Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "alacak"

Lernen Sie, wie man alacak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Sözlüğü alacak kadar param yok.
Translate from Türkisch to Englisch

En iyi halde ortalama bir not alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bu görev için nitelikli olması en az iki yılını alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O otomobili satın alacak mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Arabayı satın alacak mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Sam, bu senin saatlerini alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Otobüs bizi nereden alacak?
Translate from Türkisch to Englisch

İstasyona taksiyle gitmek 20 dakikamı alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu güzel günlerden bir gün o sadece hak ettiğini alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O kitabı okumayı bitirmem uzun bir zaman alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom üniversite derecesiyle daha iyi bir iş alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un durumu istediği yerde bir ev alacak kadar oldukça iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gelecek hafta yeni bir araba satın alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un vasiyetine göre, Mary onun tüm gayrimenkulünü miras olarak alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha az sayıda işçi eşya satın alacak paralı daha az sayıda insan anlamına geliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom okuldan sonra çocukları gelip alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Görev için kalifiye olması onun en az iki yılını alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un nefes alacak zamanı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un biraz zamanını alacak, fakat sonunda Mary'nin üstesinden gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz zaman alacak, ama sonunda Tom tekrar yürüyebilecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin yerinizi kim alacak?
Translate from Türkisch to Englisch

Annesinin yerini kim alacak?
Translate from Türkisch to Englisch

Onların sınıfının sorumluluğunu kim alacak?
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz zaman alacak, fakat sanırım nasıl gitar çalınacağını öğrenebileceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni bir traktör almak için yeterli paramızın olması biraz zaman alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün çatının karını kürekle temizlemek biraz zaman alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Peruk takmaya alışmak biraz zaman alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada yaşamaya alışmak biraz zaman alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Kamyonu boşaltmayı bitirmek biraz zaman alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O, rüşvet alacak son adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecek seçimlerde işini geri alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Emi İngilizce eğitimi alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

İyileşmek uzun zaman alacak mı?
Translate from Türkisch to Englisch

O gelecek hafta İngilizce eğitimi alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O, gelecek hafta yeni bir bisiklet alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Böylesine pahalı bir bisikleti alacak kadar delisin.
Translate from Türkisch to Englisch

O arabayı satın alacak mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Almanca öğrenmem zaman alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu alacak kadar zengin değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni bir bisiklet alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilet alacak param yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir araba alacak kadar param var.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary diplomasını haziranda alacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Otobüs bizi saat kaçta alacak?
Translate from Türkisch to Englisch

Ondan tavsiye alacak kadar akıllıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ödevimi bitirmem ne kadar zamanımı alacak.

Ekmek ve süt alacak kadar parası ancak vardı.

Keşke o arabayı satın alacak yeterli param olsa.

O garaj iki otomobil alacak yere sahip.

Sözlüğü alacak param yok.

Tom önümüzdeki hafta birkaç gün izin alacak.

Konser biletlerini alacak paraları yoktu.

Tom istediği evi satın alacak kadar yeterli paraya sahip.

Soğuk algınlığımı atlatmak uzun zamanımı alacak.

Mary yeni perdeleri için saten malzeme alacak.

İşi alacak mısın?

Buradaki hayata alışmak biraz zamanımı alacak gibi görünüyor.

Polis sadece parayı alacak ve belki de sahibini aramayacaklar bile.

Bunu bitirmek çok zamanımı alacak.

Bunu tamamlamak çok zamanımı alacak.

Bu zaman alacak.

Zaman alacak.

Aylar alacak.

Saatler alacak.

Tom onu alacak.

Tom bir tane alacak.

Tom bunu dikkate alacak.

Bu daha ne kadar alacak?

Oraya varmamız daha ne kadar alacak?

Dün baktığın şu elbiseyi alacak mısın?

Tom anneler günü için muhtemelen annesine biraz çiçek alacak.

Tom'un ihtiyacı olan her şeyi alacak yeterli parası yoktu.

Tom'un istediği gitarı alacak yeterli parası yoktu bu yüzden daha ucuz olanını aldı.

Bu gerçekten biraz vakit alacak.

Bu gerçekten zaman alacak.

Sadece biraz zaman alacak.

Oraya gitmek en az bir saat alacak.

Tom ihtiyacın olan her şeyi sana alacak.

Bunu açıklamak biraz zaman alacak.

Bu biraz zaman alacak.

Bu bir dakikanızı alacak.

O mümkün ama zaman alacak.

Biraz zaman alacak.

Yaklaşık bir saat alacak.

Bu biraz zaman alacak mı?

Yaklaşık üç saat alacak.

Tom uygun ayakkabıları nereden alacak?

Facebook 19 milyon dolara Whatsapp'ı satın alacak.

Sonunda Tom'un yerini alacak birini işe aldık.

Tom yeni bir bilgisayar satın alacak.

Herkes hak ettiğini alacak.

Onu satın alacak mısın, almayacak mısın?

Tiyatro biletlerini kim alacak?

Bunu o alacak.

Tom bir tane ve onu seven bir kız alacak.

Karl'ın ölümünün öcünü kim alacak?

Otobüsle gitmek çok zaman alacak mı sence?

Tom büyük olasılıkla kırmızı arabayı satın alacak.

Tom'un alacak bazı kararları var.

Ucuz mal alacak kadar zengin değilim.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch