Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "arkasına"

Lernen Sie, wie man arkasına in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Çocuk, kapının arkasına saklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis seni parmaklıkların arkasına koyacak
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kanepenin arkasına düşmüş olan bozuk paraları topladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yaşlı köpeği ahırın arkasına çıkardı ve onu vurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom evinin arkasına parketti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kapının arkasına bile baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

O asla arkasına bakmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ağacın arkasına saklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onu kapının arkasına sakladı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, birinin arkasına dokunduğunu hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Perdenin arkasına saklanalım.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz arabanın arkasına geçtik ve ittik.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kurşun kalemini kulağının arkasına sıkıştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, arabasını binanın arkasına parketti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tavşan ağacın arkasına saklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Omzunun üzerinden arkasına baktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıranın arkasına gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir ağacın arkasına sığındık.
Translate from Türkisch to Englisch

Binanın arkasına gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük bir kayanın arkasına saklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen otobüsün arkasına doğru ilerleyin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendini perdenin arkasına sakladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin bebeğini kapının arkasına sakladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuk arkasına bakmadan kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arabasını Mary'nin evinin arkasına park etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Korsanlar uçağın arkasına ilerledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Fuji Dağının doğal manzarasını görmeye can atıyordum fakat maalesef o tamamen bulutların arkasına saklanmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arkasına bakmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Askerler onu tutukladı, gözlerini bağladı, sonra onu araçlarının arkasına götürdüler ve askerlerden biri onun dizine nişan aldı ve onu vurdu. Bu sahne filme çekildi ve dünyanın her yerinden milyonlarca insan bunu gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayı yavrusunu kaçırıp arkasına bile bakmadan dağa kaçtı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arabayı Mary'nin evinin arkasına park etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ağacın arkasına saklandım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arkasına bir göz attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hız aracı Jack Robinson diyemeden önce kaydı ve bir kamyonun arkasına direkt çarptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom fark edilmeden sinsice Mary'nin arkasına yaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom korumanın arkasına sinsice yaklaştı ve onu İngiliz anahtarıyla dövdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom benzin bidonunu aldı ve arabasının arkasına doğru yürümeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir ağacın arkasına saklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir perdenin arkasına saklandı ve nefesini tuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kanepenin arkasına saklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendini kapının arkasına sakladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çocukların Noel hediyelerini kanepenin arkasına sakladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir kayanın arkasına saklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom masanın arkasına oturdu ve bir kurşun kalem aldı.

Tom ben ona merhaba dediğim zaman annesinin arkasına saklandı.

Tom yeşil arabanın arkasına gizlendi.

Kaçtı, hem de arkasına bile dönüp bakmadan.

Tom arabasını binanın arkasına park etti.

Tom sırasının arkasına oturdu.

Tom'la kamyonetin arkasına atladım.

Güneş bulutların arkasına gitti.

Tom kendini ağacın arkasına sakladı.

Gitarımı arabanın arkasına koyacağım.

Ceketimi kapının arkasına asacağım.

Tom mektubun arkasına bir şeyler yazdı.

Tom kanepede arkasına yaslandı.

Tom duş perdesinin arkasına saklandı.

Tom sandalyenin arkasına dayanıyordu.

Tom sandalyesinde arkasına yaslandı ve Mary'ye baktı.

Tom asla arkasına bakmadı.

Gizlice Tom'un arkasına yaklaştım.

Herkes arkasına yaslandı.

Tom zarfın arkasına bir şey yazdı.

Tom arkasına yaslandı ve izledi.

Tom arkasına yaslandı ve tavana baktı.

Tom arkasına yaslandı ve gözlerini kapattı.

Tom spor çantasını cipin arkasına koydu.

Arkasına yaslandı ve izledi.

Ağacın arkasına saklandım.

Ağacın arkasına saklandınız.

Ağacın arkasına saklandın.

Ağacın arkasına saklandı.

Ağacın arkasına saklandık.

Ağacın arkasına saklandın, değil mi?

Ağacın arkasına saklandınız, değil mi?

Ağacın arkasına saklandılar.

Tom'un arabası hala senin evin arkasına mı park ediliyor?

O siyah arabanın arkasına saklandı.

Tom evrak çantasını masasının arkasına koydu.

Tom arabasını özel araba yolunda tam Mary'nin arabasının arkasına park etti.

Onun adresini zarfın arkasına yazdım.

Tom paspası kapının arkasına koydu.

Neden kapının arkasına saklanıyorsun?

Tom arkasına yaslandı ve gülümsedi.

Tom ceketini çıkardı ve onu sandalyenin arkasına astı.

O, kapının arkasına saklandı.

Onun adını yüksek sesle seslendim ama o arkasına bile bakmadı.

Otelin arkasına park edebilirsin.

Bunun arkasına saklanma.

Mary büyük güneş gözlüklerinin arkasına saklandı.

Tom döner sandalyesinde arkasına yaslandı.

Tom Jackson bu çok yenilikçi arabanın arkasına beyin.

Arkasına saklandım.

Tom kitabı arkasına sakladı.

Tom taşın arkasına saklanan bir solucan buldu.

Sadece bisikletini kamyonun arkasına at ve ben seni arabayla eve götüreceğim.

O yüzünü bir peçenin arkasına sakladı.

Ben futbol oynarken bir top kafamın arkasına çarptı.

Gizlice onun arkasına yaklaştım.

O gizlice onun arkasına yaklaştı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch