Lernen Sie, wie man anlar in einem Türkisch Satz verwendet. Über 92 handverlesene Beispiele.
Mary Çince'yi anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Mesleğiniz ne olursa olsun, ya da bu meslekte ne kadar mutlu olursanız olun, diğer bir mesleği seçmiş olmayı istediğiniz anlar vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, iyi bir şaraptan anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O onu anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Fransızca anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, fizikten anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O müzikten anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, güzellikten anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanmış bir çocuk ateşten anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, antikanın iyisinden anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Az sayıda insan onun yorumunu anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, sanattan iyi anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Jane düşünme tarzını anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bayan Brown Japonca anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece annem beni gerçekten anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni ancak seven anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O beni gerçekten anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin anlamadığını Tom anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Fransızca anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların her ikisi de Fransızca anlar mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Sizden bazı zamanlar ürktüğüm olmuştur çünkü bana aileme zarar verebilirsiniz diye düşündüğüm anlar olmadı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zaman doğru söylemek istedim ama çekindiğim anlar oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüzünüze utancımdan bakmak istemediğim anlar oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir gün beni tam manasıyla anlar mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O bütün bunları anlar mı?
Translate from Türkisch to Englisch
O anlar, bankanın güvenlik kamerasına yansıdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eşek hoşaftan ne anlar?
Translate from Türkisch to Englisch
Çaresiz anlar, sert tedbirleri gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni bir tek annem anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Zor anlar yaşıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Zor anlar yaşadığını biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Eşek hoşaftan ne anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Milyonlarca insan tek bakışta Interlingua'yı anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O resimlerden iyi anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Jonko ingilizceden anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O televizyondan anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şimdi zor anlar yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom konsantre olmada zor anlar yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye zor anlar yaşattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tanrı da Esperanto'yu anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sistemimizi anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bizi anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Çoğu kişi bunu anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Çoğu kişi onu anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Meryem silahtan anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom durumu anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunlar zor anlar, biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary, Tom'un iniş ve çıkışlarını anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Arif olan anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, riskleri anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tehlikeleri anlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşamın güçlükleri üzerimizden sadece kısacık anlar için kalkar. Bu anlarda hayatı yaşamaya bakmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye zor anlar yaşatıyor.
Tom ayrıntının iyisinden anlar.
Büyükannem bağ-bahçe işlerinden anlar.
Tanık vatandaşı anlar.
Neden Tom'a zor anlar yaşattın?
Biri başlığı sadece sonunda anlar.
Hayatın insanları ayırdığı anlar vardır, birbiri için ne kadar önemli lduklarını anlamaları için.
Fadıl Arapçayı anlar.
Tom ve Mary ikisi de Fransızca anlar.
Bazı anlar sözcükleri olmayan şiir gibidir.
Bazı insanlar hayvarılarla konuşmanızı anlayamaz. Sorun değil hayvanlar anlar!
Tom atlardan anlar.
Tom muhtemelen Fransızca'yı anlar.
Ali'nin jübile maçında duygu dolu anlar yaşandı.
Maçta ilginç anlar yaşandı.
Damdan düşenin hâlinden damdan düşen anlar.
Bir arkadaşın seni anlar, seni sevdiği için. Ama bir arkadaş seni halen sever, seni anlamasa da.
Tom her şeyden anlar, ama hiçbirinde uzman değildir.
Ali karpuzdan anlar.
Ali hâlden anlar.
Tom tamir işlerinden anlar.
Ali leb demeden leblebiyi anlar.
Modern sanattan anlar.
Umarım beni anlar!
Sen onlar gibi değil, anlar gibiydin.
Aslında her insan bir romandır ve biraz da kahramandır. Gün gelir anlar ki harcadığı tek şey hayalleri değil, zamanmış.
İnsan on altı yaşındayken dünyayı değiştireceğini düşünür. On sekiz olduğunda düşünceleri sert bir kayaya çarpar. Yirmi yaşına geldiğinde hiçbir şey değiştiremeyeceğini anlar. Yirmi beş yaşına geldiğinde ise dünyanın onu değiştirdiğini fark eder. Aslında insan yirmi beş yaşında ölür, yetmiş beş yaşında gömülür.
Umarım bir gün herkes zengin ve ünlü olur, hayal ettikleri her şeye kavuşur ve böylece asıl cevabın bu olmadığını anlar.
Bazen insan her şeyin sonuna geldiğinde başından beri öyle olacağını bildiğini anlar.
Maçın son dakikalarında çıkan kırmızı kartlar, kaçan penaltı ve ofsayttan verilmeyen golle taraftarlar adrenalin dolu anlar yaşadı.
Kaza yapan sarhoş sürücü alkolmetreye üflemek istemeyince ekiplere zor anlar yaşattı.
Balık denizin ne olduğunu denizden çıkınca anlar. Vatan da böyledir.
Bazı anlar birkaç saniyedir, ama etkisi ömür boyu sürer.
Güzel anlar yaşamak istiyorum.
Herkes bunu kendince anlar.
Oğlum Kabileceyi iyi anlar.
Görmek zorunda olmadığınız, aksine görmezden gelmeniz gereken anlar vardır.
İran, İsrail'e bölgede çok zor anlar yaşatıyor.