Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "asla"

Lernen Sie, wie man asla in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Mary artık onu asla görmemeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O hep baktı, ama asla, mutlu değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Asla yalnız olma.
Translate from Türkisch to Englisch

Asla tek başına olma.
Translate from Türkisch to Englisch

O asla geri dönmemek üzere Japonya'dan ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hafta sonları asla çalışmam.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu genç ve yaşlı, zengin ve fakir, Demokrat ve Cumhuriyetçi, siyahi, beyaz, Hispanik, Asyalı, Amerikan yerlisi, eşcinsel, düz, engelli ve engelsizler tarafından konuşulan cevaptır. Sadece bir bireyler koleksiyonu veya bir kırmızı ve mavi eyaletler koleksiyonu asla olmadığımızı belirten, dünyaya mesaj gönderenler Amerikalılardır. Biz, ve her zaman Amerika Birleşik Devletleri olacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tatili sırasında bile asla çevrimiçi değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni asla yenemeyeceksin, beni duydun mu? Asla!
Translate from Türkisch to Englisch

John'a güvenebilirsin. O seni asla hayal kırıklığına uğratmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Pazarları asla evde değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kim Kardashian Türkiye karşıtı bir kampanya başlattı, bundan dolayı onu asla beğenmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sebep olmadan asla kızgın olmam.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dil asla yeterli değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir dil asla yetmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu albümü, okul günlerimi hatırlamadan asla göremem.
Translate from Türkisch to Englisch

Haydi Arianna, hızlan, yoksa asla oraya ulaşamayacağız!
Translate from Türkisch to Englisch

Asla onun hakkında konuşmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Korkarım o suçunu asla itiraf etmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu asla tekrar yapmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Karısı hakkında şikâyet etmeden asla benimle görüşmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar parlak renkli kurbağalar olduğunu söylüyorlar fakat ben onları asla görmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu asla tekrar görmek istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar asla aynı fikirde olmayacaklar.
Translate from Türkisch to Englisch

O kitabı asla okumam.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun fikirleri ona asla bir nikel kazandırmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun fikirleri asla ona on sent kazandırmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Herhangi birinin öyle bir şey söylediğini asla duymadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes bir aydır, ve herhangi birine asla göstermeyeceği karanlık bir tarafı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yardımı olmasaydı asla onu yapamazdın.
Translate from Türkisch to Englisch

Ateşi söndürmeyi asla unutma.
Translate from Türkisch to Englisch

O,asla işin kolayına kaçmayan bir insandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem asla erken kalkmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes Japonya'da artık asla kötü bir şey olmayacağını umuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Piyano çalmada asla çok iyi değildim.
Translate from Türkisch to Englisch

Biyolojiyi asla sevmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Babam, evliliğimi asla onaylamayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Dürüstlük asla en iyi politika değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Savaş asla barışı kanıtlamamıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda, eve geri dönüş yolunu asla bulmayacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne kadar sinsi olursan ol, asla kendine sürpriz yapamazsın.

Dikkatsiz olduğu için, o, bir sınavı asla geçemedi.

Yasal bir öpücük çalıntı olanla asla eş değerde değildir.

Ben bir şey satın almadan asla dışarı çıkmam.

Ben asla öyle bir şey söylemezdim.

Biz asla düşündüğümüz kadar çok mutlu, nede mutsuz değiliz.

Biz asla düşündüğümüz kadar mutlu ya da mutsuz değiliz.

Ben isimlerde gerçekten kötüyüm, ama bir yüzü asla unutmam.

O, kulakları olan kirpileri asla görmediğini söylüyor.

Asla umudunuzu kaybetmeyin.

Benim bu saatim asla durmaz.

O, asla sır saklayamaz.

O, asla güzel değil.

Talihsizliklerin asla tek başına gelmediklerini unutmuyorum.

Mt.Fuji'ye asla tırmanmadım.

Babamın şirketinde asla rahat hissetmedim.

Onlar müslümanlara karşı bir müslümanın düşmanına karşı asla davranmadığı şekilde davranıyor.

Bu deneyimi asla unutmayacağım.

Seni asla terk etmeyeceğim.

Lindbergh'in şansı ve uçuş bilgisi olmasaydı, Atlantiği geçmeyi asla başaramazdı.

Kendilerini geleneksel bir sistem içinde asla birlikte bulmamış olan diller Tatoeba'da bağlanabilirler.

Dün gece onu istasyonda karşılayacağına söz verdi fakat o asla gelmedi.

İzlenen demlik asla kaynamaz.

Ben bir daha seni burada asla görmek istemiyorum.

Adada asla kar yağmadı.

Beni hayrete düşüren onun asla dersini almamasıdır.

Böylesine büyük bir köpeği asla görmedim.

Seni asla hayal kırıklığına uğratmayacağım.

Neyin doğru olmadığını asla söylemem.

Asla et yemem.

Biz ayrıldık, birbirimizi asla tekrar görmeyeceğiz.

Tom at yarışında asla yenilmemekle övünüyor.

O asla yeşil giymez.

Onu asla görmem, fakat mutluyum.

Pazar günleri asla boş değilim.

Ken asla New York'ta bulunmadı.

Kaybolacağını asla hayal etmedim.

Tayfunun ekinleri harap ettiği günü asla unutmayacağım.

Burada seninle buluşmayı asla hayal etmedim.

O, asla şeytana boyun eğmedi.

Ben asla öyle bir şey duymadım.

Asla Paris'te bulunmadın?

Asla evlenmemeliydim.

Bir Japon insanı böyle bir şeyi asla yapmazdı.

İki erkek çocuk asla anlaşamazlar.

Bir insanın asla pişman olmayacağı tek şey onun hatalarıdır.

Asla kör bir adamın kolunu tutmayınız. O sizinkini tutsun.

O, çocuklarını asla tekrar görmeyecekti.

Ben kendim asla bir UFO görmedim.

Bir öğretmen öğrencilerinin hatalarına asla gülmemeli.

Bir öğretmen hata yapan bir öğrenci ile asla alay etmemelidir.

Jane geçtiğimiz yılı asla unutmayacak. Nede biz.

Asla limonla çay içmem.

Ben parayı asla almadım.

Onlar asla birbirlerini tekrar görmeyeceklerdi.

Ben asla bir zürafa görmedim.

Bu sonuna kadar asla gitmez.

Biz onun benzerini asla görmeyeceğiz.

Ben senin nezaketini asla unutmayacağım.

Yarına erteleyebileceğini asla bugün yapma.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch