Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "amacıyla"

Lernen Sie, wie man amacıyla in einem Türkisch Satz verwendet. Über 60 handverlesene Beispiele.

Dünya seyahatine çıkmak amacıyla parasını biriktiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, resim eğitimi amacıyla Paris'e gitmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok sayıda öğrenci müzik eğitimi yapmak amacıyla Avrupa'ya gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir hediye satın almak amacıyla bir alışveriş merkezine gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

O müzik eğitimi amacıyla İtalya'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

O müzik eğitimi amacıyla Avusturya'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz yoğun trafikten kaçınmak amacıyla, Noel için evde kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben ilk treni yakalayabilmek amacıyla her zamankinden daha erken kalktım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary, hayat sigortası için Tom'un babasını öldürmek amacıyla kumpas kuruyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, üzerine ev inşa etmek amacıyla arsayı aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi bir koltuk almak amacıyla tiyatroya oldukça erken gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tüm yardımlarına teşekkür etmek amacıyla sana öğle yemeği ısmarlamak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onu eğlence amacıyla yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu karşılamak amacıyla oraya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaşlıları korumak için üzerimize düşeni yapmak amacıyla, bakım çalışmalarımız sırasında müşterilerimizi eğitmeye ve onlara göz kulak olmaya çalışıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana faydalı olmak amacıyla sana yaklaşan bir adam görürsen, hayatın için koşmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir yıl boyunca kalmak amacıyla dört yıl önce Japonya'ya geldim.
Translate from Türkisch to Englisch

Rusya ve İran çabalarını birleştirmeli ve Kafkasya'da istikrarsızlığı önleme amacıyla lider bir rol oynamalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonca çalışmak amacıyla, Japonya'ya geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Keçuva dili konuşabilmek amacıyla çalışıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Diğer yolcularla tanışmak amacıyla yolculuk yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Çin'e gidersem, bu mümkün olduğu kadar çok Çince konuşmak amacıyla olurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Aids'li insanlara yardım etmek amacıyla para toplamak için şarkıcılar birlikte şarkı söylediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Teşekkür amacıyla size bir yemek ısmarlamak isterim.
Translate from Türkisch to Englisch

Clyde Tombaugh'ın işi bir seferde gece gökyüzünün küçük bir parçasını fotoğraflamaktı . Daha sonra bir gezegen olabilecek bir ışığın tanımlanamayan hareket eden noktasını tespit etmek amacıyla fotoğrafları dikkatlice incelemek ve karşılaştırmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana barış amacıyla bir hediye getirdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Müşterimiz dışarıdan istenmeyen bakışları önlemek amacıyla iç avlusu olan bir ev inşa etmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, müzik eğitimi amacıyla Almanya'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

O yeni bir iş bulmak amacıyla Tokyo'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, İngiliz Edebiyatı okumak amacıyla Amerika Birleşik Devletlerine gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ressam, resim çalışma amacıyla Paris'e gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik eğitimi almak amacıyla Avusturya'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, dans eğitimi amacıyla Los Angeles'a gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir öğretmen olmak amacıyla İngilizce öğrenmeye başladım.

Bu ülkeye müzik eğitimi amacıyla geldim.

O, İngiliz edebiyatı okumak amacıyla İngiltere'ye gitti.

Teleton tıbbi araştırmaları finanse etmek amacıyla para toplamak için her yıl düzenlenen bir Fransız televizyon programıdır.

Bazı fotoğraflar çekmek amacıyla partiye katıldım.

O bu suçlamalara karşı kendini savunmak amacıyla burada değil.

Ukrayna güvenlik güçleri bu iki önemli kenti birbirinden ayırmak amacıyla Donetsk ve Luhansk arasındaki kasaba ve köyleri işgal etmeye çalışıyorlar.

O tıp okumak amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti.

O, İngilizce eğitimi almak amacıyla yurtdışına gitti.

O, bir ev inşa etmek amacıyla arazi satın aldı.

O Amerikan edebiyatı okumak amacıyla Amerika'ya gitti.

Tom polise Mary'yi kendini savunma amacıyla vurduğunu söyledi.

Mahsulleri üretmek için yeni bir yöntem öğrenmek amacıyla Amerika'ya gitti.

Ticaret amacıyla Boston'dayım.

Müslüman halkı Rumların boyunduruğu altında bırakmayıp yaşama haklarını ve varlıklarını koruma amacıyla, Trabzon'da da birtakım kişiler ayrıca bir dernek kurmuşlardı.

Bu geniş yetkiyi, beni İstanbul'dan sürmek ve uzaklaştırmak amacıyla Anadolu'ya gönderenlerin bana nasıl verdiklerine şaşabilirsiniz.

Trakya'nın direnme gücünü artırmak amacıyla bu yönergeye şu bilgileri de ekledim.

Ressam resim eğitimi amacıyla Paris'e gitti.

Milli hassasiyetlerimizi tahriş, milli haklarımızı taciz, milli haysiyetimizi tahrip etmek için sürekli tertip ve tezgâh kurgulayan iç ve dış odaklar ülkemizi köşeye sıkıştırmak amacıyla menfi ve menfur operasyonlarını devamlı güncellemektedir.

Eskiden oto teyp hırsızlığı oldukça yaygındı. Birçok kişi arabayı park edip eve dönerken önlem amacıyla teybi de söküp yanında getirirdi. Çünkü hırsızlık durumunda sadece teyp gitmiyor, arabanın kapı ve camında ilave masraflar da çıkıyordu.

İnsan bazen bir şeyi onu gerçekten sevmediğinden değil, ulaşamadığı ya da eli gitmediği için ona olan iştahını bastırabilmek amacıyla da kötüler. Gerçi bu çoğu zaman pek işe yaramaz.

Bu işi para kazanmak amacıyla değil hobi olarak yapıyorum.

Yatırım amacıyla birkaç taksi plakası aldı.

Temel bir veri tabanına insanları dil aracılığıyla bir araya getirme amacıyla cümleler eklemek çok zekice, bir o kadar da iddialı bir iş.

Devletin çiftçiye destek olması amacıyla kurulmuş bir banka ne cüretle bir medya patronuna başka bir medya grubunu alması için 750 milyon dolar kredi verebilir ki?

Boeing güvenlik uzmanları, araziye kontrollü uçuş (CFIT) olarak bilinen belirli bir uçak kazası türünü ortadan kaldırmak amacıyla uluslararası bir görev gücü oluşturmak üzere diğer endüstri profesyonelleriyle birleşti.

Hediyeniz için teşekkür etmek amacıyla annem adına yazıyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch