Lernen Sie, wie man aydınlık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 17 handverlesene Beispiele.
Dışarısı hâlâ aydınlık.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden bu ülkenin aydınlık yüzleri hep erken ölmüştür diye de düşünmüşümdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda çok aydınlık.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un aydınlık bir geleceği var.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyumak için çok aydınlık.
Translate from Türkisch to Englisch
Burası okumak için yeterince aydınlık değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Nisanda aydınlık soğuk bir gündü ve saat on üçü vuruyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dışarı hâlâ aydınlık.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zaman yaşamın aydınlık yüzüne bak.
Translate from Türkisch to Englisch
Dışarısı hala aydınlık.
Translate from Türkisch to Englisch
Yang aydınlık iken, Yin karanlıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızca sen, karanlığı aydınlık yapabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Güneş, gökyüzündeki en aydınlık nesne.
Translate from Türkisch to Englisch
Çöp kutusu bulamayınca çöpünü elinde taşıyanlar bu ülkenin aydınlık yüzüdür.
Translate from Türkisch to Englisch
Karanlık ve aydınlık bir elmanın iki yarısı gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Rabb'im, nihayet sana itaat edeceğiz. Artık ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı... Belki bir sabah vakti, belki gece yarısı, artık nefes almayı bırakıp gideceğiz. Ben artık korkmuyorum. En güzel, en bahtiyar, en aydınlık, en temiz ümitler içindeyim. Çok şükür öleceğiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Hem mecazî hem de gerçek anlamda burası oldukça aydınlık bir şehir.
Translate from Türkisch to Englisch