Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "arka"

Lernen Sie, wie man arka in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Hisleri, görüntüleri, düşünceleri ya da anıları iletmeyen müzik sadece arka fon gürültüsüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Çamaşır yıkarken oğlunun pantolonunun arka cebinde bir prezervatif buldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka planda deniz manzaralı bir resmimizi çektirelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Resmin arka planındaki o adam kimdir?
Translate from Türkisch to Englisch

Benim arka bahçe on kişiden daha fazlasını barındırabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sigara içenlerin arka koltuklarda oturmaları rica edilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim sol alt arka dişim ağrıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz yoğun trafikten kaçınmak için, bir arka yoldan gittik.
Translate from Türkisch to Englisch

Resmin arka planında bir kale var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun benim arka planımla alakası yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arka kapıdan gizlice sıvıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arka kapıdan dışarı süzüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim arka bahçede bir kuş besleyici var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom içeriye arka kapıdan geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O her zaman arka plandadır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, binanın arka tarafındadır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, arka kapıdan gizlice içeri süzüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka koltuğa binin.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka dişim kırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka kapıyı kapatmayı düşünemeyecek kadar sarhoştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuk arka kapıdan girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka kapıdan odaya girdik.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpeğime doğrularak oturmayı ve arka ayaklarının üstünde durmayı öğrettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Soyguncu bir arka sokakta ona saldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O sarhoştu ve arka kapıyı kapatmayı unuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuklar arka bahçede top fırlatıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana her şeyde arka çıktılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arka verandada.
Translate from Türkisch to Englisch

Sandalyem arka bahçede beni bekliyor değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

O, arabayı öyle bir şekilde yerleştirdi ki onun arka kapıdan geldiğini göremedim, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu cümleye yakın bir cümlenin bir arabanın arka camında yazılı olduğuna yemin ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka tekere mi ön tekere mi kilit vurdum?
Translate from Türkisch to Englisch

O utangaç ve her zaman arka planda kalır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary arka odada yalnız.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka bahçemizde bir köpek kulübemiz var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bizim arka bahçede kamp yapmasına izin verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un bizim arka bahçede kamp yapmasına müsaade ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka planda çalan hoş bir gitar sesi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka tarafa park ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary arabayı sürerken Tom arka koltukta uyudu.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok yönlü bir arka plan var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arka dikiz aynasında bir polis arabası fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary arabanın arka koltuğunda oturuyorlardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bisikletimin arka tekerleği patlak.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka planda kalacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Arka plan çok farklı galiba, hazır olun.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabanın arka koltuğu üç yolcu alır.

Arka bahçemde bir ağaç var.

Arka kapıya doğru gidelim?

Tom, oditoryumun arka tarafındadır.

Tom, konferans salonunun arka tarafındadır.

Tom, dinleyici salonunun arka tarafındadır.

Tom arka odayı işaret etti.

Tom arka verandada tek başına dans ediyordu.

Sağ arka lamban patlamış.

Benim kamyonetin bir arka koltuğu yok.

Tom sağ arka olacak.

Ben arka planda kalacağım.

Arka çıkışın var mı?

Hiç arka bahçeni suladın mı?

Ben arka arkaya tüm kitapları okudum.

Herkes dışarıda arka bahçede.

Tom arka bahçesinde bir çukur kazdı.

Tom, köpeğin çıkması için arka kapıyı açtı.

Tom köpeği bırakmak için arka kapıyı açtı.

Arka koltuğa otur.

Tom arka kapının hemen dışında eski bir sikke buldu.

Tom arka kapıyı işaret etti.

Tom evinin arka kapısını çivileyerek kapattırdı.

Tom arka odadaki portatif karyolada uyuyor.

Arka arkaya dört maçı kazanmak zordur.

Tom arka kapıdan dışarı çıktı.

Tom arka kapıyı kilitlemeyi unuttu.

Tom arka kapıda.

Tom arabanın arka koltuğunda uzanıyor.

Tom Mary'nin içeriye girdiğini ve odanın arka tarafında oturduğunu gördü.

Tom arka kapıyı açık bıraktı.

Tom parasını arka bahçesinde bir yere gömdü.

Tom arka odada.

Tom arka koltukta.

Tom genellikle arka koltukta yolculuk etmeyi tercih eder.

Tom arka bahçede.

Köpek öldükten sonra, onu arka bahçeye gömdüler.

Bizim küçük bir arka bahçemiz var.

Tom arka bahçede bekliyor.

Tom Mary'nin neden defterinin arka kapağına adını yazdığını merak ediyordu.

Arka bahçemizde büyük bir meşe ağacımız var.

Tom genellikle arka sırada oturur.

Bir arka giriş var.

Arka kapı açık.

Arka koltukta bir battaniye var.

Tom arka koltukta gidiyordu.

Tom sırt çantasını arabanın arka koltuğuna bıraktı.

Arka planda çocukların gürültüsünü duyuyorum.

Arka bahçeyi temizlediğin için teşekkürler.

Tom arka kapıdan girdi.

Mülteciler dar, bakımsız arka sokakta yaşıyordu.

Neden arka planında Boston manzarası olan kendine ait bazı resimler çekmiyorsun?

Tom arka bahçesinde gül yetiştiriyordu.

Sandalyeleri arka arkaya koydun.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch