Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ali"

Lernen Sie, wie man ali in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Ali yeni bir at almak istediği için para biriktiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali, Mevlana'nın Mesnevisini asıl metninden okuyabilmek için Farsça öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali iyi bir kişi.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçokları Ali Hamaney'i Makyavel ile karşılaştırır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali sözünde durur.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali verecek cevap bulamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali beni görüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Muhammed Ali, Amerikalı bir boksördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşi eve gelince Ali yemek hazırladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali okulu bitirmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali benim kardeşim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali ata bakarken İpek ip atlıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ömer mısır yerken Ali ata bakıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali ata bak!
Translate from Türkisch to Englisch

Ali topu Ömer'in kafasına attı ve Ömer mısırı yere düşürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali ganyan bayiine gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ha Ali Hoca, ha Hoca Ali.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali doğma büyüme İstanbullu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali gerçek İstanbulludur.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali yedi göbek İstanbullu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali orucunu hurma ve suyla açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali topu ağlara yolladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali topu filelere gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ceza sahasında topla buluşan Ali takımının ikinci golünü kaydetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali sahalarda ender görülen jeneriklik bir gole imza attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali düzgün bir vuruşla takımını öne geçiren gole imza attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali attığı şık çalımla rakibinden sıyrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali seri çalımlarla rakiplerini ekarte etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali rakiplerinden bir bir sıyrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali driplingle adam eksiltebilen bir oyuncu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali bileklerine çok hâkim bir futbolcu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali bu sezon ligde en çok gol atan futbolcu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali geçen sezon ligin en fazla asist yapan futbolcusuydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali lig tarihinin en golcü oyuncusu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali gibi futbolcular kolay yetişmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali iyi topçu, ama bir Alex değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Kondisyon problemi yaşayan Ali ikinci yarı oyundan düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Sakatlık yaşayan Ali karşılaşmayı tamamlayamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali köşe gönderinden topu oyuna soktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali topu çeyrek daireye yerleştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali taç atışını kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali etkili korner atabilen bir futbolcu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali ceza sahasına nefis bir orta açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali yaptığı verkaçlarla iki rakip oyuncuyu oyundan düşürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali rakibine yaptığı sert müdahale nedeniyle kırmızı kart görüp oyundan atıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali henüz onuncu dakikada kırmızı kart görerek oyundan ihraç edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali takımını on kişi bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali ceza sahasında yerde kaldı ve penaltı!

Ali topu penaltı noktasına yerleştirdi.

Ali kaleciyi ters köşeye yatırdı.

Ali topu ve kaleciyi ayrı köşelere gönderdiği penaltı golüyle takımının beraberlik golünü kaydetti.

Ali frikikten mükemmel bir gol attı.

Ali yüzüne gelen sert top nedeniyle sakatlık geçiriyor.

Adalesinde bir problem yaşayan Ali sekerek oynuyor.

Ali yedek kulübesine "Beni değiştirin." işareti yaptı.

Sakatlık geçiren Ali oyundan alındı.

Ali oyundan çıkarken kendisini destekleyen seyircileri alkışladı.

Köşe vuruşunu Ali kullanacak.

Ali ön direğe doğru bir orta açtı.

Ali arka direğe doğru kavisli bir orta açtı.

Ali araya girdi.

Erkan'ın şutunu kaleci çıkarmayı başardı, ikinci pozisyonda Ali dönen topu filelere gönderdi.

Ali kaleciden dönen topu tamamladı.

Ali, Mehmet'e pas verdi.

Ali, Oğuz'u çalımladı.

Ali, Ümit'e faul yaptı.

Ali zeki bir vuruşla kaleci Serdar'ı avladı.

Ali tam doksana giden topu harika bir refleksle kurtardı.

Ali gole izin vermedi.

Ali gole geçit vermedi.

Ali kalesinde devleşti.

Ali kalesini gole kapadı.

Ali beş maçtır kalesini gole kapadı.

Ali beş maçtır gol yemedi.

Ali, Ahmet'in köşeye giden şutunu kornere çeldi.

Ali boşa çıktı.

Ali golü bacak arasından yedi.

Ali golü tuttuğu köşeden yedi.

Ali kontrpiyede kaldı.

Ali rakip forvetleri boş bıraktıkları için arkadaşlarına kızıyor.

Ali golden sonra defansa kızdı.

Ali yerde kaldı. Hakem oynayın diyor.

Yerde kalan Ali faul bekledi.

Yerde kalan Ali penaltı bekliyor, ama hakemin kararı devam.

Ali kendini yere atmış. Pozisyonun penaltıyla uzaktan yakından alakası yok.

Ali hakemi aldatmaya yönelik hareketinden dolayı sarı kart gördü.

Ali ikinci sarıdan atıldı.

Ali centilmenlik dışı hareketi sebebiyle kart gördü.

Oyundan çıkan Ali kaptanlık pazubandını Can'a verdi.

Lifi atan Ali maçı tamamlayamadı.

Ali uzun süren sakatlığın ardından düz koşulara başladı.

Ali uzun süren sakatlığının ardından takımla birlikte antrenmanlara başladı.

Ali ön libero pozisyonunda oynuyor.

Ali sağ açık oynuyor.

Ali sol bek mevkisinde oynuyor.

Oyun kurucu pozisyonundaki Ali takımın hücumlarındaki kilit isim.

Ali çalımlarıyla Yıldızspor defansını hallaç pamuğuna çevirdi.

Ali bu sezon 20 kez rakip fileleri sarstı.

Ali antrenmanda sağ arka adalesinden sakatlandı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch