Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "arkasından"

Lernen Sie, wie man arkasından in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Görevli memur arkasından yaşlı bir adamın geldiğini hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek sahibinin arkasından gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun öğrencileri onun arkasından onun hakkında kötü konuşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom odaya girdi ve arkasından kapıyı çarptı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım Tom sonunda Mary'nin onun arkasından konuştuğunu anlayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun arkasından böyle bir şey söyleme!
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan Lincoln kulağının tam sol arkasından kafasına sıkılan bir kurşunla bir suikast sonucu öldürüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Jane geyiğin arkasından elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Jack'in arkasından konuşmamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

O, perdenin arkasından geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onun arkasından kapıyı sıkıca kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz onun arkasından odaya girdik.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun arkasından ona gülerler.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapının arkasından bir adam çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağacın arkasından bir kadın çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Perdenin arkasından çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Perdenin arkasından bir kedi belirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun arkasından kapıyı sessizce kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpeği kapının arkasından çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Perdenin arkasından bir kedi çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Patronunun arkasından konuşulmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Ay bulutun arkasından çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Güneş bulutların arkasından çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ay bulutların arkasından çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Fark edilmeden onun arkasından geçtim.
Translate from Türkisch to Englisch

Aktör perdenin arkasından çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanlar onun arkasından ona gülerdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun arkasından geldiğinde, "Beni korkutma" diye bağırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O kapıyı arkasından kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Her üstümün arkasından konuştuysam problem yok ayrıcalık yapmamışım demektir, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir sene sonra arkasından geleceğim iki sene sonra geçeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun kalıcı dişi bebek dişinin arkasından geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onun arkasından kapıyı sessizce kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom perdenin arkasından çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom köpeğini kulağının arkasından kaşımak için eğildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun arkasından dedikodu yaptığımı düşünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary Tom'un cadılar bayramı partisinde olmadığını düşündü ama aslında o onu kurt adam maskesinin arkasından gizlice izliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Evin içinden hızla odasına fırladı ve arkasından kapıyı kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom arkadaşının arkasından el salladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom içeri girdi ve sessizce kapıyı arkasından kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kapının arkasından tuhaf bir ses duyuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, topun arkasından koşuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların arkasından başkaları hakkında kötü şeyler söyleme!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom masasının arkasından çıktı.

Tom başının arkasından vuruldu.

Bunu arkasından değil, yüzüne söyle.

Tom Mary'ye arkasından el salladı.

Tom Mary'yi arkasından yakın izledi.

O, adamı arkasından aşağılamaya başladı.

Tom onun arkasından kapıyı çarparak kapattı.

Tom odaya girdi ve arkasından kapıyı kapattı.

Çocuk hırsızları Tom'un ellerini arkasından bağladılar.

Onlar ağaçların arkasından İngilizlere ateş etti.

Arkasından iş çevirdiler.

Bir grup çocuk tavşanın arkasından koştu.

Ölünün arkasından konuşmak istemiyorum.

Tom Mary'yi kafasının arkasından öptü.

Tom masanın arkasından kalktı.

Ansızın kapı Tom'un arkasından çarptı.

Tom kapıyı arkasından kapattı.

Soyguncular ağacın arkasından çıktılar ve ona saldırdılar.

Tom kendi arkasından kapıyı kapattı.

Dan kafasının arkasından vuruldu.

Tom dairesine girdi ve kapıyı arkasından kapadı.

Tom, Mary'nin arkasından konuştu.

Hiç kimse arkasından kötü konuşulmasını sevmez.

Arkasından git!

Bir insanın arkasından kötü konuşmamalısın.

Tom Mary'yi hemen arkasından izledi.

O her zaman onun arkasından babasının hakkında kötü konuşuyor.

Bulutların arkasından güneş parıldıyor.

Arkadaşlarının hakkında onların arkasından konuşmamalısın.

Tren çıkarken onlar ebeveynlerinin arkasından el salladı.

Güneş dağların arkasından indi.

Tom masanın arkasından yavaşça kalktı.

İnsanların arkasından konuşmamalısın.

Hiç kimse arkasından konuşulmasını sevmez.

Kızlar onun hakkında onun arkasından konuştular.

Tom'un arkasından karanlık bir gölge geçti.

O kapıyı onun arkasından kapattı.

Tom kapıyı arkasından çarparak yatak odasında kayboldu.

Tom kapıyı çekip arkasından kapattı.

Ben futbol oynarken top başımın arkasından bana çarptı.

Tom'u arkasından vuramazsın.

Fadıl, Leyla'yı başının arkasından vurdu.

Tom arkasından Mary'yle dalga geçti.

Polis adamı arkasından takip ediyor.

Barmen, kavgayı durdurmak için tezgahın arkasından çıktı.

Annesi ona kilitlemesini söylediğinde o kapıyı arkasından kilitledi.

Polis Tom'un ellerini arkasından kelepçeledi.

Tom arkasından ayak sesleri duydu.

Polis, Tom'un ellerini arkasından kelepçeledi.

Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar.

Tom durdurmak için Mary'nin arkasından koştu.

Bildiğini bilenin arkasından git. Bildiğini bilmeyeni uyar. Bilmediğini bilene öğret. Bilmediğini bilmeyenden kaç.

Ölünün arkasından konuşulmaz.

Dizlerimin arkasından gıdıklanıyorum.

Dizlerimin arkasından gıdık alıyorum.

Yanni, başının arkasından dört kez vuruldu.

Şövalyenin arkasından gitmeye cesaret edemedim.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch