Lernen Sie, wie man ayağa in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Linda şarkı söylemek için ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalktığımda, başım dönüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalkmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kızgın olduğu zaman ayağa kalkma alışkanlığı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalk ve kitabı oku, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ayağa kalktı ve pencereye doğru yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ayağa kalkmaya çalıştı fakat kalkamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm seyirci ayağa kalktı ve alkışlamaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
John, zil çalar çalmaz ayağa fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mayuko alarmda ayağa fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Amy ayağa kalkmak için çaba sarf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalkamam.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalk, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz ayağa kalktık.
Translate from Türkisch to Englisch
Yavaşça ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O ayağa kalkmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ayağa fırladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz aynı anda ayağa kalktık.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana ayağa kalkmamı emretti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ayağa kalkmam için eli ile işaret etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalk!
Translate from Türkisch to Englisch
O, ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmen ayağa kalkmamı söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
O beni selamlamak için ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, odaya girdiğinde o ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bu öğleden sonra ayağa kalkıp hareket edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalkmana gerek yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Telefona cevap vermek için ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Aniden, genç bir kadın ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Adınız çağrıldığında ayağa kalkın.
Translate from Türkisch to Englisch
Hemen ayağa kalkamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalktığımda başım döner.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam ayağa kalktı ve şarkı söylemeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalktı ve fareye baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalktı ve şapkasına uzandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğrencilerin hepsi birlikte ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalktı ve pencereye doğru yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmen içeri girdiğinde ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanlar ayağa kalktı ve şarkı söylemeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Örgüsünü bir kenara koydu ve ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ziyaretçi sınıfa girdiğinde onu selamlamak için ayağa kalktık.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözlerindeki yaşlarla ayağa kalktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Öğretmenleri girdiğinde öğrenciler ayağa kalkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalktı ve masadaki şapkasına uzandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ayağa kalkmaya çalıştı ama beceremedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kız ayağa fırladı ve odadan ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Koltuktan çıkmak için biraz ayağa kalktım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayaklarım uyuştu ve ayağa kalkamadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalkabilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalk ve yürü.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayağa kalkmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bana baştan ayağa baktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom uzun süre aynı pozisyonda oturduktan sonra, ayağa kaldığında eklemlerinde tutukluk hissetti.
Ayağa kalkmadan ve bagajını almadan önce lütfen otobüs tamamen duruncaya kadar bekle.
Tom aniden ayağa kalktı.
Ayağa kalk, Tom.
Sadece ayağa kalk.
Onların hepsi ayağa kalktılar.
Tom ayağa kalktı.
Tom çabucak ayağa kalktı.
Lütfen otobüs tamamen duruncaya kadar ayağa kalkma.
Lütfen ayağa kalkmayın.
Tom tekrar ayağa kalktı.
Tom ve Mary birbirlerine baktılar ve ayağa kalktılar.
Tom gergin biçimde ayağa kalktı.
Tom ayağa kalktı ve odadan çıktı.
Tom ayağa kalktı ve başka bir bira için buzdolabına gitti.
Ayağa kalk ve kendini tanıt lütfen.
Tom sandalyesini geriye itti ve ayağa kalktı.
Tom ayağa kalktı ve sonra diğer herkes de ayağa kalktı.
Lütfen ayağa kalkın.
Tom'un bacağı uyuşmuştu bu yüzden ayağa kalkamadı.
Seninle konuşurken ayağa kalk!
Sizinle konuşurken ayağa kalkın.
Ayağa kalkıyoruz.
Konuşmasını bitirdikten sonra ayağa kalkıp gitti.
Birkaç gün içinde, onun eskisi gibi ayağa kalkacağını düşündük.
Herkes ayağa kalkıp, çocuğunu omuzuna alsın.
Ayağa kalk bakalım!
Ayağa kalkıp, bize kendini tanıt lütfen.
Tom'u selamlamak için ayağa kalktılar.
Tom ayağa kalktı ve pencereye gitti.
İstersen ayağa kalkabilirsin.
Ayağa kalkın çocuklar!
Ayağa kalk ve insanları selamla.
Güçlükle ayağa kalkabilirim.
Lütfen terminale ulaşana dek ayağa kalkma.
Mary ayağa fırladı.
Tom ayağa fırladı ve odadan dışarı koştu.
Tom ve Mary her ikisi de ayağa kalktı.
Hem Tom hem de ben derhal ayağa kalktık.
Hem Tom hem de Mary aynı zamanda ayağa kalktılar.
Dan, ulusal marşı çaldığı zaman tüm öğrenciler ayağa kalktı.
Bayanlar ve baylar, Sretensky Manastırı Korosu tarafından icra edilen Rusya Federasyonu ulusal marşı için lütfen ayağa kalkın.
Tom ayağa kalkmaya çalıştı.
Ayağa kalkabilir misiniz, lütfen?
Ayağa kalktın, değil mi?
Onun arkadaşı sanki bir hayaletmiş gibi Thomas ayağa fırladı.
Tom ayağa kalktı fakat sonra tekrar oturdu.