Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "atıp"

Lernen Sie, wie man atıp in einem Türkisch Satz verwendet. Über 31 handverlesene Beispiele.

Olta atıp balık tutmayı seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimse beni istemediğim bir şeye mecbur edemez, tamam mı? Eğer evleneceksem bana adam gibi evlilik teklifi yapılır, o zaman düşünürüm! Öyle sepet gibi atıp tutamaz kimse!
Translate from Türkisch to Englisch

Budala gibi atıp tutuyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Eski yastığımı atıp yeni bir tane aldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Yanak ve dudağa el atıp sonra da pudra ve parfüm sürünüp evden çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom o onu öpmeye çalışırsa Mary'nin ona tokat atıp atmayacağını merak ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'u son gördüğümde bir şey hakkında atıp tutuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Dan çığlık atıp bağırıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom adımını boşa atıp merdivenlerden aşağı yuvarlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Asla ilaçları tuvalete atıp sifonu çekme.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ilaçları tuvalete atıp sifonu çekti.
Translate from Türkisch to Englisch

Cesur şövalye ileri adım atıp bayanın elini öper.
Translate from Türkisch to Englisch

Leyla çığlık atıp ağlamaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çığlık atıp ağlıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami her şeyi bir kenara atıp Leyla'ya odaklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami, Leyla'nın fotoğraflarını tuvalete atıp sifonu çekti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çığlık atıp bağırmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bu aralar çiğ vegan beslenmeye başlamış. İnsanlara bunun ne kadar süper bir şey olduğu konusunda devamlı atıp tutuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali rakip oyuncunun sağından atıp solundan geçti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bacak bacak üstüne atıp oraya oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Merdivende adımımı boşa atıp ayak bileğimi burktum maalesef.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali meydanı boş bulmuş, atıp tutuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Öyle atıp tutmakla olmaz bu işler.
Translate from Türkisch to Englisch

Eve gelir gelmez kendimi yatağa atıp uykuya daldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Havlu atıp pes ettiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sobaya birkaç odun atıp ateşi kuvvetlendirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Araba devrildikten sonra yol göstermek kolay olur misali, maçı neden kaybettikleri konusunda atıp tutuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

"Bunun olacağını biliyordum!" "Tabii ya ne demezsin. İş olup bittikten sonra atıp tutmak kolay."
Translate from Türkisch to Englisch

Ali mesajıma görüldü atıp cevap yazmaya tenezzül etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kalman çığlık atıp koştu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazen bir adım geri atıp düşünmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch