Lernen Sie, wie man avantaj in einem Türkisch Satz verwendet. Über 19 handverlesene Beispiele.
Ona üçe birlik avantaj önerdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok fazla avantaj almak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ehliyetinin olması bu iş için bir avantaj.
Translate from Türkisch to Englisch
Haksız avantaj, Bill'in zayıflığındandır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un boyu ona oyunda kararlı bir avantaj verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bize avantaj vermelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ondan avantaj elde etmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Avrupalılar 500 yıl önce tüm diğer medeniyetler üzerinde bir avantaj elde ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı insanlar kendi kişisel bağlantılarını kullanarak avantaj kazanmaya çalışır
Translate from Türkisch to Englisch
Ulus devletlerin varlığı, dünya'nın geri kalanında Avrupa'ya büyük bir avantaj sağladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Genişlemiş bir sosyal ufuk avantaj getirecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten herhangi bir avantaj görmüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Dil yeteneğimi artırmak için avantaj elde etmeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'dan avantaj elde etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami avantaj elde etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hakem avantaj kaybolunca faulü verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Avantaj hâlâ Tom'da.
Translate from Türkisch to Englisch
Her iki yapının da avantaj ve dezavantajları var.
Translate from Türkisch to Englisch
Buna, bir dolu avantaj ve ikramiye de ekleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch