Lernen Sie, wie man böcek in einem Türkisch Satz verwendet. Über 50 handverlesene Beispiele.
Benim hobim böcek toplamaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Genetik mühendisliği sayesinde, mısır kendi böcek ilaçlarını üretir.
Translate from Türkisch to Englisch
Böcek hâlâ canlı.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok böcek türleri yok olmanın eşiğindedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ormanda beni bir sürü böcek ısırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Böcek aramak üzere ormana girdik.
Translate from Türkisch to Englisch
Böcek bir pupa halinden ergen haline dönmüştür.
Translate from Türkisch to Englisch
Gözüme bir böcek kaçtı ve onu çıkaramıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ormanda birçok böcek tarafından ısırıldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Böcek yiyebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir böcek gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünyada çok fazla zararlı böcek var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir böcek yuttum.
Translate from Türkisch to Englisch
Böcek vızıldıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu böcek iğrenç.
Translate from Türkisch to Englisch
Sırt çantasına açıkken birkaç böcek girmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kitap için teşekkürler, bu böcek hakkında bazı ilginç şeyler öğrendim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç böcek yedin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Örümcekler böcek değildirler.
Translate from Türkisch to Englisch
O, böcek ve örümcek yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Aç bir ayı böcek bile yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben kazara bir böcek yedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben yanlışlıkla bir böcek yedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Böcek ısırıklarını kaşımamaya çalışmalısınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Böcek ilacı getirmeyi unutma.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı böcek zehirleri arılar için son derece zehirlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom arabayla mağazaya gitti ve üç kutu böcek spreyi satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Böcek ısırıklarını kaşımaya çalışmaman gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni bir böcek ısırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurbağalar böcek yerler.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatın karayolunda bazen böcek olacaksın başka zamanlar ön cam olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom böcek yakalamada çok iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom böcekleri toplamak için bir böcek ağı kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu böcek bilimcisinin büyük bir böcek koleksiyonu var.
Translate from Türkisch to Englisch
İpekböceğinin yemeyeceği şeyi böcek yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz iki yıldır bu böcek ilacını kullanıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu böcek küçük ama çok tehlikelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Örümceklerin böcek olmadığı iyi bilinir.
Translate from Türkisch to Englisch
Örümceklerin böcek olmadıkları iyi bilinen bir gerçektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı adli araştırmacılar karkasların böcek kolonizasyon oranını çalışmaktadırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım hafta sonu bir böcek yakaladım.
Translate from Türkisch to Englisch
Hamamböceği iğrenç bir böcek.
Translate from Türkisch to Englisch
"Beni takip et!" Echo'nun annesi seslendi. "Kahvaltı için birkaç nefis böcek bulalım."
Translate from Türkisch to Englisch
Diyetimin yüzde kaçı böcek olmalı?
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle böcek ilaçlarını çiftliğimizde kullanmıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Çiçeklere böcek ilacı sıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kirpiler böcek yemelidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Asla böcek yemem.
Translate from Türkisch to Englisch
O böcek ısırmaz, sokar.
Translate from Türkisch to Englisch
Öl, böcek!