Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "adını"

Lernen Sie, wie man adını in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Irene Pepperberg, Alex adını taktığı bir papağanın önünde yuvarlak bir tepsi tutuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun adını biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun adını unuttum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hayvanın adını biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun adını hatırlayamam.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun adını hatırlayamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç kimse onun adını bilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, köpeğinin adını Rex koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar kedilerine Tom ve Jerry adını verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun adını hatırlamak üzereyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin adını arkadaşımdan aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin adını biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kedilerine Tom ve Jerry adını verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Oğlu Robert'a kendi babasının adını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben şimdi onun adını hatırlayamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Gençlik ve cinsiyetiyle ilgili bilgi işine karşı bir ön yargıya sebep olmasın diye Bayan Cockburn adını gizledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Uluslararası satışlarımız büyümeye, Toyo Computer adını dünya çapında iş dünyasına getirmeye devam ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu köpeğe Pochi adını kimin koyduğunu bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek çocuğu ağacın üzerine adını kazıdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun adını hatırlayamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kayıp kız hıçkırıklar arasında adını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu civardaki en başarılı askerin adını biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun adını sormamış olman iyi değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun adını herkes bilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bana adını söyle.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpeğe Shiro adını koydular.
Translate from Türkisch to Englisch

Adamın yüzünü hatırlıyorum fakat adını hatırlayamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Utangaç erkek çocuğu adını mırıldandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kedi yavrusuna Tama adını verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam bana halasının adını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam bana teyzesinin adını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Darwin'in adını evrim teorisi ile bağdaştırıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Adam kendi adını bile yazamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Rahmetlinin adını bilen var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom köpeğine Rex adını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yaşlı adamı tanıdı fakat onun adını bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir şarkı söyledi, ki onun adını bilmiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom otoparktaki her kirli araba ön camına adını yazdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Asker onun adını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom adını imzalamayı reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendi adını nasıl yazacağını bile bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin adını rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary tekrar kızlık adını kullanmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dedesine hürmeten ona Thomas adını koyduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Mike köpeğine Spike adını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom adını dansa katılmak isteyenlerin listesine ekledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkek kardeşim kendi kedisine "Hanako" adını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O adını Ann olarak değiştirdi.

Çift ilk çocuklarına Mark adını verdi.

Maria onun ne adını ne de telefon numarasını biliyordu.

O, ona Charles adını verdi.

O, oğluna James adını verdi.

Kendi babasının anısına hürmeten oğluna John adını verdi.

Amcasının anısına bebeğe Graham adını koydular.

Mick bebeğe Richard adını verdi.

Onlar bebeğe Jane adını verdiler.

Onlar çocuklarına Thomas adını verdiler.

Onlar kızlarına Helen adını verdiler.

Onlar oğullarına John adını verdiler.

O bir rahibe oldu, o Rahibe Teresa adını aldı.

Tom kendine Evrenin Sahibi adını koydu.

Tom kendi adını bile yazamaz.

Tom, anaokulu öğretmeninin adını hatırlayamıyor.

Tom Mary ile tanıştığı yerin adını hatırlayamadı.

Onun adını unuturum.

Ben onun adını bilmiyorum.

Birçok çocuk onun adını bilir.

Onun adını bilmiyor musunuz?

O, köpeğine Popeye adını verdi.

Herkes onun adını bilir.

Onun adını hatırlıyor musun?

Ben onun adını düşünemiyorum.

Adını nasıl hecelersin?

Öğretmene adını söyle.

Hiç kimse onun gerçek adını bilmiyor.

Birkaç öğrenci onun adını biliyordu.

Onlar bebeklerine Jane adını verdiler.

Adını büyük harflerle yaz.

Bana adını verebilir misin?

Adını ve adresini yaz.

Benim için birinin adını anons eder misin?

Ben tesadüfen onun adını biliyorum.

Ben onun adını ve adresini aldım.

Yavaşça adını tekrarladı.

O, bana adını vermedi.

Tanık onun adını açıkladı.

Tom adını imzalamayı unuttu.

Tom Mary'nin köpeğinin adını bilir.

Onun adını listeye ekledim.

Onun adını hatırlayamadım.

Tom Mary'nin onun adını seslendiğini duydu.

Onun adını tesadüfen biliyor musun?

Adını nasıl telaffuz edersin?

O adını güçlükle yazabiliyor.

Adını imzalamayı unutma.

Adını mürekkeple yazmalısın.

Birinin adını daha sonraki kuşaklarda yükseltmek ve böylece birinin ebeveynlerini övmek, bu anne babaya saygının en büyük ifadesidir.

Köpeğe Tim adını verdik.

Onun adını biliyor musun?

Biz kediye Mimi adını verdik.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch