Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "anahtarı"

Lernen Sie, wie man anahtarı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Tom anahtarı cebine koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben anahtarı almış olsaydım, kapının arkasında duruyor olmazdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı çantasına koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben aradığım anahtarı buldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı arabada bırakmak senin dikkatsizliğindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bavulu açamayasın diye anahtarı gizleyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir İngiliz anahtarı, yaygın olarak kullanılan bir araçtır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, John'un onun kaybettiği anahtarı nerede bulduğunu Mary'nin bildiğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onların onu kilitlemelerinden ve anahtarı atmalarından korkuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Mary'nin dairesi için bir anahtarı var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kapıyı kilitleyemedi, çünkü yanlış anahtarı almıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye anahtarı nereye koyduğunu sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece Tom'un bir anahtarı olmadığını söylemesinden dolayı, onun doğru olduğu anlamına gelmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom koltuğu ayarladı, anahtarı taktı, ve sonra uzaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Jim kilitin içinde anahtarı çevirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom anahtarı saklamak için iyi bir yer bulamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı bana getir.
Translate from Türkisch to Englisch

O anahtarı döndürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana anahtarı uzat.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı alabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı kaybettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben anahtarı aradım.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı onarayım.
Translate from Türkisch to Englisch

O anahtarı aradı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona anahtarı verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz sonunda anahtarı bulduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı sağa doğru dönder.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı nerede buldunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

O, anahtarı kilide soktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kutunun anahtarı budur.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen ana anahtarı getir.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı paspasın altında buldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı unuttum ve onun için geri gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana anahtarı nereye koyduğunu lütfen tekrar söyler misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Bana anahtarı ver.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen yanlış anahtarı aldın.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı ona verdiğimi hatırlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, anahtarı cebine koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom dedi ki ona göre Mary, kaybettiği anahtarı John'un nerede bulduğunu biliyormuş.
Translate from Türkisch to Englisch

Çekmecede anahtarı aradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Her zamanki gibi anahtarı masaya koydu.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabasının anahtarı için çantasını aradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapıyı kırdım çünkü anahtarı kaybettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Aradığım anahtarı buldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı kaybetmek senin dikkatsizliğindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ondan yapılmış bir yedek anahtarı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı kaybettiğim için kapıyı kırdım.
Translate from Türkisch to Englisch

Evimin dışarıda gizli bir yedek anahtarı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı bu odada bir yere bırakmış olabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Anahtarı getir.

Tom anahtarı kapıdan çıkardı.

Anahtarı Tom'un ceket cebinde buldum.

Sanırım Tom'un anahtarı nereye sakladığını biliyorsun.

Anahtarı buldum.

Anahtarı bırakın.

Tom anahtarı kontağa takmayı denedi.

Ben başarının anahtarını bilmiyorum ancak başarısızlığın anahtarı herkesi hoşnut etmeye çabalamaktır.

Tom, Mary'ye anahtarı verdi.

Anahtarı aradı.

Şimdi anahtarı alabilir miyim, lütfen?

Tom'un anahtarı nereye sakladığını biliyorum.

Anahtarı bulmalıyım.

Anahtarı bulmak zorundayım.

Anahtarı bulmam gerekiyor.

Bu anahtarı tanıyor musun?

Tom çekmeceyi kilitledi ve anahtarı cebine koydu.

Bu anahtarı nereden aldın?

Kimin anahtarı olduğunu biliyor musun?

Tom eve girmek için Mary'nin verdiği anahtarı kullandı.

Tom gizli saklama yerinden anahtarı aldı ve kapıyı açtı.

Oda anahtarı, lütfen.

Tom'un anahtarı var.

Sonunda anahtarı bulduk.

Anahtarı arabanda bırakman senin dikkatsizliğin.

Anahtarı kilide soktu.

Tom kaybettiğini düşündüğü anahtarı buldu.

O anahtarı nerede buldun?

Tom anahtarı aradı.

Oğlan kayıp anahtarı arıyordu.

Senfoninin anahtarı Sol-minördür.

Bütün sorunların anahtarı sevgidir.

Tom cebinden anahtarı çıkardı ve Mary'ye uzattı.

Tom ceket cebinden anahtarı çıkardı.

Mary'nin anahtarı nereye koyduğunu Tom'un bilebileceğini düşündüm.

Anahtarı resepsiyon masasında bıraktım.

Hangi anahtarı kullanacağımı bilmiyorum.

Anahtarı olan benim.

İşte benim apartmanın anahtarı.

Anahtarı kontağa koyun ve motoru çalıştırın.

Bu kapı için anahtarı olan tek kişi sen misin?

Bir cevap anahtarı yapmayı unutma.

Tom, doğru ebatta alyan anahtarı olmadığı için karyolanın montajını yapamadı.

Bu odanın anahtarı nerede?

Senin kalbine girmek için anahtarı nerede bulabilirim?

Tom anahtarı nereye sakladığını bilmek istiyor.

Anahtarı istedim ve odama çıktım.

Tom anahtarı Mary'ye uzattı.

Tom anahtarı için etrafa baktı.

Bundan sonra anahtarı unutma.

Şu andan itibaren anahtarı unutma.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch