Lernen Sie, wie man almaz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 89 handverlesene Beispiele.
İnsanlar, bu dükkândan süt almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Aylığını alır almaz, onun hepsini harcadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi yolu izlersen izle, şehre gidiş yirmi dakikadan fazla zamanını almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir bardak daha süt almaz mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom işini çok ciddiye almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
O, şeyleri asla ödünç almaz ya da vermez.
Translate from Türkisch to Englisch
O, çok meşgul olduğum gerçeğini asla dikkate almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok yese bile kilo almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sandalye almaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz çay almaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz kek almaz mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz meyve almaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz daha çay almaz mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz daha kahve almaz mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle birlikte biraz çay almaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda fazla güneş almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda çok fazla güneş ışığı almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi bir video kamera alır almaz, online koymak için videolar yapmaya başlayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Para mutluluğu satın almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyi eleştiri almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Alır almaz parayı harcarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda çok güneş almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir fincan daha kahve almaz mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bu mağazadan neredeyse bir şey almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Cevap alır almaz, seni arayacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Akademik sözlüklerin çoğunda küfür yer almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir duş almak Tom'un uzun zamanını almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Master card her şeyi satın almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse seni almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom neredeyse hiç çikolata kalıbı almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Koşmak için köpek para almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sınavı ilk bitiren öğrenci her zaman en iyi notu almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayı kimseden izin almaz ve tayga ormanlarını vermez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Noel için asla bir şey almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Mektubunu alır almaz, cevap yazmaya oturdum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım yiyecek bir şey alır almaz hepimiz daha iyi hissedeceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar genellikle rehine almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
O, mektubu alır almaz onu ikiye yırttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu otel köpekleri almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Mesajını alır almaz geldim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu hiç almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün Brezilyalılar Karnavaldan zevk almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom önerimizi dikkate almaz ki.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bu postayı alır almaz bana bir cevap gönder.
Translate from Türkisch to Englisch
Biletleri alır almaz onları sana göndereceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bu e-postayı alır almaz cevap ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mektubu alır almaz bana cevap yaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok güzel bir dondurma. Biraz almaz mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom açıkça onu almaz.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ilacı alır almaz onun ateşi düştü.
Tom işleri ciddiye almaz.
Benim koçum günde 8.000 kalori alır ve asla kilo almaz.
Eğer sözünü tutmazsan insanlar seni ciddiye almaz.
Birçok ülkelerde öğretmenler yüksek ücretler almaz.
Birçok insan otostopçuları almaz.
Maaşımı alır almaz sana geri ödeyeceğim.
O konuştuğu zaman asla nefes almaz.
Tom ekmek almaz.
Mary ekmek satın almaz.
Çeki alır almaz bankaya gittim.
Doktor yoksullardan gelen herhangi bir hediyeyi almaz.
Maaşını alır almaz onu harcadı.
O mektubu alır almaz New York'a gitti.
O sadece onu almaz.
Çok fazla kurabiye yaptım, bu yüzden biraz almaz mısın?
Mektubu alır almaz cevap yazmaya özen gösteririm.
Tom onu pek satın almaz.
Tom kendini ciddiye almaz.
Tom muhtemelen pek fazla ziyaretçi almaz.
Para hastalıktan muafiyet satın almaz.
Bir sınavı ilk bitiren öğrenci mutlaka en iyi notu almaz.
Tom neredeyse hiç çikolata almaz.
Tom neredeyse hiç çikolata satın almaz.
Tom, Mary'nin mektubunu alır almaz Boston'a gitti.
Tom genellikle istediği şeyi almaz.
Bunu yapman o kadar çok zaman almaz.
Tom genelde pahalı kıyafet almaz.
Allah dokuzda verdiğini sekizde almaz.
Tom arkadaşlarından asla borç para almaz.
Tom arkadaşlarından borç almaz hiç.
Bunu yapmak fazla zaman almaz.
Belgelerin doldurulması o kadar zaman almaz.
Çin klasikleri konusunda neredeyse hiçbir öğrenci tam not almaz.
Beş dakikanızı bile almaz.
Altını pas almaz.
Devlet hızlı karar almaz, devlet doğru karar alır.
Tom ekmek satın almaz.