Lernen Sie, wie man aile in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Ne harika bir aile.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne harika bir aile!
Translate from Türkisch to Englisch
Evde iki aile yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Aile, akşam yemeğini birlikte yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm aile çiftlikte çalışıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaklaşık 1830 yılında, aile anayurdu Almanya'dan Şikago'ya taşındı.
Translate from Türkisch to Englisch
Maaş altı kişilik bir aile için yeterli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlarınki eski bir aile.
Translate from Türkisch to Englisch
Aile bütçesini karıma emanet ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün aile buğdayı hasat için yardımcı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok aile sınırda yeni bir hayat kurmak için ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok sayıda aile sınırda yeni bir hayat kurmak için batıya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir aile tartışmamız olduğunda, kocam her zaman benim yerime annesiyle taraftır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu park asil bir aile için bir avlanma yeriydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, eski bir aile fotoğrafı sayısallaştırdı ve onu annesine e-postayla gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ödeme altı kişilik bir aile için yeterli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Televizyon aile hayatını mahvediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz Tahiti'ye bir aile tatili yaptık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hariç bütün aile sessizce TV izliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom büyük bir aile istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yerleşmek ve bir aile kurmak için hazır.
Translate from Türkisch to Englisch
Askerler eve geldiler ve aile kurdular.
Translate from Türkisch to Englisch
Babasının ölümünden sonra aile şirketinin sorumluğunu üstüne aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom aile toplantılarını fazla sevmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yangın çıktığında aile yaklaşık iki saattir uyuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yangında dört aile öldürüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün aile akşam yemeklerinde buluşur.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada yirmi aile yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch
Watanabe benim aile adımdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, aile ile akrabadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim aile bütçesi borçludur.
Translate from Türkisch to Englisch
Aile her zaman önce gelmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Aile bir ev satın almak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Aile adın nasıl yazılır?
Translate from Türkisch to Englisch
Ailem öyle büyük bir aile değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün aile yatakta hastadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim ailem öyle büyük bir aile değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
İki aile aynı evde yaşamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Derhal aile doktorunla görüşmeye gitmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Aile fotoğraflarımızı oğluma taratır taratmaz, onlardan bazılarını web sitemize yükleyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Aile tartışmamız olduğunda,eşim genellikle benim değil ailesinin tarafında yer alır.
Translate from Türkisch to Englisch
Aile arasında olmak hoş.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerikalı bir aile ile birlikte kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Favori aile şarkın nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Aile adınızı nasıl hecelersiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Aile içi şiddetin kaynağı sizce eğitimsizlik mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Favori aile üyen kimdir?
Translate from Türkisch to Englisch
Aile geleneklerini yaşatmalıyız.
Babam aile doktorunu çağırttı.
Küçük aile çiftlikleri yok oluyorlardı.
O uyandığında, aile oradaydı.
Aile geleneklerimizi sürdürmeliyiz.
Aile birlikte bir film izliyor.
Aile adınızın yazılımı nasıl?
Aile, savaştan sonra zor günler geçirdi.
Bu köyde elli aile var.
Altı aile bu dairede yaşıyor.
Bir aile istiyorum.
Küçük yaştan itibaren aile şirketini devralmak için yetiştirildi.
Tom bir aile babası.
Şimdi bunun hakkında düşündüğüm zaman, bizim aile çok sefil bir hayat yaşadı.
Akşam oldu. Aile akşam yemeğini yiyor.
O, aile hayatı hakkında ağzı sıkıdır.
Geçindireceği üç aile üyesi var.
Bu ülkede aile başına düşen çocuk sayısı 2'den 1,5'a düştü.
Bu gerdanlık bir aile yadigarı.
Bütün mutlu aileler birbirine benzer, mutsuz olan her aile mutsuzluğunu kendine göre yaşar.
Çocuğun eğitiminde aile ve çevre birlikte çalışıyordu ve çalışıyor, değil mi?
Bizim aile dans etmeyi sever, değil mi?
Tom aile gibi.
Eşim isterse aile reisi hep o olsun olmaz mı?
Aile bizim için önemli diyen siz değil miydiniz?
Onlar aile.
Biz aile değiliz.
Biz aile gibiyiz.
Bu köyde elli aile yaşıyor.
O köyde sadece bir aile kalır.
Tom aile değil.
Tüm mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz aile kendi yolunda mutsuzdur.
Ailenin baba tarafında en sevdiğin aile üyesi kim?
Çekirdek aile genç bir önyargıdır; aslında, aileler sadece göreli zenginliğin son 50 ya da 60 yılı içinde birkaç yakın üyenin etrafında inşa edilmiştir.
Siz aile gibisiniz.
Mutlu bir aile gibi gözüküyorlar.
Aile olmamızı istiyorum.
Aile olmamızı isterim.
Tom hariç, bütün aile yüzmeye gitti.
Siz arkadaşlar aile gibisiniz.
Bu bir aile geleneği.
Bu yetiştiriliş tarzı bir aile geleneğidir.
Tom bir spor araba istedi ve aile arabalarına bakmakla bile hiç ilgilenmedi.
Onlar mükemmel aile.
Tom bir aile dostu.
Sen bu aile için bir yüz karasısın!
Tom aile şirketini miras olarak aldı.
Tom aile şirketini devraldı.
Bu bir aile sırrı.
Bir aile büyük bir evde yaşıyor.
Bilinçsiz insan acı hissetmez, ama aile ve dostları için bu uzun ve acılı bir deneyim olabilir.
Birçok aile TV izlerken akşam yemeği yerler.
O, onun sahip olduğu, aile hissine en yakın şey.