Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "akıl"

Lernen Sie, wie man akıl in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm insanlar özgür, değer ve hak bakımından eşit olarak doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler. Birbirlerine karşı kardeşlik düşünceleriyle davranmalıdırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm insanlar özgür, şeref ve haklar bakımından eşit doğar. Akıl ve vicdana sahiplerdir ve birbirlerine karşı kardeşlik ruhuyla hareket etmelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğru akıl bir yerde kalmayan akıldır.
Translate from Türkisch to Englisch

Karışık akıl, bir şeyi aşırı düşünen, bir yerde pıhtılaşan akıldır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok sayıda insan çok sayıda akıl.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona hangi kitapları okuyacağı konusunda akıl verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlık ve akıl, hayatın iki nimetidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve kardeşlik ruhu içinde birbirlerine karşı hareket etmelidirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Akıl iyi bir uşak fakat kötü bir efendidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Akıl hastası mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin akıl hocası.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir akıl hastanesinde.
Translate from Türkisch to Englisch

O, akıl hastalıkları uzmanını çağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğa ona hem sağlıklı bir akıl hem de sağlıklı bir vücut bahşetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı akıl hastalıklarının zaten tedavisi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Pencereleri kapatmayı akıl edemedin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yapacağımı bilmediğimden, ondan akıl istedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir akıl tutulmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm akıl ve duygularınızı nefret sellerinde yok etmişsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Akıl hastanesine gönderildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir akıl hastanesine gönderildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu akıl yürütme ile ilgili temel bir hatadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dan Linda'yı akıl hastanesine geri göndermekle tehdit etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom akıl hastasıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Akıl temiz ise kader iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tehlikeli bir suçlu, akıl hastanesinden kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

O belirsiz bir süre için bir akıl hastanesine gönderildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom benim akıl hocamdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir akıl hastanesine götürüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Akıl yaşla gelir.
Translate from Türkisch to Englisch

Toplum, mahkumlar tarafından işletilen bir akıl hastanesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu bir akıl hastanesinde koy!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un iyi bir akıl hocası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir akıl hastası.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir zamanlar senin eski öğrencilerin seni akıl hocaları olarak seçtiklerini biliyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Akıl akıldan üstündür.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir akıl hastanesine gönderildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Akıl hastalığı herkesi etkileyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir akıl hastanesi değil, bu bir psikiyatri hastanesi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un önemli akıl sağlığı problemleri vardır.

Beyin her akıl, ruh ve kas enerjisinin merkezidir.

Tom'un ailesinde akıl sağlığı sorunları olan birkaç kişi vardır.

Akıl sağlığına kavuştu.

Akıl sağlığınız söz konusu değil.

Akıl sağlığımı kaybediyorum sandım.

Akıl sağlığı ile delilik arasındaki ince çizgi daha incelmiştir.

Akıl yaşta değil baştadır.

Tom benim kahramanım ve akıl hocamdı.

Neden Tom'u bir akıl hastanesine koydular?

Onların hepsi kahrolası akıl hastası.

Kalp evet diyor, akıl hayır diyor.

Tom bir arkadaş ve bir akıl hocasıydı.

Kanatlar kuşa, akıl insana.

Tom'un akıl hocasıyım.

Tom'un akıl hocasıydım.

Onun ani akıl değişikliğine çok şaşırdım.

Sami'nin akıl hastalığı onun cezasını hafifletmedi. Art arda iki ömür boyu hapis cezası aldı.

Tom'u akıl hocası olarak görüyorum.

Tom'u akıl hocam olarak düşünüyorum.

Tom'u akıl hocam olarak görüyorum.

Tom, Mary'nin akıl hocası oldu.

Tom'a Mary tarafından akıl hocalığı yapıldı.

Akıl hastalığı bir hastalıktır.

Tom benim için harika bir akıl hocasıydı.

Tom benim için büyük bir akıl hocasıydı.

Tom benim akıl hocam ve arkadaşım.

Bu akıl yürütme gerçekten delice.

Bana akıl verme!

Cahil geldiğinde akıl gider.

Akıl yaşta değil, baştadır.

İnsan akıl sahibidir.

Sami bir akıl hastanesine gönderildi.

Sami'nin tanısal bir akıl hastalığı yoktu.

Sami ciddi akıl hastalığı belirtileri göstermiyordu.

Tom hayatının çoğunda akıl hastanelerine girip çıkmıştı.

Acele edilen işe akıl ermez.

Allahım, akıl yağdır ve muhtaçların ellerinden şemsiyelerini al!

Regina akıl hastası.

Belki de daha önce bunu akıl etmeliydin.

Ona bir parça akıl verdim.

Bu operasonun akıl hocaları kimdi?

Sami bir akıl hastanesine yerleştirildi.

Sami'nin akıl hastalığı onun mankenlik kariyerini kısa kesmiştir.

Sami'ye bir akıl hastalığı teşhisi konuldu.

Allah akıl fikir ihsan eylesin.

Allah akıl fikir versin.

Allah akıl versin.

Allah'ın işine akıl ermez.

Allah akıl dağıtırken sen neredeydin?

Tom'un Boston'da iyi bir akıl hocası vardı.

Ali akıl dolu bir pas attı.

Akıl para ile satılmaz.

Tom çok iyi bir akıl hocasıydı.

Akıl çarşıda pazarda satılan bir şey değil.

Onda sike sürülecek akıl yok.

Akıl akıl gel peşime takıl.

Akıl akıl, gel çengele takıl.

Akıl alır gibi değil.

Akıl alır şey değil.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch