Lernen Sie, wie man bağı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 24 handverlesene Beispiele.
İki arkadaş derin bir arkadaşlık bağı oluşturdular.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu eve güçlü bir sevgi bağı hissediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un dizlerinin bağı çözüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle ayak bağı olacaksanız, beraber çalışmaktan vazgeçeriz!
Translate from Türkisch to Englisch
Motive değilsen hemen eve dön. Sadece bir ayak bağı olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'nin gözündeki bağı çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom' un daima bir ayak bağı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan ve Linda'nın ortak bir bağı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
İyon bağı nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla ve Sami'nin özel bir bağı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami ve Leyla güçlü bir bağı paylaşıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami'nin kendi çocuklarıyla hiçbir duygusal bağı yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a ayak bağı olmuş oluruz sadece.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana ayak bağı oluyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayakkabının bağı çözülmüş.
Translate from Türkisch to Englisch
Dizlerimin bağı çözüldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Fazla eşya insana ayak bağı oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Artık yurtla, ulusla hiçbir vicdan ve düşünce bağı kalmamış bir sürü delinin, devlet ve ulus bağımsızlığının ve onurunun koruyucusu durumunda bulundurulması nasıl uygun görülebilirdi?
Translate from Türkisch to Englisch
Kendi işlerinle meşgul ol ve başkalarına ayak bağı olma!
Translate from Türkisch to Englisch
Nuh çiftçiydi, ilk bağı o dikti. Şarap içip sarhoş oldu, çadırının içinde çırılçıplak uzandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayakkabısının bağı çözülmüştü, ben uyardım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ağzındaki bağı çözdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom düğümü çözüp ağzındaki bağı çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Akıllı telefonlar birçok kişinin dış dünyayla en büyük bağı olmuş durumda. Bu iyi mi yoksa kötü bir şey mi, orası tartışılır.
Translate from Türkisch to Englisch