Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "asıl"

Lernen Sie, wie man asıl in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Para kazanmak hayattaki asıl amacıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Dinleme etkinliği, dil öğrenmede asıl başarıyı sağlayan unsurdur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom üniversitede edebiyatı asıl branş olarak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom mimariyi asıl branş olarak seçiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Asıl branş alanın nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Kuzenim Teddy Fransızcayı üniversitede asıl branş olarak aldı ve bir yıl Paris'te okudu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kate asıl branş olarak Almancayı alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim asıl branşım tarımdır.
Translate from Türkisch to Englisch

O, modern edebiyatı asıl branş olarak alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali, Mevlana'nın Mesnevisini asıl metninden okuyabilmek için Farsça öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, Fransız edebiyatını asıl branş olarak almaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

O asıl branş olarak organik kimya okuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Üniversitede asıl branş olarak neyi planlıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Fransızcayı asıl branş olarak alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Okumaktan asıl maksadın ne olursa olsun, kitaplar sana her zaman memnuniyet ve tatminkârlık duygusu verecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

İçmek ya da içmemek - işte asıl soru bu.
Translate from Türkisch to Englisch

Planın asıl amacını açıkladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Asıl sorun ne zaman başlanacağıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana kızmamın asıl nedenini merak etmiyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Sana kızmamın asıl nedeni hakkımdaki bilgileri çok kişiyle paylaşmandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben sana güvenmesem o mektubu yollamazdım. Asıl sorun sakın senin bana güvenmemen olmasın?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Fransızcayı asıl branş olarak alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom üniversitede Fransızcayı asıl branş olarak aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Fransızca öğrenmek için asıl nedenin nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

İngilizce öğrenmekteki asıl amacın nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Asıl korkaklar sizsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bence asıl meseleyi gözden kaçırıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Bence asıl meseleyi gözden kaçırıyorsunuz.
Translate from Türkisch to Englisch

Asıl çaresizlik kendine “Elimden geleni yaptım mı?” diye sormaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çünkü asıl çaresizlik; çareyi geçirmişken eline avuçlarının içinden kaçırmaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatımızın, birtakım ehemmiyetsiz teferruatın oyuncağı olduğunu, çünkü asıl hayatın teferruattan ibaret bulunduğunu görüyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Asıl ben sendeki bilgilerin hepsini istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Asıl sana kızdığım nokta ne idi biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Asıl yaptıklarınızdan sonra benim size güvenmemem doğal olmaz mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Okuyucular, röportajların asıl hedefidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Asıl korkak sensin ben değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

ABD gizli servisinin ve ülkeyi yöneten politikacılarının komünizme karşı olumsuz tutumunun asıl nedeni nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Planın iyi görünüyor fakat asıl önemli olan şu: bize daha çok iş getirir mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Gazetecinin asıl görevi denetimdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Asıl zenginliğin maddi değil, gönül zenginliği olduğunu biliriz.

İnsanlar sadece duymak istediklerimizi yüzümüze söyler, oysa içlerinden geçenler, bizim asıl bilmek istediklerimizdir.

Tom'un asıl niyeti ne?

Neyse, biz gelelim şimdi asıl meseleye.

Neyse, bırakalım gırgırı da gelelim asıl meseleye.

Asıl amaç buysa bilmem tabii.

Asıl gerçek ne, biliyor musun?

Asıl adın Tom, değil mi?

Benim asıl adım Tom değil.

Tom'un bunun asıl sebebini bulabileceğinden eminim.

Onun cinayetinden sorunlu asıl katil sensin!

Sosyolojiyi asıl branş olarak alıyorum.

Asıl önemli olan senin nasıl düşündüğün.

İşte asıl bu yüzden gidemezsin.

Asıl şimdi saçmalamaya başladın.

İnsanların bir şey yapmalarında genelde iki neden vardır: İyi bir neden ve asıl neden.

Birçok ülkede, insanların büyük şehirlere gelmesinin asıl nedeni iş yüzündendir.

Bu arazi on yıllar önce asıl sahibinden kamulaştırılmıştır.

O mali skandala neden olan asıl kişi ABC yatırım bankasının başkanıdır.

Tom ve Mary'nin asıl sorunu onların yaşayacak bir yer bulamaması.

Bana asıl öğrenmek istediğini sorsana.

Asıl konuya gelelim ve iş konuşalım.

Asıl sen bunu bana yaşatma.

Bütün hayvanlar, insanın dışında, yaşamın asıl işinin ondan zevk almak olduğunu biliyor.

Tom'un asıl problemi onun espri anlayışının olmamasıdır.

Biz şimdi asıl konuya geliyoruz.

Asıl sorun şu ki.

Sınavlar eğitimin asıl amacına müdahale eder.

Asıl sorun nedir?

İşte asıl sorun.

Buradaki asıl öncelik nedir?

Normanlar asıl dillerini bıraktılar.

Bazı ülkeler bin yıllık dönemi saymak için sıra numaralarını kullanırken, diğerleri asıl sayıları kullanarak sayarlar.

Bu toplantının asıl amacını unutmayalım.

Asıl kötü olan neleri düşüneceğini bilmemek değil, bilakis sürekli düşündüğün insanın ne düşündüğünü bilmemektir.

Sami'nin karısı asıl şüpheliydi.

Sami asıl işi yaptı.

Asıl soru, önce kimin gideceğidir.

Bu bilinçaltına asıl soruna odaklanması için fırsat sağlıyor.

Bunu yapmamın asıl sebebi buydu.

Asıl zengin, gerçek bir dostu olandır.

Kimseyi kazanmaya çalışma! Bırak giden gitsin! Kalmak isteyen zaten yanındadır. Asıl seni kaybeden üzülsün!

Hayal edebileceğimiz her şey gerçek, ama gerçekten gerçek olan şey nedir asıl sorudur.

Tom'un bunu yapmak zorunda olmasının asıl nedeni bu değil.

Ne yavuz ol asıl ne yavaş ol basıl.

Asıl mesele bunun nasıl olacağı.

Asıl bomba Tom.

Asıl meseleyi sakın unutma.

Asıl önemli olanı asla unutma.

Asıl çalışma bu yöndeydi.

Asıl mevzu bu değil.

Tom'un partiye gitmek istememesinin asıl sebebi ne?

Bu meseleyi ele alışımızla ilgili kafasından asıl geçenler ne?

Deliler ve akıllılar aynı derecede zararsız kimselerdir. Asıl tehlikeliler yarı deli ve yarı akıllı olanlardır.

Umarım bir gün herkes zengin ve ünlü olur, hayal ettikleri her şeye kavuşur ve böylece asıl cevabın bu olmadığını anlar.

Asıl yalnızlık, yalnız hissetmenize sebep olan kişilerle yaşamak zorunda kalmanızdır.

Herkes dünyasını aydınlatacak bir kişi arar durur. Oysa asıl ihtiyacımız, etrafımızdaki karanlığın en siyah olduğu anda bile yanımızda oturabilecek birisidir.

Asıl geçişse Aralık 1997'de gerçekleşti.

Asıl geri ödeme tarihi 2021 idi.

İşin asıl zor kısmı şimdi başlıyor.

Halk için asıl kriz sosyo-ekonomik.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch