Lernen Sie, wie man azaltmak in einem Türkisch Satz verwendet. Über 27 handverlesene Beispiele.
O ithalatta vergi azaltmak istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Evi temizlemem için geçen zamanı büyük ölçüde azaltmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Karaoke stresi azaltmak için iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Borcunu azaltmak için ne yapmalısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Mutluluğun en büyük sırlarından biri isteklerini azaltmak ve önceden sahip olduklarını sevmektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Fabrika üretimini azaltmak zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ay masraflarımı azaltmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ay harcamalarımı azaltmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şirket çevresel kaplama alanını azaltmak için yeni teknolojiler kullanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sigaraları azaltmak yerine neden sadece onları bırakmıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya Sağlık Örgütünün alkolün zararlı kullanımını azaltmak için bir planı var. Bu alkolle ilgili vergi yükseltme, alkol alacak yerlerin sayısını azaltma ve içme yaşını yükseltmeyi içermektedir. Yetkililer diğer önlemlerin etkili sarhoş sürücü yasalarını ve bazı alkol reklamlarını yasaklamayı içermektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu yeşil takım elbiseler, biyolojik kirlenme riskini azaltmak için özel takım elbiselerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Evrak işleriyle uğraşmak için onun aldığı zamanı azaltmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Evrak işlerine harcanan zamanı azaltmak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Almanya ülkeye gelen göçmenlerin sayısını azaltmak için Avusturya ile geçici sınır kontrollerine başlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Giderlerimizi azaltmak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağrıyı azaltmak için ilaca ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ormansızlaşmanın azaltılması, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için tek yoldur.
Translate from Türkisch to Englisch
Şişliği azaltmak için yaralı bölgeye biraz buz uygulayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Birlik üyeleri, hafta sonu ceza oranlarını azaltmak için tekliflere sövüp saydılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ulusal borcu azaltmak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şehirde hava kirliliğini azaltmak için ne yapabilirim?
Translate from Türkisch to Englisch
Düzensiz malzemelerin etkisini azaltmak zorundaydık.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, hapis cezasını azaltmak için Leyla'nın aleyhine ifade vermeyi kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Stresi azaltmak için mükemmel bir yöntem var. Sadece bu keyifli zamanın tadını çıkartın!
Translate from Türkisch to Englisch
Öfkeyi azaltmak zor olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
O; baldırındaki ağrıyı azaltmak için biraz ağrı kesici içti.
Translate from Türkisch to Englisch