göre bile acayip marjinal bir kombo olmuş." "Bırak şu geri kafalılığı ya!" "Bilmiyorum, bana çok garip geldi. Sanırım bu tarz mevzulara alışmam için daha çok Netflix izleyip Mastodon'da daha çok takılmam gerekiyor. Bu arada kendini nudist olarak da tanımlıyor mu?" "Bunun teknik açıdan mümkün olduğunu sanmıyorum." "Niye ki? Yeterince marjinal değil mi?" "Kendileri aynı zamanda ateşli bir furry fandom mensubu da ondan. Kostümsüz pek göremezsin."