Lernen Sie, wie man ateşi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Ateşi için onu hastaneye götürdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Ateşi söndürmeyi asla unutma.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım o hasta. Onun ateşi var.
Translate from Türkisch to Englisch
İtfaiyeciler sonunda ateşi söndürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece insan ateşi nasıl kullanılacağını bilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir ateşi kibritsiz olarak nasıl başlatacağını bilen tek kişiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tüm kibriti tüketti bu yüzden ateşi yakamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ateşi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hafif bir ateşi var.
Translate from Türkisch to Englisch
O ateşi körükledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ateşi söndürmeyi unutma.
Translate from Türkisch to Englisch
Ateşi söndür.
Translate from Türkisch to Englisch
Ateşi canlı tut.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuğun yüksek ateşi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ateşi kıstı.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen ateşi yanık bırakın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ateşi kötüleşiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Annemin ateşi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Cadılar Bayramı Kuzey Amerika'ya, bir şenlik ateşi etrafında hasadı kutlayan, birbirlerine hayalet hikayeleri anlatan, şarkı söyleyen ve fal bakan Avrupalı göçmenler tarafından getirilmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gitmeden önce ateşi söndürmeyi unutma.
Translate from Türkisch to Englisch
Ateşi yatıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hafiften ateşi var gibi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocuğun ateşi düşmüyor değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ayrılmadan önce ateşi söndürdüğünden emin ol.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen eve gitmeden önce ateşi söndürmeyi unutma.
Translate from Türkisch to Englisch
Eve gitmeden önce ateşi söndürmeyi unutma.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ateşi düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Ateşi azaltın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ateşi normal.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, ateşi ortadan kaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Melissa'nın ateşi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Hâlâ ateşi var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Ateşi yükselirse doktoru çağır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yatmadan önce ateşi söndürsen iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Asla ateşi söndürmeyi unutma.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüksek ateşi vardı ama müdahale ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ateşi çok yükseliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bu sabah ateşi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bu sabah ateşi yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kadının ateşi var.
Translate from Türkisch to Englisch
O ateşi söndür.
Translate from Türkisch to Englisch
Önce ateşi söndüreceğim sonra güvenli bir yere koşacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar kamp ateşi etrafında toplandılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, ateşi olup olmadığını görmek için elini Mary'nin alnına koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi ateşi tutuştur!
Translate from Türkisch to Englisch
Ateşi kes!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir sopa ile ateşi karıştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsan ateşi kullanabilen tek hayvandır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, soğuk olmasına rağmen ateşi yakmadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ateşi köreltme.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çok yüksek bir ateşi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un biraz ateşi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ateşi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ateşi var ve yatakta kalmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kamp ateşi yanıp kül oldu.
Hastanın ateşi yoktu.
İnsan, ateşi kullanan tek hayvandır.
İnsanlar ateşi kullanabilen tek hayvandırlar.
Tom'un son üç gündür ateşi var.
Tom'un ateşi yükseliyor.
Tom'un ateşi mi var?
Çocuklar kamp ateşi etrafına oturdu ve Tom'un hayalet hikayelerini anlatışını dinledi.
Ateşi gözetimsiz bırakma.
O, ilacı alır almaz onun ateşi düştü.
Tom ateşi söndürdü.
Kamp ateşi hâlâ yanıyor.
Onun hâlâ ateşi var mı?
Tom ateşi olup olmadığını anlamak için Mary'nin alnını elledi.
Ateşi bu göletten uzak tutun.
Bir kadınla tartışmak suyu boğmaya çalışmak, ateşi yakmak, toprağı kazmak ya da havayı yakalamaya çalışmak gibidir.
İnsan ateşi kullanan tek hayvan.
Çocuklar kamp ateşi etrafında şarkı söylüyorlar.
Tom'un yüksek ateşi var.
Ateşi söndürmek istiyorum.
Onun 38.9 derece (Celsius) ateşi var.
Mafya babası makineli tüfek ateşi yağmurunda öldürüldü.
Dan bir battaniye ile ateşi söndürdü.
Sokak kavgası, silah ateşi yağmuru ile kesildi.
Onun ateşi normale indi.
Onun ateşi bir saat sonra hâlâ yüksekti.
Onun son birkaç gündür ateşi vardı.
Yüksek yangın riski nedeniyle Kaliforniya valisi eyalet çapında kamp ateşi yasağı yayınladı.
Bir saat sonra, ateşi daha kötüleşti.
Tom ve Mary plajda bir şenlik ateşi yaktılar.
Hadi bir şenlik ateşi yakalım!
Kampçılar kamp ateşi etrafında şarkılar söyledi.
Biz çadırımızı kurduk ve bir kamp ateşi yaktık.
Çadırımızı kurduk ve kamp ateşi yaktık.
Kızımın ateşi var. Doktoru aramam gerekir.
Çadırımızı kurduk ve bir kamp ateşi yaktık.
Silah ateşi kötüleşiyordu bu yüzden aşağıya mahzene koştuk.
Tom bir kamp ateşi yaktı.
Mitolojiye göre Prometheus tanrılardan gelen kutsal ateşi çaldı.
Uyarı ateşi açıldı mı?
Ben uzaktan top ateşi duyuyorum.
Ben uzaktan silah ateşi duyuyorum.
Ateşi kesin!
Askerler düşman ateşi altından geldi.
Düşman bize yaylım ateşi açtı.
Tom ateşi karıştırıyordu.