Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "alınan"

Lernen Sie, wie man alınan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 25 handverlesene Beispiele.

Alıştığı aileden geri alınan çocuk yıkıma uğrar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yılda alınan yerli patent sayısı Türkiye'de 44, ABD'de ise 122 bin.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hayattan alınan bir örnektir. Böyle örnekleri severim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu programların insanlardan alınan vergilerle ödenmesi gerekiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ebeveynler çocukları için örnek alınan kimseler olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı durumlarda, meme ameliyatı koruyucu bir ameliyattır- meme kanseri riski yüksek olduğu düşünülenler tarafından alınan bir önlem.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu köprü aslında geçiş ücreti alınan bir köprüydü.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni yıl bahanesiyle ocakta alınan kararlar genellikle şubatta bozulmuş olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Almanya'da İtalyan Mafyası hafife alınan bir sorundur.
Translate from Türkisch to Englisch

Aile üyelerinin ordudan alınan açıklama ile ilgili ciddi şüpheleri vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ailenin ordudan alınan açıklama ile ilgili ciddi şüpheleri vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Irak işgali, bir Amerikan başkanı tarafından alınan en kötü dış politika kararıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradan satın alınan ürünler ücretsiz olarak teslim edilecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim dilin söz varlığında başka dillerden alınan sözler çoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

En sevdiğim barımın küçüklere alkol sunmak nedeniyle askıya alınan alkol lisansı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim görevim toplantıda alınan kararların duyurusunu yapmak.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim işim toplantı sırasında alınan kararları kamuoyuna duyurmak.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali ağzından kerpetenle laf alınan biri.
Translate from Türkisch to Englisch

Üst üste alınan kötü sonuçların ardından Ali'nin bileti kesildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, bölgeyle ilgili alınan üç karardan biriydi.
Translate from Türkisch to Englisch

Satın alınan hisse miktarı açıklanmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Aslında hırsızlar için açılamayacak kapı yok. Alınan tüm önlemler açma süresini uzatıp gürültüyü artırarak caydırıcı olmayı hedefliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Dünyayı duyu organları tarafından alınan ve beyin tarafından yorumlanan sinyaller aracılığıyla deneyimliyor ve anlıyoruz - ve bu sürecin her iki aşaması da çarpıtmalara tabidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ölüm kafaya alınan bir darbe kaynaklıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şeyin değeri ile onun için alınan şey iki farklı şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch