Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ayırmak"

Lernen Sie, wie man ayırmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 30 handverlesene Beispiele.

Tom doğruyu yanlıştan ayırmak için yeterince yaşlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazen ikizleri ayırmak zordur.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary her zaman iki sentini ayırmak zorundadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yaparsak yapalım, iyi insanları kötü insanlardan dış görünüşlerine bakarak ayırmak imkansızdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Doğru ile yanlışı ayırmak her zaman kolay değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanları kendi aralarında iyi ve kötü olarak ayırmak saçma. İnsanlar neşeli ya da sıkıntılı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Polis, çatışmaları ayırmak için tazyikli su ve gaz kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğrenciler sıkı çalışmak zorunda, ama onlar sosyal etkinlikler için de zaman ayırmak zorundalar.
Translate from Türkisch to Englisch

Zaman ayırmak için ne yapmalıyım?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom için biraz kek ayırmak isteyebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz kendimize zaman ayırmak istiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onları birbirinden ayırmak kolay.
Translate from Türkisch to Englisch

İkizler o kadar benzer ki onları ayırmak zor.
Translate from Türkisch to Englisch

İyiyi kötüden ayırmak kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ukrayna güvenlik güçleri bu iki önemli kenti birbirinden ayırmak amacıyla Donetsk ve Luhansk arasındaki kasaba ve köyleri işgal etmeye çalışıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben birinci sınıf bir kamara ayırmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Telleri ayırmak zorunda kalacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir saati parçalara ayırmak onu monte etmekten daha kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ayırmak için hiç paramız yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Çöpü ayırmak önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu erkek kardeşinden ayırmak kolaydır.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpeği çocuklardan ayırmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi vakit ayırmak istemiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni arabamın üstüne bir ağaç düştü ve onu hurdaya ayırmak zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yakacak odunları ayırmak için benden ona yardım etmemi istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami, Leyla'yı ailesinden ayırmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kavgayı ayırmak isterken yaralandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Uygulamayı birtakım evrelere ayırmak ve olaylardan yararlanarak ulusun duygu ve düşüncelerini hazırlamak ve adım adım ilerleyerek amaca ulaşmaya çalışmak gerekiyordu. Nitekim öyle olmuştur.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeryüzünü aydınlatmak, gündüze ve geceye egemen olmak, ışığı karanlıktan ayırmak için onları gökkubbeye yerleştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Translate from Türkisch to Englisch

Irkçı politikacılar okulları yeniden ayırmak istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch