Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "alkol"

Lernen Sie, wie man alkol in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Alkol içebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol, karaciğere zararlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Nefesi alkol kokar.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol Kullanıyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben alkol içmem.
Translate from Türkisch to Englisch

O asla alkol içmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkollü araba sürme için kan alkol limiti Teksas'ta .08 dir.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol tüketimi her yıl artıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bira %5 alkol içermektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol ve sigara içmek sağlık için kötüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol almama izin verilmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Neredeyse her gün alkolsüz bira içiyor çünkü bira onun en sevdiği içecek fakat her gün alkol içmek istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktoru ona alkol içmemesini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ölçülü içilirse, alkol zararlı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tiyatroda alkol içmememiz gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol içemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben alkol kullanmam.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol içtikten sonra sürüş yapmak kabul edilemez bir davranıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kişinin alkol sorunlarının olduğunu ne zaman söyleyebiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol hiçbir sorunu çözmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol hiçbir sorunu halletmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şişeden biraz alkol alıp suyla değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom asla alkol içmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ebeveynlerinden biraz alkol çaldı ve onların fark etmeyeceklerini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom alkol kokuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktorum bana bir süreliğine alkol içmekten kaçınmamı önerdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol oyunlarını seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol bağımlılığı tedavi edilemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktoru, Tom'a haftanın en az üç gününde alkol içmemesini önerdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok alkol alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol bağımlısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktoru ona alkol almamasını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol tüketir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol içmeye son verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol kullanmayı bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol, senin yaşamını ele geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, alkol yüzdesi düşük bir biradır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç bir damla alkol almadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu gece canım alkol almak istemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol tüketimi her sene artıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol bir uyuşturucudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Artık alkol içmesen iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Enerji içecekleri ile karışık bir alkol tehlikeli bir kombinasyon olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sırtını alkol ile ovun.
Translate from Türkisch to Englisch

Dur! Bu gecelik bu kadar alkol yeter.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol kokuyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye John'un nefesinde alkol kokusu alacağını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol alıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok alkol aldık.
Translate from Türkisch to Englisch

O çok fazla alkol almaktan kaçındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bir alkol sorunu var.
Translate from Türkisch to Englisch

Alkol sizi aç karnına daha çabuk etkiler.

İlaç ve alkol çoğu zaman karışmaz.

Dünya Sağlık Örgütünün alkolün zararlı kullanımını azaltmak için bir planı var. Bu alkolle ilgili vergi yükseltme, alkol alacak yerlerin sayısını azaltma ve içme yaşını yükseltmeyi içermektedir. Yetkililer diğer önlemlerin etkili sarhoş sürücü yasalarını ve bazı alkol reklamlarını yasaklamayı içermektedir.

Alkol düşmandır.

O biraz alkol bağımlısı.

Çok fazla sigara içmek ve çok fazla alkol almak tehlikelidir.

Tom'un Mary'nin içkisine alkol kattığını gördüm.

O geldiğinde ve beni bulduğunda, onun bütün vücudu alkol kokuyordu.

Alkol karaciğere zarar verir.

Alkol Almanya'da da ucuzdur.

O alkol içemez.

Alkol - bir daha asla!

Bence onun alkol sorunu var

Tom alkol ve ağrı kesicileri kötüye kullandı.

Alkol almak için çok gençsin.

Alkol almak için çok gençsiniz.

Biri onun içeceğine alkol kattı.

Elektronik bileşenler saf izopropil alkol kullanarak temizlenebilir.

"Babam alkol kullanmaz." "Benimki de."

Alkol onun hayatını devraldı.

Birdaha asla alkol almayacağım.

Alkol onun konuşmasını etkilemeye başlıyor.

Ben onun bir alkol sorunu olmadığından eminim.

Benim için alkol, kadınların ve çocukların en kötü düşmanıdır.

Alkol tüketimi Doğu Avrupa'da, Batı Avrupa'dan daha yüksektir.

Avrupalılar yılda ortalama 12.5 litre saf alkol içerler.

Avrupalılar dünyanın en büyük alkol tüketicileridir.

Avrupalılar dünyadaki en büyük alkol tüketicileridir.

Ben alkol içmemeyi tercih ediyorum. Ben yeşilaycıyım.

Elektronik bileşenler saf izopropil alkol kullanarak temizlenebilirler.

ABD'de, genellikle alkol satın almak için kimlik göstermek zorundasınız.

Alkol sağlık için zararlıdır.

ABD'de hala bazı alkol karşıtı eyaletler vardır.

Alkol bir tedavidir.

Birinci sınıf uçak bileti ücretsiz alkol ile birlikte gelir.

Eğer alkol içersem bir sakıncası var mı?

Onun nefesi alkol kokuyor.

Hamilelik sırasında alkol içmek çocuğun fetal alkol bozukluğu ile doğmasına neden olabilir.

Onun onun içkisine alkol kattığını gördüm.

Bu parti çok sıkıcı. Alkol yok.

Tom bol miktarda alkol içer.

Tek bir bardak alkol kanser riskini artırır.

Partide bir sürü alkol olacak.

Alkol karaciğeri tahrip eder.

Karaciğerimde sadece senin için bir köşem var, alkol.

Bu bira yüksek oranda alkol içerir.

Üzgünüm, ben alkol alamam.

Alkol onu etkiledi.

Burası alkol satışının yasak olduğu bir kasabadır.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch