Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "altın"

Lernen Sie, wie man altın in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Her parlayan şey altın değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızın altın saçı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Avustralya'ya altın bulmak arzusuyla gittiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Aptal! Seni sevdiğini söylediğinde dürüst olmuyor. Hâlâ anlamadın mı? O, tam bir altın arayıcısı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başarısı için onu altın madalyayla ödüllendirdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Buraya altın barlarını kim gömdü.
Translate from Türkisch to Englisch

O altın kadar iyi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar altın kadar iyi.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın sudan çok daha ağırdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın renk olarak pirinç madenine benzer.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın gümüşten daha ağırdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın tüm metallerin en değerlisidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın bir yatakta yatan zengin bir adam var.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın, demirden daha fazla çeker.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar altın piyasasını kontrol altına almaya çalıştılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu saf altın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Altın demirden daha ağırdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın demirden daha kıymetlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın ince plakalar halinde dövüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın her şeyi satın alamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim sözlerim altın değerindedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin onun büyükbabasının altın saatini çaldığından oldukça emindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok Amerikalı altın standartı istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın alanlarında çok sayıda doktor yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok insan altın aramak için Batı'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok insan altın aramak için Batıya yola çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom altın paralarını koyduğu yerin mükemmel saklama yeri olduğunu düşünüyordu. Fakat, yanılıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, gerçekten altın almak için gelmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Carl bana altın madalya gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O saf altın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir altın saat verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın orada keşfedildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın bulmak kolay değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimiz altın aramaya gittik.
Translate from Türkisch to Englisch

Hangisi daha ağır, kurşun mu yoksa altın mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Altın bir para var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben altın madalya kazandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok adam altın aramak üzere batıya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Dokunduğu altın oluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona altın bir saat hediye ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Gümüş yüzükleri altın olanlara tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın fiyatı günlük olarak dalgalanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok büyük miktarlarda altın almaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgelik altın ya da gümüşten daha iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona bir ödül olarak altın bir saat verildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın Kaliforniya'da keşfedildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar altın ve gümüş ticareti yapmak istiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kazandığı ilk altın madalyaydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Küçük altın bir kaşıkla çayını karıştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Altın madalya kazandığı için onu tebrik ettik.

Altın fiyatının yükseleceği kesin.

İşte altın bir sikke.

O altın bir madalya kazandı.

Altın paslanmaz.

Japonya'nın altın ve döviz rezervleri 1998'in sonunda $68.9 milyarı gösteriyordu, bir yıl öncekinden $77.0 milyar daha aşağı.

Emekli olduğu gün şirket ona altın bir saat hediye etti.

Altın mı iyi yoksa gümüş mü?

Hiç altın yok.

Bu altın.

Altın değerindesin.

Altın, demirden daha ağırdır.

Altın diğer bütün metallerden daha değerlidir.

Bu bilezik altın kaplamalı değil.

Altın kurşundan daha pahalıdır.

Altın para düşünülenden çok daha değerliydi.

O altın av köpeğidir.

Tom'un altın paraları nereye sakladığını bilen tek kişi benim.

Altın madalyayı kimin kazanacağını düşünüyorsun?

Sence altın madalyayı kim kazanır?

Kanadalı bayan hokey takımı altın madalya kazandı.

Kim altın kazanacak?

Kim altın madalya kazanacak?

Sage Kotsenburg kar kaykayı yamaç sitilinde Amerika Birleşik Devletleri için ilk altın madalyayı kazandı.

Alman sporcular Kanada'daki kızak dünya şampiyonluğunda dört altın madalya kazandılar.

Tom altın yüreklidir.

Tom altın paraları nereye sakladığını hiç kimseye söylemedi.

Güzel genç kız kayanın tepesine oturdu ve güneşte altın rengi saçlarını taradı.

Zürih, Londra'dan sonra dünyanın ikinci en büyük altın borsasıdır.

Oyunda altın madalyayı Japonya takımı kazandı.

Saatim altın kaplamadır.

Altın saçları yaz rüzgarında dalgalanıyordu.

Babam altın gibi adamdır.

Bir tane külçe altın çalmıştık.

Babamın altın bir kalbi var.

Ateş karşısında bozulmayan altın, altın karşısında bozulmayan kadın, kadın karşısında bozulmayan erkek, kalitelidir.

Tom eski bir altın sikke buldu.

Bu gerçek altın mı?

Altın bir fırsatı kaçırdım.

Altın yumurtlayan kaz kesilmez.

Altın kural nedir?

Altın golemleri hazineyi korumak için kullanılan gardiyanlardır.

Altın standardında kalan bir tek ülke yok.

Altın aramaya gitti.

Altın bir fırsat mı kaçırdım?

Kapının üzerinde büyük bir altın yıldız vardı.

Bu Tom'un altın parayı bulduğunu söylediği yer.

Olimpiyat altın madalyası muhtemelen en imrenilecek spor ödülüdür.

O altın yüzük anneme aitti.

O, altın bir üç bacaklı zıpkınla onu bıçakladı.

Altın kralın kralıdır.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch