Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "anlaşma"

Lernen Sie, wie man anlaşma in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Anlaşma Texas'ı bağımsız hale getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Çoğu insan onun iyi bir anlaşma olduğunu düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Anlaşma, Amerika Birleşik Devletleri'ne bir kanal bölgesi verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Birkaç yıl sonra, anlaşma test edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

18 Kasım 1903 tarihinde anlaşma imzalandı
Translate from Türkisch to Englisch

Texas'la anlaşma 12 Nisan 1844'te imzalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu büyük bir anlaşma değil. Onun hakkında endişelenme.
Translate from Türkisch to Englisch

Belki de bir anlaşma yapabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onun söylediğini anlaşma olarak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom anlaşma şartlarına uymadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onun öyle büyük bir anlaşma olduğunu düşünmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sendika ve şirket yeni bir sözleşme üzerinde anlaşma sağladılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary ile bir anlaşma yapmaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Anlaşma kabul edildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Eğer imzalamaya zorlandıysanız, anlaşma geçersizdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzerinde çalıştığım anlaşma suya düştü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu iyi bir anlaşma.
Translate from Türkisch to Englisch

Anlaşma ona rızası dışında imzalattırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu konuda anlaşma içindeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir anlaşma.
Translate from Türkisch to Englisch

Anlaşma nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'la bir anlaşma yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir anlaşma yapmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Anlaşma bu değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir anlaşma yapmak ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a adil bir anlaşma önerdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir anlaşma yapmakla ilgilendiğini duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'la geçici bir anlaşma yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun büyük bir anlaşma olduğunu sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir anlaşma yaptık.
Translate from Türkisch to Englisch

Avrupa ülkeleri arasında bir anlaşma gerekli.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu anlaşma hepimizi bağlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Aralarında gizli bir anlaşma var.
Translate from Türkisch to Englisch

Anlaşma, hareketlerle desteklenmezse, hiçbir şey ifade etmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Kötü bir anlaşma değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Şeytanla bir anlaşma yapmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Seninle küçük bir anlaşma yapacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Anlaşma olmayacak, ne şimdi ne de başka bir zaman.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun neden böyle büyük bir anlaşma olduğunu anlamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun büyük bir anlaşma olduğunu fark etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu büyük bir anlaşma olmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve ben bir anlaşma yaptık.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana anlaşma yapmanı söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlara anlaşma yapmalarını söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona anlaşma yapmasını söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona iyi bir anlaşma önerdim ama o reddetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bana çok tatlı bir anlaşma önerdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Şu anda seninle bir anlaşma yapacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ile anlaşma nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'la ne tür anlaşma yaptın?
Translate from Türkisch to Englisch

Onlarla bir anlaşma yapabildik.

Bu büyük bir anlaşma mı?

O büyük anlaşma değil.

Bu büyük bir anlaşma.

O büyük bir anlaşma.

Bu o kadar büyük bir anlaşma değil.

Bu çok büyük bir anlaşma.

Bu gerçekten büyük bir anlaşma.

Peki büyük anlaşma nedir?

O büyük bir anlaşma mı?

Hadi, bu o kadar büyük bir anlaşma değil.

Bu aslında bu kadar büyük bir anlaşma değil.

Bu gerçekten o kadar büyük bir anlaşma mı?

Bu büyük bir anlaşma olmamalı.

Bu o kadar büyük bir anlaşma olamaz.

Bu gerçekten büyük bir anlaşma değil.

Bu o kadar büyük bir anlaşma değildi.

O biraz büyük bir anlaşma.

Tom onun büyük bir anlaşma olmadığını söyledi.

Bak, bu o kadar büyük bir anlaşma değil.

Ben böyle büyük bir anlaşma olduğunu asla söylemedim.

Onun büyük bir anlaşma olmadığını ikimiz de biliyoruz.

Neden onun hakkında böyle büyük bir anlaşma yapıyorsun?

Bunun dışında büyük bir anlaşma yapmak zorunda değilsin.

Bu oldukça büyük bir anlaşma , değil mi?

Tom bunun dışında büyük bir anlaşma yapmak istemiyor.

Bu benim için büyük bir anlaşma.

Gerçekten büyük bir anlaşma değildi.

Sanırım, bu Tom için büyük bir anlaşma.

Tom'la büyük anlaşma nedir?

Pekala, işte anlaşma.

O çok iyi bir anlaşma gibi görünüyor.

O iyi bir anlaşma gibi görünüyor.

Bir anlaşma yapabiliriz.

Seninle bir anlaşma yapacağım.

Bir anlaşma zemini bulunamadı.

Ne tür anlaşma yaptın?

Biz anlaşma yapabiliriz.

Bir anlaşma yapalım.

Bir anlaşma imzalamak zorunda olmayabiliriz.

Anlaşma imzalamamız gerekmeyebilir.

Bir saat önce anlaşma kapandı.

Onun bitmiş bir anlaşma olduğunu düşündüm.

Bizim anlaşma uyarınca o bana kişisel sorular sormaya son verdi.

İki ülke kriz için bir anlaşma görüşecekler.

Ben bir anlaşma yaptım.

Tam onda buluşmak için anlaşma yaptık.

Bu anlaşma gece yarısı yürürlüğe girer.

Anlaşma pazartesi duyuruldu.

O, şeytanla bir anlaşma yaptı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch