Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ayrı"

Lernen Sie, wie man ayrı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Tek yazılması gereken iki kelimeyi, iki ayrı kelime olarak yazmak Norveç'te büyük bir problemdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen benim şeyleri ayrı bırakın.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ayrı bir tedavi için yeterince önemli.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar ayrı yaşarlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz ayrı hesaplar istiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların her biri ayrı ayrı ödedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ailesinden ayrı yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ebeveynlerinden ayrı yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve genç erkek kardeşinin ayrı olduğunu söyleyemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz sadece iki haftayı ayrı geçirdik.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar ayrı ayrı ödediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Eşinden ayrı yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onları ayrı ayrı sarar mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch

Ayrı hesaplar istiyoruz, lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu ayrı olarak sarar mısınız, lütfen?
Translate from Türkisch to Englisch

Bizi ayrı tutacak bir şey yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Üç yıl önce buraya ayrı ayrı taşındık.
Translate from Türkisch to Englisch

İki araç ayrı ayrı geçerken ikisini de ayrı ayrı selamladım.
Translate from Türkisch to Englisch

Neden her kafadan ayrı bir ses çıkıyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Ben hatalıydım ve ondan ayrı kalarak bedelini ödemedim mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Kız arkadaşından ayrı kalmaya dayanamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary ayrı ayrı geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Kızmak ayrı şey sevmek ayrı şey.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar evli olsalar bile ayrı yatak odalarında uyuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve karısı ayrı yaşar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şişeyi tüm diğerlerinden ayrı tutuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Birlikte ya da ayrı?
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar ayrı ve dokunulmazdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kâğıt, karton, cam ve bahçe artıkları ayrı alınır.
Translate from Türkisch to Englisch

İki ayrı parça var.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaralı polis memuru ve saldırgan, ayrı ayrı ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary ayrı yollarına gittiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün ayrı ayrı ödeyelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Siz ikinizin ayrı banka hesapları var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Ayrı ayrı sayfalara, en iyi arkadaşınızı anlatın; yaşı, nerede yaşadığı, işi gibi...
Translate from Türkisch to Englisch

Tom eşinden ayrı yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

İçerik ve düşüncenin çoğu herhangi bir dile bağımlı olmasına rağmen, Japoncaya odaklanırken, cümle yapısındaki farklar ya da bireysel kelimelerin ayrı ve açıkça yazılmamaları gerçeği o zaman düşünce hakkında birkaç nokta gerektirir.
Translate from Türkisch to Englisch

Yedince ve sekizinci sınıf öğrencilerinin tamamen ayrı zaman çizelgeleri var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar ayrı yataklarda uyuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

O ayrı bir soru.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç ayrı kalmadık.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary ayrı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary ayrı ayrı ödedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir kelime başka dilden ödünç alındığı zaman, sık sık aynı anlama sahip olarak başlar; ancak her iki dilde de sürekli kullanımı ile, şimdi ayrı kelimeler farklı çağrışımları artırabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Gözden uzak olan gönülden de ırak olur. Ayrı olduğunda teması kaybedersin.

Develerinin yeri ayrı sayılırdı.

Onlar ayrı ayrı geldi.

Tanınmak ayrı bir duygu.

Sorun ondan ayrı olarak tartışılmalı.

Senden ayrı kalma düşüncesine katlanamam.

Her ders için ayrı defterim var.

Tom ve Mary ayrı ayrı yargılandılar.

Ayrı bir servis ücreti tahsil edilecektir.

Tom'un anne ve babası ayrı odalarda uyuyorlar.

Anne ve babaları onları ayrı tutmaya çalıştılar.

Konuşmak bir şey, yapmak ayrı bir şey.

Ev numaranı, mahalleni, posta kodunu ve sokağını ayrı ayrı yazmak zorundasın.

Herkes ayrı alemde.

Ayrı olmamızı istemiyorum.

Bu ayrı bir olasılık.

Her yürüyüş ayrı adımlardan oluşmaktadır.

Bazılarının başı kıçı ayrı oynuyor dikkat etsin.

Onların hepsi ayrı.

Bu yer Tom olmadan ayrı düşerdi.

Bay ve Bayan Smith şimdi birbirlerinden ayrı yaşıyorlar.

Biz ayrıca ayrı sigara içme bölümü yapmak zorunda kalacağız.

İşi ve zevki ayrı tutmaya çalışırım.

O ondan ayrı kalmaya katlanamadı.

Annem Norveçli, babam ise Danimarkalıydı. Onların iki ayrı dil konuştuklarını öğrendiğimdeyse beş yaşımdaydım.

Bir kuyruklu yıldızın çekirdek denilen ayrı bir merkezi vardır.

Onlar evleninceye kadar ayrı odalarda uyudular.

Ayrı hesapların mı yoksa ortak hesabın mı var?

Birbirimizden ayrı olarak biraz zaman geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Biz ayrı duramayız. Bir şey yapmamız gerek.

Ben çok uzun süre boyunca ailemden ayrı kaldım.

Ev, diğerlerinden ayrı duruyor.

Biz ayrı büyüdük.

Benim bebekliğim ayrı bir mutluluktu..

Tom, John ve Mary'yi ayrı tutmak istedi.

Biz ayrı dünyalarız.

O onu yapmaktan ayrı bir mutluydu.

Dan iki ayrı hayat yaşıyordu.

Birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı ödeme yapıyorsunuz?

Ailenden ayrı mı yaşıyorsun?

Ailemden ayrı yaşıyorum.

Ailesinden ayrı yaşıyor.

Ailesinden ayrı yaşıyormuş.

Ailesinden ayrı yaşıyordu.

Piller ayrı olarak satılır.

Fadıl ve Leyla ayrı düşmeye başladılar.

Leyla ayrı bir odaya bile taşındı.

Fadıl ve Leyla kendi ayrı yollarına gittiler.

Fadıl ve Leyla, Rami Hasan'ı öldürmek için ayrı ayrı yargılanıyorlardı.

Bir gün karanlık madde için ayrı periyodik bir tablo olacak mı?

Lütfen bize ayrı ayrı fatura çıkar.

Ayrı kalmak zorundasın.

Her şey ayrı tutuldu.

Evlilikleri ayrı düşüyordu.

Koltuk minderi ayrı olarak satılır.

Zeka ve bilgi iki ayrı şeydir.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch