Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "adamı"

Lernen Sie, wie man adamı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Adamı görüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Genel müdür her bir adamı görevine atadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben yaşlı bir adamı arıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Amerika'nın en meşhur adamı Washington'du.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimiz onun böyle iyi bir adamı niye terk ettiğini merak ettik.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir bilim adamı, insan hakları hakkında harika bir konuşma yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilim adamı sadece Japonya'da değil, aynı zamanda yabancı ülkelerde de ünlü.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu büyük bir bilim adamı olarak görüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir film yıldızından o bir devlet adamı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Resimdeki bu adamı tanıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir Amerikalı bilim adamı, Albert Einstein'a saygı duyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok bilim adamı bu küçük köyde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok sayıda bilim adamı eksantrik olma ününe sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarılı bir iş adamı olmanın hayalini kurardım.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek adamı ısırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Diğer bir deyişle, o bir inanç adamı.
Translate from Türkisch to Englisch

Erkenden uyumak ve erken kalkmak bir adamı sağlıklı, zengin ve bilge yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Erken yatıp ve erken kalkmak, bir adamı sağlıklı, varlıklı ve bilge yapar.
Translate from Türkisch to Englisch

Soldan beşinci adamı öp.
Translate from Türkisch to Englisch

Adamı parayı çalarken yakaladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Adamı tekrar görme isteğim yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Adamı gördüğümü hatırlamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yaşlı adamı odasına götürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Takımın en iyi adamı yaralanmasaydı, takımımız kolayca başarabilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onun büyük bir bilim adamı olma hırsını anladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Trafik kazası, genç adamı görme yeteneğinden mahrum etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir şapkası olan adamı tanıyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir iş adamı olmak için uygundur.
Translate from Türkisch to Englisch

Ordunun Harpers Ferry yakınında hiç adamı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu fotoğraf küçük bir gıda mağazası sahibi olan bir adamı gösteriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bay Johnson bir bilim adamı değil fakat bir şairdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gibi bir adamı ne tür bir kadın sevebildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary yaralı adamı yol kenarına taşıdılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yaşlı adamı tanıdı fakat onun adını bilmiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu zalim soğuk bir adamı kendi sesinden korkutabilirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Köprüde duran adamı tanıyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hayallerimin adamı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir eylem adamı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanki o ünlü bir devlet adamı gibi davranıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Almanya birçok bilim adamı yetiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Güzel konuşan bilim adamı kolayca tartışmaya katıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, o adamı öldürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Sir Winston Churchill, büyük bir devlet adamı olmanın yanı sıra, büyük bir yazardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Jim sözünün adamı.
Translate from Türkisch to Englisch

Carlos adında bir adam o yaşlı adamı arayarak bir dağ köyüne geldi.

Biz adamı dövdük.

O genç adamı seviyorum.

Kardan adamı kim yaptı.

O bir eylem adamı.

O bir servet adamı.

Adamı bir çocukla birlikte gördüm.

Birçok bilim adamı onu tanıyordu.

O, bir bilim adamı olarak ünlüdür.

Birlikte geldiğin adamı tanıyorum.

Bir bilim adamı dediğimiz odur.

O adamı çalmakla suçladı.

O, bir bilim adamı ve müzisyendir.

Bu fotoğrafı kullanan adamı tanımlayabilir misin?

O, adamı tanıdığını kanıtladı.

İyi bir iş adamı nasıl para kazanacağını bilir.

Bir kadının öğle yemeğini yediği için bir adamı bıçakladığını duydum.

Bu adamı gördünüz mü?

O adamı dinlemeyin.

Yaşlı adamı memnun etmek zordur.

Sağlığı pahasına mükemmel bir bilim adamı oldu.

Bilim adamı olmaya kararlıyım.

Öfkeli adamı yatıştırmaya çalıştı.

Oğlu büyük bir bilim adamı oldu.

Cüzdanın içinden çıkan bir resim, adamı teşhis etmemizi sağladı.

Tom Mary'nin birlikte geldiği adamı tanır.

Orada oturan adamı tanıyorum.

Sana bakan adamı tanıyor musun?

Büyük bir bilim adamı oldu.

Gelecek vaat eden genç bir iş adamı.

Bir bilim adamı olmak istediğini söyledi.

Büyük bir dalga adamı bottan attı.

Bir iş adamı olarak iyi bir sicile sahip.

Polis adamı kolundan yakaladı.

Gelecekte bir bilim adamı olmak istiyor.

Adamı örnek bir beyefendi olarak tanımladı.

Çocuk büyük bir bilim adamı oldu.

Çocuk büyük bir devlet adamı oldu.

Çocuk ünlü bir bilim adamı oldu.

Bu alanda birçok bilim adamı çalışıyor.

Polis adamı suçüstü yakaladı.

Yaşlı adamı haftada iki ya da üç kez gördüm.

Onlar Lee Harvey Oswald adında bir adamı tutukladı.

Bilim adamı tıbbi araştırma yapıyor.

Adamı toplum için bir tehlike olarak gördüler.

Cüzdanını alan adamı tarif edebilir misin?

Polis koşan adamı yakaladı.

O büyük bir iş adamı.

O saygın bir iş adamı gibi görünüyor ama aslında Mafyanın bir üyesidir.

Ben bir bilim adamı değilim.

Kırmızı elbiseli kız siyah giyinmiş adamı görmezden geldi ve bir arkadaşını cep telefonundan aradı.

Adamı görmedin mi?

Bu adamın dünyanın en zengin adamı olduğu söylenir.

Sanırım o adamı tanıyorum.

Bu adamı gördün mü?

O adamı tanıyorum. Onun adı Tom.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch