Lernen Sie, wie man alay in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Yabancılarla alay etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla alay etme.
Translate from Türkisch to Englisch
O çocuk şekerleme için annesiyle alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, profesörün konuşma şekli ile alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar seninle alay ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir öğretmen hata yapan bir öğrenci ile asla alay etmemelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Lehçesinden dolayı, Tom her zaman John'la alay eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'la alay etmemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a Mary ile alay etmemesini defalarca söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk, korkak olduğu için, arkadaşıyla alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary alay edilmeye alışkın değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar Jack'in saç kesimi ile alay ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar Mary ile alay ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Jimmy arkadaşlarının onunla alay etmesine alışıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar benimle alay ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary ile alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar Mary ile alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlarla alay etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Diğerleriyle alay etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlarla alay etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuklarla alay etme.
Translate from Türkisch to Englisch
O, herkesin içinde benimle alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar yeni öğrenciyle alay ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kocasıyla alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuk kızla alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşlı insanlarla alay etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
O bizim cehaletimizle alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, o kadına yüz hareketleri yaparak alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun hakkında onunla alay ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Diğer insanlarla alay etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla alay etmemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla alay etmemek elimde değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary ile alay etmemesi gerek.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar sık sık patronla alay ederler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onunla alay ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle alay edebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle alay edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O çocukla alay etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Başkalarıyla alay etmemeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşları tarafından alay edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınıf arkadaşları tarafından alay edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin aksamasıyla alay etmemeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse herkesin önünde alay edilmekten hoşlanmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız tüm sınıf arkadaşları tarafından alay edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Yabancıların Japoncadaki hatalarıyla alay etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle alay etmeyi bırak.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle alay etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Ken ile alay ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Çabalarımla alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim fikrimle alay etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlarla alay etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom seninle alay ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un onun hakkında alay ettiğini sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Seninle alay etmiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom alay konusu olabilecek bir kimse.
O şiirimle alay etti.
Tom'la alay etme.
Sadece alay ediyorum.
Benimle alay ediyorsun.
İnsanlar benimle alay edecek mi?
Tom'un şivesiyle alay ettim.
Arkamdan benimle alay ettiğini biliyorum.
Seninle asla alay etmedim.
Bütün adamlar onunla alay ettiler.
Bütün kızlar onunla alay ettiler.
Kızlar Tom'a sataştı ve onunla alay ettiler.
Fizik öğretmenim benimle alay etmişti.
Bu konuda benimle alay etti.
Bu konuda onunla alay ettik.
Bu konuda benimle alay ettiler.
İnsanların benimle alay edeceğini düşünüyor musun?
Diğer çocuklardan farklı göründüğü için Tom'la alay edildi.
Benimle alay etmeyeceğine söz ver.
Bunu yaparsan kendini alay konusu edersin.
Bana hain dediniz, korkak dediniz, alay ettiniz ya başka?
Mary genelde alay edilmeye alışkın değildir.
Kör bir insanla alay etmek acımasızcadır.
Benimle alay etti.
Sen benimle alay mı ediyorsun?
Tom sürekli benimle alay ederdi.
Tom aksanımla alay etti.
Bugün okulda alay edildim.
Okulda Tom'la sık sık alay edildi.
Çocuklar benimle alay ederdi.
Tom alay etti.
Benimle alay mı ediyorsun?
Bizimle alay etmeyin.
Onunla alay etmeyin.
Onlarla alay etmiyordum.
Bizimle alay etmemelisin.
Onlarla alay etmemelisin.
Benimle alay etmemelisin.
Onlarla alay etmeye gidelim.
Onunla alay etmeye gidelim.
Ya benimle dalga geçiyorsun ya da benimle alay ediyorsun.
Tom Mary ile alay ediyor.
Yaşlı bir adamla alay etmek yanlıştır.
Tom sadece alay ediyordu.
Sadece alay ettiğini söyledin.
Tom'la alay etmeye gidelim.