Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "al"

Lernen Sie, wie man al in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Baba, bana bir vuvuzela al!
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyon seyretmek yerine, dışarıya çıkıp biraz temiz hava al.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşyaları biraz daha ciddi bir şekilde al.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalanırsan bu ilacı al.
Translate from Türkisch to Englisch

Para harca ve hayattan zevk al!
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen toplantı gündemindeki değişikliği not al.
Translate from Türkisch to Englisch

İçeriye girmek ve bunu daha fazla görüşmek için bir randevu al lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Hedefe nişan al.
Translate from Türkisch to Englisch

İlacını al ve bir bardak su getir.
Translate from Türkisch to Englisch

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bana bir sandalye al.
Translate from Türkisch to Englisch

Genç insanların özgürlükçü görüşünü al.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilacı her altı saatte bir al.
Translate from Türkisch to Englisch

" Olabilir miydi...? Dima merak etti. Sonunda doğru Al-Sayib aldım mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Buzdolabından bir yumurta al.
Translate from Türkisch to Englisch

Masaya bırakılmış kitabı al.
Translate from Türkisch to Englisch

Her zaman bir kötümserden ödünç para al; o, geri ödenmesini beklemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bana bir bilet al.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana bir bilet al, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tabanca ile hedefe nişan al.
Translate from Türkisch to Englisch

Tatlı olarak bir satsuma al.
Translate from Türkisch to Englisch

İlaçları al.
Translate from Türkisch to Englisch

Al Smith'in ebeveynleri İrlanda'dan geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kitabından bir sayfa al.
Translate from Türkisch to Englisch

Televizyon izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al.
Translate from Türkisch to Englisch

TV izlemek yerine dışarı çık ve biraz temiz hava al .
Translate from Türkisch to Englisch

Riskini al ve onu yap.
Translate from Türkisch to Englisch

İti an çomağı eline al.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim elmalarımı al, çocuk, ve onları şehirde sat.
Translate from Türkisch to Englisch

Hoşlandığın herhangi birini al.
Translate from Türkisch to Englisch

En çok sevdiğin birini al, hangisi olursa olsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Her ihtimale karşı yiyecek bir şey al.
Translate from Türkisch to Englisch

Al Gore, Washington, DC'de doğdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar seni almadan önce sen onları al!
Translate from Türkisch to Englisch

Al gülüm, ver gülüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Ev alma, komşu al.
Translate from Türkisch to Englisch

Benden içecek istemekten vazgeç! Git onu kendin al.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen Tom'un söylediklerini not al.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu al.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu benim için satın al, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

İstediğin herhangi bir şeyi al.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bana bu kitabı al.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen pasta al.
Translate from Türkisch to Englisch

Al-Saib sordu: Çöplükte uyumak ha? Kötü kokulu bir tecrübe olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz çay al, ne dersin?
Translate from Türkisch to Englisch

İstediğin kadar çok al.
Translate from Türkisch to Englisch

Yemekten sonra iki kapsül al.
Translate from Türkisch to Englisch

Pastadan bir parça al.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bir sürü kurşun kalem al.
Translate from Türkisch to Englisch

Şemsiyeni yanına al.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen ne istersen al.
Translate from Türkisch to Englisch

En çok istediğin birini al.
Translate from Türkisch to Englisch

İstediğin çiçeği al.

Bisikleti yolun dışına al.

Günde iki kez bu ilacı al.

Yemeklerden sonra bu ilacı al.

Yağmur yağma ihtimaline karşı ceketini al.

Lütfen bir tüp diş macunu al.

Çok fazla çalışıyorsun. Bir süre işi hafiften al.

Biraz aspirin al.

Derin bir nefes al.

İstediğin kadar çok kurabiye al.

İstediğin kadar çok şeftali al.

Derin bir nefes al ve sonra gevşe.

Günde üç kez ilacı al.

Buyur. Bunu yanına al. Faydalı olabilir.

Yanına bir kazak al böylece üşütmezsin.

Yağmur yağmaya başlar diye yanına bir şemsiye al.

Bu katlanan şemşiyeyi yanına al. Yararlı olabilir.

İstersen evin anahtarını vereyim de git, masanın üstüne bıraktığım parayı al?

Lütfen bir tane daha al.

Elmaların herhangi birini al.

Ondan bir randevu al.

Al. Bunu yanında taşı. İşine yarayabilir.

Burnundan nefes al.

Git ve üç şişe kola al.

Bu ilacı öğünler arasında al.

Kalemi yerden al.

Bir bardak bira daha al, lütfen.

Eğer ilginç bir kitap görürsen, lütfen bana al.

Her yemekten sonra bu ilacı al.

Bu bıçağı al ve üst kısmı kes.

Her yemekten önce bu ilacı al.

Her dört saatte bir bu ilacı al.

Al Gore bir küresel ısınma eylemcisi.

Hırdavatçıya git ve vidaları al.

Üşüttüğünde bu ilacı al.

Resepsiyondan bir randevu daha al.

Kal ve bizimle bir içki al.

Bir kart al.

Bir içki al.

Al götür.

Sadece birini al.

Bir numara al.

Sadece bir tane al.

Onu geri al.

Gel ve onu al.

İşte, bunu al.

Al bunu lütfen.

Onun araba anahtarlarını al.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch