Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "almaz"

Lernen Sie, wie man almaz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 89 handverlesene Beispiele.

İnsanlar, bu dükkândan süt almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Aylığını alır almaz, onun hepsini harcadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangi yolu izlersen izle, şehre gidiş yirmi dakikadan fazla zamanını almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir bardak daha süt almaz mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işini çok ciddiye almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, şeyleri asla ödünç almaz ya da vermez.
Translate from Türkisch to Englisch

O, çok meşgul olduğum gerçeğini asla dikkate almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok yese bile kilo almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sandalye almaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz çay almaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz kek almaz mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz meyve almaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz daha çay almaz mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz daha kahve almaz mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Benimle birlikte biraz çay almaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu oda fazla güneş almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu oda çok fazla güneş ışığı almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi bir video kamera alır almaz, online koymak için videolar yapmaya başlayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Para mutluluğu satın almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom iyi eleştiri almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Alır almaz parayı harcarım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu oda çok güneş almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir fincan daha kahve almaz mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu mağazadan neredeyse bir şey almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Cevap alır almaz, seni arayacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Akademik sözlüklerin çoğunda küfür yer almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bunu almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onu almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir duş almak Tom'un uzun zamanını almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Master card her şeyi satın almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimse seni almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom neredeyse hiç çikolata kalıbı almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Koşmak için köpek para almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Sınavı ilk bitiren öğrenci her zaman en iyi notu almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayı kimseden izin almaz ve tayga ormanlarını vermez.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Noel için asla bir şey almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Mektubunu alır almaz, cevap yazmaya oturdum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım yiyecek bir şey alır almaz hepimiz daha iyi hissedeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar genellikle rehine almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, mektubu alır almaz onu ikiye yırttı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu otel köpekleri almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Mesajını alır almaz geldim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bunu hiç almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün Brezilyalılar Karnavaldan zevk almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom önerimizi dikkate almaz ki.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bu postayı alır almaz bana bir cevap gönder.
Translate from Türkisch to Englisch

Biletleri alır almaz onları sana göndereceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen bu e-postayı alır almaz cevap ver.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu mektubu alır almaz bana cevap yaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çok güzel bir dondurma. Biraz almaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom açıkça onu almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ilacı alır almaz onun ateşi düştü.

Tom işleri ciddiye almaz.

Benim koçum günde 8.000 kalori alır ve asla kilo almaz.

Eğer sözünü tutmazsan insanlar seni ciddiye almaz.

Birçok ülkelerde öğretmenler yüksek ücretler almaz.

Birçok insan otostopçuları almaz.

Maaşımı alır almaz sana geri ödeyeceğim.

O konuştuğu zaman asla nefes almaz.

Tom ekmek almaz.

Mary ekmek satın almaz.

Çeki alır almaz bankaya gittim.

Doktor yoksullardan gelen herhangi bir hediyeyi almaz.

Maaşını alır almaz onu harcadı.

O mektubu alır almaz New York'a gitti.

O sadece onu almaz.

Çok fazla kurabiye yaptım, bu yüzden biraz almaz mısın?

Mektubu alır almaz cevap yazmaya özen gösteririm.

Tom onu pek satın almaz.

Tom kendini ciddiye almaz.

Tom muhtemelen pek fazla ziyaretçi almaz.

Para hastalıktan muafiyet satın almaz.

Bir sınavı ilk bitiren öğrenci mutlaka en iyi notu almaz.

Tom neredeyse hiç çikolata almaz.

Tom neredeyse hiç çikolata satın almaz.

Tom, Mary'nin mektubunu alır almaz Boston'a gitti.

Tom genellikle istediği şeyi almaz.

Bunu yapman o kadar çok zaman almaz.

Tom genelde pahalı kıyafet almaz.

Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz.

Tom arkadaşlarından asla borç para almaz.

Tom arkadaşlarından borç almaz hiç.

Bunu yapmak fazla zaman almaz.

Belgelerin doldurulması o kadar zaman almaz.

Çin klasikleri konusunda neredeyse hiçbir öğrenci tam not almaz.

Beş dakikanızı bile almaz.

Altını pas almaz.

Devlet hızlı karar almaz, devlet doğru karar alır.

Tom ekmek satın almaz.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch