Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "altını"

Lernen Sie, wie man altını in einem Türkisch Satz verwendet. Über 32 handverlesene Beispiele.

Sayfanın altını oku.
Translate from Türkisch to Englisch

O, altını çaldığını itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların yeteri kadar altını yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, koltuk altını tıraş etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bence yatağın altını kontrol etmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanapenin altını kontrol etmen gerektiğini düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un altını nereye gömdüğünü bilmem gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un altını nereye gömdüğünü bilmeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cümlede en önemli kelime olduğunu düşündüğü şeyin altını çizdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunlardan iki tanesini seçin ve altını çizin.
Translate from Türkisch to Englisch

Birisi mekanı altını üstüne getirerek aramış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bebeğin altını değiştirdikten sonra ellerinizi güzelce yıkamanız çok önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Altını tut.
Translate from Türkisch to Englisch

Bebeğiniz pişiklere eğilimli ise, bebeğinizin altını temizledikten sonra bebek bezi kremi, toz veya vazelin uygulamak isteyebilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bebeğin bezini attıktan sonra, bebeğin altını bir mendille veya nemli bir bezle uygun şekilde temizlemen gerekecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu metinde tüm gelecek fiillerinin altını çiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sana altını kumdan nasıl ayıracağımı göstereceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kutunun altını üstüne getirmemeye dikkat et.
Translate from Türkisch to Englisch

O altını istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Gece altını ıslatmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali ocağın altını kıstı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali ocağın altını açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Annesi Ali'nin altını değiştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Annesi Ali'nin altını temizledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Altını pas almaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu cadde senin, bu sokak benim, şehrin altını üstüne getirdik.
Translate from Türkisch to Englisch

Rüzgâr girmesin diye kapının altını süngerle izole ettik.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayağının altını öpeyim, yardım et.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitapta ilgimi çeken kısımları altını çizerek not ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Robert kamyonun altını aramaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Nezaket, kuyumcuların altını tel halinde incelttiği araçtan (haddeden) geçerek, senin boyunu posunu oluşturmuş. Şarap, şişeden süzülerek yanağındaki allığı oluşturmuş.
Translate from Türkisch to Englisch

Okuduğum zaman, parmaklarımla veya kalemle okuduğum yerin altını çizmem.
Translate from Türkisch to Englisch