Lernen Sie, wie man aykırı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 48 handverlesene Beispiele.
Cinayet yasalara aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onun anayasaya aykırı olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Anayasaya aykırı davranmamalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanuna aykırı park etmekten, ona 5.000 yen ceza verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary aykırı tipler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yasalara aykırı değil, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kurallara aykırı davranıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
"Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Yasalara aykırı bir şey yapmak istemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, yasalara aykırı değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Söyledikleri şeyler hissettiklerine aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hukuka aykırı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yapmak yasaya aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
Plana aykırı bir görüşüm vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, anayasaya aykırı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
O meslek kurallarına aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu anayasaya aykırı mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Az önce yaptığımız şeyin kanunlara aykırı olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
İçki içmek yasaya aykırı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hukuka aykırı değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ilkelerine aykırı gidemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Belediye başkanı yasaya aykırı hareket edenlere tolere edilmeyeceğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanunlar anayasaya aykırı olamazlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom halkın içinde ahlaka aykırı bir eylemi gerçekleştirmekle suçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, kanuna aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, mantığa aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana gelince, plana aykırı hiçbir şeyim yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurallara aykırı davranmayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kanun anayasaya aykırı bir şekilde yazıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim ilkelerime aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
Zengin olmak ahlaka aykırı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Varlıklı olmak ahlaka aykırı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu benim ahlakıma aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun yasalara aykırı olduğunu biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ilkelerime aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kanunlara aykırı bir şey yapmadığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yasaya aykırı davranmıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu benim prensiplerime aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hangi yasaya aykırı davrandım?
Translate from Türkisch to Englisch
Mantığa aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanuna aykırı davranmadın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali imara aykırı inşaat yapmaktan yargılanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanuna aykırı davrandım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ruj sürmek okul kurallarına aykırı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu prensiplerime aykırı.
Akla aykırı olduğu söylendiği için, dışsal ve yüce bir iradeye itaatten geri çekilmeyi istemek gülünç olur. Çünkü hükümetin prestiji, tebaasını kendi fikirlerine göre doğru ve yanlışı yargılamada özgür bırakmaması, yasama erkinin reçetelerine göre bırakmasında yatmaktadır.
Yapmakta olduğunuz şey yasalara aykırı.
Hakem, sportmenliğe aykırı davranış nedeniyle sarı kartı gösterdi.