Lernen Sie, wie man arkadaşım in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Arkadaşım Korece öğreniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni seven bir arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Üniversite arkadaşım terör karşıtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sürü arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Çin'de başka bir arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşım rehberimiz olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın arkadaşım için doğum günü partisi vereceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşım olmak istiyorsan, öyleyse arkadaşımın arkadaşı da olursun.
Translate from Türkisch to Englisch
En iyi arkadaşım Felicja burada.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğruyu söylemek gerekirse bu restoranın sahibi benim bir arkadaşım.
Translate from Türkisch to Englisch
Doğruyu söylemek gerekirse o benim kız arkadaşım.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim erkek arkadaşım ciddi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Erkek arkadaşım akıllı, yakışıklı, ve cana yakındır.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim dışımda, üç arkadaşım bara kabul edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, benim erkek arkadaşım değil, sadece yararı olan platonik aşk.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şeyi düşünerek, on yıllık araştırmadan sonra, arkadaşım Slantsy bölgesinden bir kızla evlendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben eşcinsel değilim, ama benim erkek arkadaşım eşcinsel.
Translate from Türkisch to Englisch
Londra'da yaşayan bir arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Karısı piyanist olan bir arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch
İki yabancı arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim senden başka gerçek arkadaşım yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim senden başka arkadaşım yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim oynamak için hiç arkadaşım yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana arkadaşım demekten utanç duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam benim arkadaşım çünkü bana bir sürü oyuncak veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Otobüs süren adam benim iyi bir arkadaşım.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim bir arkadaşım.
Translate from Türkisch to Englisch
Eski arkadaşım evime uğradı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eski arkadaşım bana yazdı, yurt dışından dönüşü ile ilgili bilgi verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda arkadaşım, filmlere para harcama söz konusu olduğunda, müsriftir; o fiyatı ne olursa olsun, onları piyasaya çıktığı gün alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim arkadaşım olmanı istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir arkadaşım hakkında gerçekten endişe duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana yardım edecek birçok arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşım Korece eğitimi alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün arkadaşım Tom'u ziyaret ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, benim bir arkadaşım için.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşım bir vejetaryen olmasına rağmen, çorbada biraz et olduğunu ona söylemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşım Tom benim sahip olduğumun iki katı kadar çok sayıda pula sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom artık benim arkadaşım değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom benim arkadaşım.
Translate from Türkisch to Englisch
Konuşabileceğim çok sayıda arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşım 18'indeymiş gibi göstermek için kimliğinde oynama yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece bir arkadaştır, benim erkek arkadaşım değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom benim yakın bir arkadaşım.
Onun özel arkadaşım olduğunu düşündüm.
Keşke senin gibi bir arkadaşım olsa.
Bu benim arkadaşım Rachel. Birlikte liseye gittik.
Arkadaşım bana nasıl olduğumu soran bir mektup gönderdi.
Arkadaşım ciddi şekilde yaralandı.
Bir arkadaşım dün gece beni aradı.
Arkadaşım öldüğünden beri sadece bir yıl geçti.
Arkadaşım Kei güzel, ama başkalarına saygılı değil.
Arkadaşım Henry dün sınıfta değildi, ve ben de.
Arkadaşım kendine ait bir araba istiyor.
Arkadaşım, İngilizce sınavında iyi notlar aldı.
Arkadaşım bana bir korkak dedi.
Arkadaşım fikrime karşı.
Az sayıda arkadaşım var.
Arkadaşım Narita'dan Paris'e hareket etti.
Bir arkadaşım ona bir kartpostal göndermemi rica etti.
Ben arkadaşım ile bir tenis maçı oynadım fakat kaybettim.
Kütüphanenin önünde beni bekleyen bir arkadaşım var.
O benim yakın arkadaşım
Bu benim arkadaşım Tom.
Benim en ilginç Kanadalı arkadaşım Tom'dur.
Mike ile arkadaşım.
Arkadaşım George, bu yaz Japonya'ya gelecek.
Arkadaşım Mike Oxford Üniversitesi'nde kimya eğitimi alıyor.
Tony adında Amerikalı bir arkadaşım var.
John benim iyi bir arkadaşım.
Bob benim arkadaşım.
Mac, benim arkadaşım. O, köpekleri çok sever.
Ricky, bu benim arkadaşım Suzuki.
O benim arkadaşım.
O benim sınıf arkadaşım.
Birkaç arkadaşım var.
O benim eski arkadaşım.
Benim birkaç arkadaşım var.
O benim en iyi arkadaşım.
O benim kız arkadaşım.
Onunla arkadaşım.
O benim yakın arkadaşım.
Burada birkaç arkadaşım var.
O benim arkadaşım değil.
Babası meşhur bir piyanist olan bir arkadaşım var.
Hiç arkadaşım yok.
Çok arkadaşım var.
İngiltere'de bir arkadaşım var.
Şimdilik, bu odayı arkadaşım ile paylaşmak zorundayım.
Birkaç iyi arkadaşım var.
Kız arkadaşım bir aktristir.
Arkadaşım George ilkbaharda Japonya'ya gidiyor.
O benim eski bir arkadaşım.
Oda arkadaşım bir parti veriyor.
Benim erkek arkadaşım bir gazetecidir.
Bana yardım edecek arkadaşım yok.
Benim pilot olan bir arkadaşım var.
Nara'da yaşayan bir arkadaşım var.
Sanırım kız arkadaşım aç çok sevimlidir.